Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Tasfiye halindeki şirketin sermaye hesabının ortaklara dağıtılması durumunda tevkifat uygulaması

13 Ağustos 2022 Cumartesi 12:40
Ahmet Akın
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 31.12.2003 tarihli bilançoda yer alan parasal olmayan kıymetlerin nasıl düzeltileceği ile ilgili hükümlerin yer aldığı Geçici 25'inci maddesi ile Malî tablolarda yer alan parasal olmayan kıymetlerin  ne şekilde enflasyon düzeltmesine tâbi tutulacağı ile ilgili hükümlerin yer aldığı mükerrer 298'inci maddesinin (A) fıkrasının 5'inci bendinde; "...Pasif kalemlere ait enflasyon fark hesapları, herhangi bir suretle başka bir hesaba nakledildiği veya işletmeden çekildiği takdirde, bu işlemlerin yapıldığı dönemlerin kazancı ile ilişkilendirilmeksizin, bu dönemde vergiye tâbi tutulur. Ancak öz sermaye kalemlerine ait enflasyon farkları düzeltme sonucu oluşan geçmiş yıl zararlarına mahsup edilebilir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sermayeye ilave edilebilir; bu işlemler kâr dağıtımı sayılmaz." hükmü yer almaktadır.
 
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun "Tasfiye" başlıklı 17'nci maddesinin birinci fıkrasında her ne sebeple olursa olsun tasfiye haline girmiş kurumların vergilendirmesinde hesap dönemi yerine tasfiye döneminin geçerli olacağı, tasfiyenin kurumun tasfiyeye girmesine ilişkin genel kurul kararının tescil edildiği tarihte başlayacağı ve tasfiye kararının tescil edildiği tarihte sona ereceği, başlangıç tarihinden aynı takvim yılı sonuna kadar olan dönem ile bu dönemden sonraki her takvim yılı ve sonraki dönem için ilgili takvim yılı başından tasfiyenin bitiş tarihine kadar olan dönemin bağımsız bir tasfiye dönemi sayılacağı hükme bağlanmıştır.
 
Anılan maddenin dördüncü fıkrasında ise tasfiye halindeki kurumların vergi matrahının tasfiye  kârı  olduğu,  tasfiye  kârının  da  tasfiye  döneminin  sonundaki  servet  değeri  ile  tasfiye döneminin   başındaki   servet   değeri   arasındaki  olumlu  fark  olduğu,  tasfiye kârı hesaplanırken,  ortaklara  veya   kurum   sahiplerine   tasfiye  esnasında  avans  olarak  veya  diğer şekillerde yapılan her türlü ödemelerin tasfiye  sonundaki  servet  değerine;  mevcut  sermayeye  ilave  olarak  ortaklar  veya  sahipleri tarafından yapılan ödemeler ile tasfiye esnasında elde edilen ve vergiden istisna edilmiş olan kazanç ve iratların tasfiye döneminin başındaki servet değerine ekleneceği; beşinci fıkrasında da tasfiye döneminin başındaki ve sonundaki servet değerinin, kurumun tasfiye dönemi başındaki ve sonundaki bilançosunda görülen öz sermayesi olduğu hüküm altına alınmıştır.
 
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 15'inci maddesinin ikinci fıkrasında ise vergiden muaf olan kurumlara dağıtılan (kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr paylarından (2009/14594 sayılı BKK ile  3.2.2009 tarihinden geçerli olmak üzere % 15), 30'uncu maddesinin üçüncü fıkrasında da tam mükellef kurumlar tarafından, Türkiye'de bir iş yeri veya daimi temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç olmak üzere dar mükellef kurumlara veya kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan (Kârın sermayeye eklenmesi kâr dağıtımı sayılmaz.) ve Gelir Vergisi Kanununun 75'inci maddesinin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yazılı kâr payları üzerinden (2009/14593 sayılı BKK ile 3.2.2009 tarihinden geçerli olmak üzere % 15) bu Kanunun 15'inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca vergi kesintisine tabi tutulanlar hariç olmak üzere vergi kesintisi yapılacağı,
 
