Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Sahte Şeyhler Saltanatı

8 Ekim 2019 Salı 16:55
Nevzat  KUMDERELİ
Sevgili okuyucular, Gazeteci İsmail Saymaz’ın yeni piyasaya çıkan ‘’Şehvetiye Tarikatı’’ kitabından ilginç bir sahte hoca hikâyesi aktaracağım. Bu öyküyü ilginç kılan CHP den 2 dönem milletvekilliği yapmış, aydın birsinin bu sahte hocaya inanması. Okuyunca ‘’ yok artık’’ diyeceğiniz olayın özeti şöyle:
 
Abdulaziz Yazar,1951 İskenderun doğ. Eczacılık yüksekokulu mezunu serbest eczacılık ve belde belediye başkanlığı ve CHP den 2 dönem milletvekilliği yapmış.  Hatırı sayılır bir zenginliğe sahip.
 
2012 yılında evlerinden birini satışa çıkardığında karşısına “Nevzat Hoca” denilen Nevzat Açıkgöz’ün adamları çıkar. Görüştükleri gün Kuran okumayı bitiren “Nevzat Hoca”, misafirine okunmuş kahve ve şerbet ikram ettikten sonra anlatmaya başlar: “Allah’ın çok sevdiği kulusunuz. İnsanlara çok yardım etmişsiniz. Allah size yeraltı aslanlarıyla hediye gönderdi. Evinizin altı tonlarca altınla dolu.”
 
Sohbet biter. Herkes bu sırrı tutmak için Kuran’a el basar. Üçer kez Fatiha okunur. Abdulaziz Yazar evinin altından çıkarılacak altını hoca ve adamlarıyla paylaşmak üzere anlaşır ve hemen satılık ilanını indirir.
 
Ertesi günü Abdulaziz Yazar’ın evinin bahçesinde mumların aydınlattığı bir çukur, “Nevzat Hoca”nın elinde çukurdan çıkardığını söylediği altın liralar vardır.
 
Devamının çıkarılması için 320 gram özel bir bahur (tütsü) lazımdır(!) Nevzat Hoca, bahurun 320 bin dolar olduğunu, 170 binini Yazar’dan alacaklarını söyler. Eski CHP’li vekil parayı bir güzel verir.
 
Yetmez..!
Altın küplerini yıkamak için Suriye’den de gasil getirilmeliydi. Fiyatı 470 bin dolardı. Yazar’ın payına 350 bin dolar düşüyordu.
 
Buda yetmez..!
Ender bulunan bir bahur ve Suriyeli bir hoca altını vermemek için direnen cinlerle mücadele için getirilecekti. 570 bin dolar tutuyordu, Yazar’dan 400 bin dolar daha alınır…
 
“Suriyeli Hoca” diye tanıtılan kişi eve girdikten sonra olanları eski vekil Yazar şöyle anlatıyor:
“İki dakika sonra ‘Allahuekber’ diye bağırdı. Arapça ‘bana vurmayın’ diyordu. Nevzat Hoca ‘eyvah vuruldu’ dedi. Üçümüz birbirimizin elinden tuttuk. Sürekli Fatiha okuyorduk..!
Suriyeli hoca sendeliyor, düşmemek için duvardan tutuyordu. Yanımıza geldi ve yere düştü. Nevzat Hoca ‘’adamı cinler öldürdü’’ dedi. Ölüyü alıp götürdüler…
 
Evindeki altınları cinlerden kurtarmak için satın alınması gereken bahur bahanesiyle Yazar’dan bir kez 500 bin dolar, bir kez 100 bin dolar alınır.
 
Velhasıl; “Nevzat Hoca”nın peşine takılan eski CHP’li vekil üç ayda 1 milyon 520 bin doları sahte hocanın eline verir!
Abdulaziz Yazar’ın aklı başına sahte hocayı lüks bir ciple görünce gelir… Şikâyetçi olur. Mahkeme süreçlerinde her şeyin bir mizansen olduğu neyse ki anlaşılır. “Suriyeli Hoca” diye tanıttıkları sözde ölmüş adam, Arapça bilen işsiz birisidir…
 
“Nevzat Hoca” ve adamları 20’şer yıl 5’er ay hapis ve 245 bin lira para cezasına mahkûm olurlar.
 
Şehvetiye Tarikatı kitabında sonu mahkemede biten hikâyelerden sadece biri bu. Mağdurunun laikliğe inanmış CHP’de milletvekilliği yapmış olması bu hikâyeyi daha ilginç hale getiriyor!
 
Bir başka ilginçlik; toplumda “Şeyh” ya da “Hoca” diye bilinenlerin adının başına “Sahte” lafı eklenince vatandaş ancak uyanıyor ve sakınıyor!
 
Bu günün Türkiye’sinde sayın vekil gibi kısa yoldan zengin olma tutkusu olanlarla, Allah ve Resulünün kutsal buyruklarını bir ömür takip edip öte dünyayı kazanmak yerine, ‘’sahte şeyhlerin’’ ‘’ sahte hocaların’’ eteklerine tutunup kolay yoldan sırat köprüsünü geçmek isteyenlerin çıkarcı ihtirasları yükselerek devam etmektedir.
 
Alın terinin kutsallığını özümsememiş, kapitalist düzenin mal mülk tutkusuna dört elle sarılmış, cehaletten kurtulmak için en küçük bir çaba göstermeyenler ile dinin temel prensibi olan güzel ahlakı elinin tersi ile itenlerin ezici çoğunluğu devam ettiği sürece maalesef Sahte Şeyh ve Sahte Hocaların saltanatı da devam edecektir!

 
Bu yazı toplam 607 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Bayram Riyakârlığı 24 Mayıs 2020 Pazar 13:25
  • Doğu Perinçek?23 Mayıs 2020 Cumartesi 13:02
  • “’İsyan” Sevap Bile Kazanılmaz Oldu!18 Mayıs 2020 Pazartesi 08:47
  • Veysel’e kulak verin! 15 Mayıs 2020 Cuma 15:14
  • Hitler Belgeseli11 Mayıs 2020 Pazartesi 12:24
  • Cumhuriyetçilere Çağrımdır!8 Mayıs 2020 Cuma 13:48
  • Gramofon Türküsü5 Mayıs 2020 Salı 11:56
  • 1 Mayıs’ın ardından3 Mayıs 2020 Pazar 15:55
  • Türt’lemek nedir?30 Nisan 2020 Perşembe 13:46
  • Zenginleri Yiyeceğiz Çünkü Açız27 Nisan 2020 Pazartesi 11:23
  • Korona Virüs Çarpsın!23 Nisan 2020 Perşembe 13:08
  • Hastaneleştirilmiş Çadır!20 Nisan 2020 Pazartesi 10:15
  • 10 TL. Fişekleyelim17 Nisan 2020 Cuma 10:36
  • Uyuyan Muhalefet14 Nisan 2020 Salı 17:21
  • Kendimiz Ettik9 Nisan 2020 Perşembe 18:03
  • Tanrı’da siyasetçileri seviyor(!)6 Nisan 2020 Pazartesi 18:33
  • Şov yapılmasın!3 Nisan 2020 Cuma 14:41
  • Corona ve 65’likler30 Mart 2020 Pazartesi 13:14
  • Saç Baş Yoldurur23 Mart 2020 Pazartesi 10:28
  • Zafiyet Hüsranlıktır17 Mart 2020 Salı 09:28
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1