Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Fütuhat Üzerine

3 Aralık 2023 Pazar 14:36
Selçuk ÜGÜTEN
Fütuhat; kelime anlamı itibari ile “Yengiler, zaferler” anlamına gelse de Türk ulusunun kültür ve yaşayışında, dünyaya hakça bir düzen getirme idealinin gerek bireysel cihangirlikler, gerek toplumsal aksiyonistler eliyle psikolojik bir atmosferde kendini gösteren müdahaleci ve aksiyoncu tutumunun ifade biçimidir.
 
Fütuhatçı Türk kimliği Büyük Selçuklu Türkiye’sinde toplumsal yapısı bozuk ve yozlaşmış medeniyetlerin fethi için komünal bir klan, kabile yaşayışımdan ivme alan ve bunun üzerine inşa edilen İslam’ın ilksel, paylaşımcı, hakkı gözeten ve halkçı yapısını, boy meclisleri ile demokratik ve eşitlikçi Türk kültür dünyasıyla harmanlanmasının yoz olanı yıkmaya yönelik müdahaleci tutumuyla bir moral değer olarak toplumda var olmuştur.
 
Mevcut toplumsal yapılarda, medeniyetin ticaret ve akçalı işler eliyle  yozlaşması üzerine Anadolu’ya bir aşı olarak yönelen Oğuz boyları “Gazileri, Alpleri, Erenleri”  ile yine bir fütuhat devri gelmiş Söğüt ve Domaniç’te  1299 yılında  dünyaya bir nizam, bir düzen verme  amacıyla yola çıkılmış ve fakat bu kurucu fütuhat ehli “Gazi, Alp, Erenlere” karşı  yabancılaşılmış birkaç yüz yıl içinde   Osmanlı devlet erkinin merkezindeki yöneticiler eliyle bu kurucu unsurlarını  dışlayıp asi ilan ettiği bir düzende içerden içeriye çürümeye başlamıştır.
 
Fütuhatı elbet tabii salt bir fetih ve yengi siyaseti olarak ele almak bizi elbette yanıltır. Fütuhat tamda İslam esaslı bir hakça düzen, paylaşımcı, dayanışmacı ve her şeyden önce adaletli bir sosyal yapı inşa ederek bir kardeşlik ülküsüyle yurt tutmak, yurt kurmak bağlamında sanırız ki daha varsıl bir anlam taşır.
*          *          *
Tarihsel bağlamda bu açıdan bakıldığında modern Türkiye’nin kurucusu devrimci önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşlarının yenilgi yüzü görmemiş emperyalizmin anlı-şanlı güçleri olan Düvel-i Muazzamasını, yürekli ve yiğit Anadolu insanıyla birlik olarak yenmesi örnek olarak gösterilebilir.
 
Düşmanı yenip bağımsızlığı kazanmakla kalmamış bilimin, aydınlığın yolunda bir Cumhuriyet kurarak her anlamda çağdaş ülkelerin arasına adı yazılan Türkiye Cumhuriyeti’ni ve bağımsız topraklarını bize vatan kılmıştır. Atatürk devrimlerini ve her biri birbirinden değerli Cumhuriyetçilik, Halkçılık, Ulusçuluk, Devrimcilik, Devletçilik ve Laiklik ilkeleri bugün şekil değiştiren fütuhatın modern bir ifade biçimidir ki milyonlarca insanımızın fikir dünyasında ifade bulur.
 
Büyük Selçuklunun, Osmanlı İmparatorluğunun medeniyet sahasını bezirgân düzeni ve akçalı işler vb. eliyle yozlaşıp terk etmesi nasıl ki insanları fütuhat sız koymuşsa modern Türkiye Cumhuriyeti’nin son fütuhat hareketi de bugün örselenmiş ve yıpratılmıştır.
 