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94'üncü maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinin (b) alt bendinde ise, tam mükellef kurumlar tarafından; tam mükellef gerçek kişilere, gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olmayanlara ve bu vergilerden muaf olanlara, dar mükellef gerçek kişilere, dar mükellef kurumlara (Türkiye'de bir işyeri veya daimi temsilci aracılığıyla kâr payı elde edenler hariç) gelir ve kurumlar vergisinden muaf olan dar mükelleflere dağıtılan, 75'inci maddenin ikinci fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bendlerinde yazılı kâr paylarından (2009/14592 sayılı BKK ile 3.2.2009 tarihinden geçerli olmak üzere % 15) birinci fıkrada belirtilenler tarafından tevkifat yapılacağı, hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 4842 sayılı Kanun'un 17'nci maddesi ile eklenen Geçici 62'nci maddesinde; " 1. Kurumlar vergisi mükelleflerinin;
 
            a) 31.12.1998 veya daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde ettikleri kazançlarının,
            b) (a) bendi kapsamı dışında kalan ve 31.12.2002 veya daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde edilen, kurumlar vergisinden istisna edilmiş kazançlarının,
            c) Geçici 61 inci madde kapsamında tevkifata tâbi tutulmuş kazançlarının,
            Dağıtımı halinde 94 üncü madde uyarınca tevkifat yapılmaz....." hükümlerine yer verilmiştir.
 
Konu ile ilgili açıklamaların yer aldığı 1 Seri No.lu Kurumlar Vergisi Genel Tebliğinin "15.6.3. Gelir Vergisi Kanununun geçici 62 nci maddesi uygulaması" başlıklı bölümünde;
Söz konusu geçici maddede yer alan düzenleme uyarınca, kurumlar vergisi mükelleflerinin 31/12/1998 ve daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde ettikleri kârlarının dağıtımı halinde, bu kâr payları üzerinden vergi kesintisi yapılmayacaktı denilmektedir. Aynı şekilde 1/1/1999 ve 31/12/2002 tarihleri  arasındaki  hesap  dönemlerinde  elde  edilen  kurumlar  vergisinden  istisna  kazançlar  ile  Gelir  Vergisi Kanununa 4842 sayılı Kanunla eklenen geçici 61'inci madde kapsamında vergi kesintisine tabi tutulacak kazançların dağıtılması halinde ayrıca vergi kesintisi yapılmayacaktır.
 
Bu madde hükmüne göre, dağıtılan kâr 31/12/2002 veya daha önceki tarihlerde sona eren hesap dönemlerinde elde edilen ve Kurumlar Vergisi Kanunu veya özel Kanunları uyarınca kurumlar vergisinden istisna edilen kazanca ilişkin ise (serbest bölge kazancı, teknoloji geliştirme bölge kazancı, Türk Uluslararası Gemi Siciline kayıtlı gemilerin işletilmesinden ve devrinden elde edilen kazanç, mülga 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun geçici 24 ve geçici 28 inci maddelerinde düzenlenen istisna kazançlar gibi) dağıtılan kârın bu kazançlara isabet eden kısmı üzerinden dağıtım sırasında vergi kesintisi yapılmayacaktır.
Ancak, 2003 ve müteakip yıllardaki hesap dönemlerinde elde edilen söz konusu istisna kazançların dağıtılması halinde, dağıtılan bu tutarlar üzerinden kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisinin yapılması gerekecektir.
 
