Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Kapitalist Toplumda “Devlet” ve Kentsel Mücadele-2

5 Aralık 2015 Cumartesi 14:03
Yakup ŞEN

(...) Sınıfsız ilkel komünal   toplumda  (sömürücü sınıfların olmadığı  bir toplumda)  paylaşımcılık vardı.  Yani insanlar ihtiyaçları  kadar üretip,  ihtiyaçları kadar  tüketiyorlardı!  Ne zaman ki ortaya  sömürücü sınıflar çıktı; bunlar üretmedikleri halde  başkalarının ürettikleri artı değerleri  kendi sınıfsal  çıkarları için  kullandılar ve  bir daha da  toplumda  toplumsal paylaşım  olmadı; ta ki  sosyalist  sisteme geçilene dek!!!

Sırasıyla köleci topluma egemen  olan köle sahipleri, daha  sonra da feodal toprak  beyleri ve günümüz   kapitalistleri  emek güçleriyle değer  yaratanları   hiçbir zaman için  insan yerine koymadılar1 onlara  ölmeyecekleri  kadar  yiyecek verip,  bütün yaşam haklarını   gasp ederek   onları siyasetin, paylaşım ve  devlet işlerinin dışında   yaşamaya ittiler.  Oysaki,  sömürücü sınıflar  kendi egemen düzenlerini  her zaman zorbalık kullanarak   sürdürmüşlerdir.  Onlar her zaman paraya, mala, mülke taptılar ve parayı, malı, mülkü elde etmek için  kendi dışındakileri  vurdular, kırdılar, astılar, kestiler ve yok etmek, sindirmek için  çalışıp çabaladılar.

Dünyada böyle bir ortamın  oluşup gittiği 1800’lerden sonra, yani kapitalizmin dünyada  gelişmeye başlamasıyla  birlikte kırdan kente  göç  kaçınılmaz  hale geldi ve  kapitalizmin  en gelişmiş  ülkelerinde  İngiltere ve  Fransa’da belediyecilik  gündeme geldi.

Bizde de kapitalizmin (bağımlı) hızla gelişmeye başlaması  1980’den sonra yerel  yönetimler kapitalistler     tarafından rant  paylaşımı   alanları olarak  yerel yönetimler  gündemin  ilk sırasını  teşkil etmeye  başladı.

19. yüzyıldan itibaren  Avrupa’da  köylülüğün  çözülmeye başlaması (kırdan kente göç)   kentlerde yoksulluğu artıran  toplumsal çözülmelerin  siyasal patlamalara neden olacağı  gerekçesiyle gerekli   reformcu (reformist önlemler)  önlemlerin alınmasıyla   kentlerdeki siyasal  hareketlerin hafifletilmesi konusu  ABD  ve İngiltere’de  işverenlerin öncülüğünde  fabrika kentlerin kurulması, bahçe-kent hareketi   ve günümüzdeki  çevreci akımların  bir bölümünü   bunlara örnek olarak gösterebiliriz.

Burjuvazi ta 19. yüzyılda  oluşmaya   başlayan sanayi kentlerini  kendi sınıfı için  ve kurulu düzeni   için tehdit unsuru olarak görmeye başlamıştır.   Bizler de  çağın kentleşmesini kapitalist  üretim sisteminin   bir parçası, bir alanı olarak  görmemiz gerekir.

Onun için gerek uluslar arası gerekse de  ulus içi burjuvazinin  birinci derecede  sömürü alanı  kentsel yaşamdır. Bu gerek üretim gerekse de tüketim  için  bulunmaz bir pastadır.

Castelis’e göre: “Kent ve kentsellik özde  ideolojik içeriğe   sahip kavramlardır.  Bu görüş mekanın biçimlenmesinin, kentsel yaşamın ve  kent sorunlarının  ancak kapitalizm ile  kentsellik arasındaki ilişkiler  çerçevesinde   anlaşılabileceğini  varsayar. Yani  nasıl kapitalist üretim  biçiminde fabrika üretiminin kaynağı ise kent te  emeğin yeniden üretilmesini sağlayan sürecin  kaynağıdır. Bir başka deyişle, üretim  birimleri nasıl üretim  araçlarının  yeniden üretilmesini  sağlıyorsa, kentlerde emeğin  yeniden üretimini sağlarlar.”

Kapitalist burjuvazi her zaman emeği ve  ondan nasıl  en iyi şekilde  yaralanabileceğinin  hesaplarını ekonomik, siyasi, ideolojik ve örgütsel olarak yapar. Bunu sağlayacak olanın da  en önemli unsurunun   temel tüketim araçlarının  olduğunu  elden bırakmaz. (Devam edecek)

Bu yazı toplam 767 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Egemen Güçlerin Bir Asırdan Beri Doğu Kalkınması Yutturmacası 229 Haziran 2018 Cuma 09:37
  • Egemen Güçlerin Bir Asırdan Beri Doğu Kalkınması Yutturmacası! 129 Haziran 2018 Cuma 09:36
  • Faşizmin Kara Lekesi Tarihe Yüz Karası Olarak Geçecek!16 Şubat 2018 Cuma 09:03
  • Dışa Bağımlı Kapitalist Sistemde Devlet Neden Tamamen Sosyal Olmaz? (3)11 Temmuz 2017 Salı 14:29
  • Dışa Bağımlı Kapitalist Sistemde Devlet Neden Tamamen Sosyal Olmaz? (2)9 Haziran 2017 Cuma 08:44
  • Dışa Bağımlı Kapitalist Sistemde Devlet Neden Tamamen Sosyal Olmaz? (1)6 Haziran 2017 Salı 09:15
  • Şaibeli Referandum25 Nisan 2017 Salı 08:46
  • Başkanlığa “Hayır” Kampanyası İçin Ulusal Seferberlik İlan Edilmeli (!)17 Şubat 2017 Cuma 08:34
  • Anayasalar Neden ve Kimin İçin Değiştirilir (2)27 Ocak 2017 Cuma 08:41
  • Anayasalar neden ve kimin için değiştirilir?(1)24 Ocak 2017 Salı 08:53
  • Başkanlık Sistemi ve Anayasa Üzerine20 Ocak 2017 Cuma 08:37
  • Yeni Anayasa Düzenlemesi Fiili Diktatörlüğe “Hukuki Boyut” Kazandıracak!17 Ocak 2017 Salı 08:51
  • Örtülü Faşizmden Açık Faşizme (2)29 Kasım 2016 Salı 08:41
  • Örtülü Faşizmden Açık Faşizme (1) 15 Kasım 2016 Salı 08:31
  • Felsefe-18 Kasım 2016 Salı 08:46
  • Felsefe-111 Ekim 2016 Salı 08:28
  • Bu “Darbe” Başka Darbe2 Ağustos 2016 Salı 09:15
  • Kısa Yoldan Zengin Olmanın Bedeli12 Temmuz 2016 Salı 08:53
  • 1 Mayıs İşçi Ve Emekçi Bayramı (2)17 Mayıs 2016 Salı 08:30
  • Kentsel Rant Sömürüsüne Karşı Neden Sosyalist Kent Modeli!14 Mayıs 2016 Cumartesi 16:30
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1