Bu bağlamda hakça bir düzen, eşitlik, adalet, paylaşım, dayanışma bu kavramlar ve kelimeler ekseninde yapılan tarih okumaları bize daha faydalı ve yararlı olacaktır. Tüm bunlar yerine oturtulduğunda bugün kendileri farkında dahi olmasalar – ki olanları tenzih ederim- toplumumuzun en fütuhatçı güçlerinin ülkedeki Kemalist, sol ve sosyal demokrat laik ve seküler güçlerinin olduğu anlaşılacaktır.
 
Çünkü fütuhat kuru ve hamasi gidelim askerimizle o veya bu ülkenin topraklarını ele geçirelim değildir. İçinde adaleti, eşitliği, dayanışmayı, kardeşliği ve barış düzenini inşa etme hedefi bulunan bir kavramdır. Ve bugün Türk Ulusunun binlerce yıllık fütuhatında bir uzantısı ve son babı olan Türkiye Cumhuriyeti devleti ve halkı kötü kişilerce darül harp ilan edilip hedefe konmuş ve iç düzenimiz dumura uğratılmaya Cumhuriyetimizin temel değerleri tasviye edilmeye çalışılmıştır ve ne yazık ki hala da buna çalışılmaktadır.
 
Bugünün fütuhatı ise her şeyden evvel aklın, bilimin, sanatın, sporun her alanında başarılar kazanmaktır. Aynı zaman da bugünün fütuhatı ülke içinde dışında adaleti, barışı, sevgiyi, kardeşliği ve dayanışmayı var ve varsıl kılmak, tüm bunları dünyanın diğer milletleri içinde istemek ve buna çaba sarf etmektir. Her şeyden evvel kendi yurdunun üzerinde güçlü, adaletli ve eşitlikçi bir toplum düzeni inşa etmektir. Bugünün fütuhatı bilimde, teknikte ilerlemek sosyal refahın paydaşı adaletli gelir dağılımına sahip ülke inşa etmektir. Bugünün fütuhatı insanın insanca yaşadığı “ne ezen ne ezilen insanca hakça bir düzen” hedefinde yol alabilmek yurdu ve dünyayı daha yaşanılası kılabilmektir.

 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Bazı Kelimeler Üzerine Düşünceler17 Şubat 2024 Cumartesi 11:14
  • Dünya Sigarayı Bırakma Günü10 Şubat 2024 Cumartesi 10:58
  • 6 Şubat Acı Gün4 Şubat 2024 Pazar 19:54
  • İnci Taneleri, İkinci Dünya Savaşı Belgeseli, Mahsun J…1 Şubat 2024 Perşembe 19:57
  • Misak-ı Millinin 100. Yılı Üzerine29 Ocak 2024 Pazartesi 09:38
  • Küçük Partilerinde Tüzüklerini Okuyun26 Ocak 2024 Cuma 11:11
  • Yeniçağın Heyecanını Yaşayanlara22 Ocak 2024 Pazartesi 11:55
  • Mehmetçik insanlığın vicdanıdır!15 Ocak 2024 Pazartesi 21:14
  • Adalet Üzerine 12 Ocak 2024 Cuma 11:08
  • Gönül “Barış” ister, fakat; bir hakikattir “Savaş”1 Ocak 2024 Pazartesi 14:12
  • Yeni Yıla Girerken28 Aralık 2023 Perşembe 11:34
  • Kurtuluşa dair!24 Aralık 2023 Pazar 13:40
  • Bir yol sorsun Sadık Abi!21 Aralık 2023 Perşembe 20:16
  • “Kral çıplak!” dedik yalnızca18 Aralık 2023 Pazartesi 14:50
  • Kalp Akçenin Devri İktisadı14 Aralık 2023 Perşembe 08:42
  • Engeller yalnızca kafamızda suni bir duvar 10 Aralık 2023 Pazar 16:45
  • İnsan Eksik Bir Türküdür7 Aralık 2023 Perşembe 20:18
  • Fütuhat Üzerine3 Aralık 2023 Pazar 14:36
  • Çukurova’nın Üretken İnsanlarına ve Vahap Seçer’e30 Kasım 2023 Perşembe 20:01
  • Tarsus’un Düşündürdükleri27 Kasım 2023 Pazartesi 11:55
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1