Diğer taraftan, 1/1/1999-31/12/2002 tarihleri arasındaki hesap dönemlerine ilişkin normal kazançların dağıtıma tabi tutulması halinde ise dağıtılan bu kâr payları üzerinden, kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılacaktır" açıklamalarına yer verilmiştir.
Bu hüküm ve açıklamalar uyarınca, tasfiye sonucunda düzenlenecek olan kesin bilançoda yer alan, ödenmiş sermaye dışındaki, öz sermaye hesaplarının (net tasfiye karı dahil)  ortaklara dağıtılması durumunda, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 15'inci ve 30'uncu maddeleri ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/6-b maddesi hükümleri uyarınca, Geçici 62'nci madde hükümleri de göz önünde bulundurularak, kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisi yapılması gerekmekte olup, ödenmiş sermayenin ortaklara dağıtılması durumunda ise, vergi kesintisi yapılmasına gerek bulunmamaktadır.
 
Öte yandan, daha önce sermayeye eklenmiş olan pasif kalemlere ait enflasyon fark hesaplarının, şirketin tasfiye edilmesi sebebiyle ortaklara dağıtılması halinde, işletmeden çekilen tutarların öncelikle kurumlar vergisine tabi tutulması, vergi sonrası dağıtılan kazancın da kâr dağıtımına bağlı vergi kesintisine tabi tutulması gerekmektedir.
ahmetakinmersin@gmail.com

 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Türkiye, Vergi Sistemsizliği İçinde Savrulup Duruyor3 Ekim 2022 Pazartesi 16:45
  • Yurt Dışından Alınan Hizmetlerin Kurumlar Vergisi ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması Karşısındaki Durumu20 Eylül 2022 Salı 13:59
  • Konaklama Sektörünü Şekillendiren 10 Eğilim12 Eylül 2022 Pazartesi 14:15
  • Küresel Ekonomiyi Dönüştürecek 10 Teknoloji3 Eylül 2022 Cumartesi 15:03
  • 2022 ve sonrası için 7 seyahat sektörü eğilimi27 Ağustos 2022 Cumartesi 13:06
  • Amerika Birleşik Devletlerinde İnşaat Sektörüne Genel Bakış20 Ağustos 2022 Cumartesi 15:08
  • Tasfiye halindeki şirketin sermaye hesabının ortaklara dağıtılması durumunda tevkifat uygulaması13 Ağustos 2022 Cumartesi 12:40
  • Sermaye Artırımının Ortakların Alacaklarından Karşılanması Halinde Kurum Kazancında İndirim Konusu Yapılıp Yapılmayacağı6 Ağustos 2022 Cumartesi 13:46
  • Dövize Endeksli Satışlarda Katma Değer Vergisi İle Kurumlar Vergisi Uygulaması30 Temmuz 2022 Cumartesi 13:00
  • Dünya gıda fiyatları neden yükseliyor ve ne zaman düşecek?23 Temmuz 2022 Cumartesi 14:12
  • Finansal Kiralama Yoluyla Yurt Dışındaki Firmadan Alınan Makinalar İçin Yapılan Ödemelerde Stopaj19 Temmuz 2022 Salı 10:06
  • Finansal Kiralama Yoluyla Yurt Dışındaki Firmadan Alınan Makinalar İçin Yapılan Ödemelerde Stopaj8 Temmuz 2022 Cuma 12:58
  • Sosyal medyada aktif olarak nasıl kazanılır?4 Temmuz 2022 Pazartesi 13:41
  • Başarılı Girişimcilerin İyi Alışkanlıkları21 Haziran 2022 Salı 08:29
  • Mersin Girişimci Kadın Kooperatifleri Buluşması Sonuç Bildirgesi 14 Haziran 2022 Salı 10:57
  • Okul Öncesi Eğitimin Önemli Olmasının 15 Nedeni4 Haziran 2022 Cumartesi 16:22
  • Etkili Pazarlama Trendlerinde Sosyal Medya ve Yapay Zekanın Yükselişi13 Mayıs 2022 Cuma 13:01
  • Dünya Biter, Fosil Yakıtlar Bitmez9 Mayıs 2022 Pazartesi 08:40
  • 2022 Ambalaj Sektörü Trendleri29 Nisan 2022 Cuma 18:26
  • Akademik Enflasyon25 Nisan 2022 Pazartesi 14:34
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1