Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

M. Can Bulut’un ardından

15 Eylül 2023 Cuma 10:40
Celal Tezel
Demek ki atalarımız “Kara haber tez ulaşır” diye boşuna söylememişler. 12 Eylül Salı günü, tam da Tarsus’un sevilen iş insanlarından Kenan Kozacıoğlu’nun cenaze törenine katılmak üzere şehir dışından gelecek dostları karşılamak için hazırlıklar yaparken, art arda gelen telefonlardan acı haberi aldım.
 
Çeyrek asırlık kadim dostum, can arkadaşım, dert ortağım, sırdaşım, Tarsus’umuzun yetiştirdiği önemli değerlerden duayen gazeteci, naçizane bendenizin de köşe yazıları yazdığı Tarsus Akdeniz Gazetesi’nin kurucusu ve başyazarı, güzel yürekli, mert, yiğit ve naif insan, duayen gazeteci Mehmet Can Bulut, yakalandığı amansız hastalığa yenik düşerek bu yaşama veda etmişti. Bu acı haber karşısında, ne kadar büyük bir üzüntüyle sarsıldığımı sözcüklerle anlatabilmem mümkün değil. Ölüme ilişkin klasik bir söylemdir. “Hiçbir ölüm geç kalmış değildir” derler.
 
Ölen kişinin yaşı ne kadar büyük olursa olsun, yakınları için bu ölüm hep erken bir ölümdür. Ancak, Mehmet Can Bulut’un bu şekilde ölümü, söylemde değil ama, gerçekten de erken bir ölüm oldu. Sevgili Mehmet Can Bulut da tıpkı usta şairimiz Yusuf Hayaloğlu’nun o hüzünlü "Vaktinden önce gider mi insan?// Gidiyorlar işte !.// Duvarda hırkaları, cebinde fotoğrafları,// sevdiği türküleri evdeki yerini....// Her şeyi dağıtıp gidiyorlar hem de ..//  "Gidiyorum" bile diyemeden" dizelerindeki gibi her şeyi vaktinden önce bırakarak bu dünyaya veda etti.
 
Çok sevdiği ailesini ve gazetesini öksüz, son günlerinde ağırlaşıncaya kadar yazmaktan vazgeçmediği köşesini boş, sevenlerini gözü yaşlı ve arkadaşlarını ise büyük bir yas içinde bıraktı. Sözcüğün tam anlamıyla O bir gazeteciydi. Gazetecilikten başka ikinci bir iş yapmadı. Belki de mektepten değil, dişiyle tırnağıyla çabalayarak alaydan kendi kendini yetiştirdiği için olsa gerek; Tarsus yerel basınında çok özgün ve önemli bir yeri vardı. Bu özellikleri nedeniyle Tarsus yerel basınındaki yeri ve boşluğu doldurulamaz diye düşünüyorum. Yanlış anlaşılmasın, o bir gazeteci olarak ulusal basında da çok önemli haberlere imzasını attı.
 
Gazetecilik görevlerini yerine getirdi. 80’li yıllarda tartışmasız olarak Türkiye’nin en çok satan ve her bakımdan en etkili gazetesi olan “Güneş” gazetesinde muhabirlik ve temsilcilikler yaptı. O yıllarda bu statü, her gazetecinin öyle kolaylıkla elde edebileceği sıradan bir statü değildi. Pek çok gazetecinin gıptayla baktığı ve ulaşmayı amaç edindiği önemli bir statüydü. İsteseydi kendisine ulusal basında, büyük şehirlerde çok farklı bir yön çizebilirdi. Bütün bu olanaklara sahipti. Ancak o, zor ve meşakkatli olanı seçti. Sevdalısı olduğu Tarsus’u tercih etti. Ve doğup büyüdüğü bu şehirde “Tarsus Akdeniz” gazetesini kurarak son nefesine kadar bu gazeteyi yaşattı. Gazeteciler için söylenen “Gazeteci olunmaz, gazeteci doğulur” diye ünlü bir söz vardır. İşte bu söz, Mehmet Can Bulut’a tıpatıp uyan sanki onun için söylenmiş bir sözdür.
 
Çünkü, benim de çok yakından tanıdığım Mehmet Can Bulut, basın ahlak yasasına, basın meslek ilkelerine ve gazetecilik meslek etiğine bütünüyle uygun, kamu yararı gözeten, ilkeli, kimlikli ve kişilikli gazeteciliği, doğru ve tarafsız haberciliği tamamen içselleştirmişti. Doğru, tarafsız ve ilkeli gazetecilik artık onun için tartışmasız bir yaşam biçimi haline gelmişti. Son yıllarda ağır seyreden hastalığına rağmen, adeta son nefesine kadar bu uğraşısından asla vazgeçmemişti. Kolay değil tabii, o yalnızca Tarsus’ta değil bütün Türkiye’de işin mutfağından yetişmiş ve mesleğin her aşamasında adeta pişmiş klasik gazeteciler türünün belki de son örneklerinden birisiydi. Günümüzde gazetecilik tamamen bilişim ve iletişim teknolojileriyle yürütülen teknik bir meslek haline geldi. Klasik gazeteciler, ofset baskı tekniklerinin bile olmadığı, gazetelerin, gazete kâğıdı üzerine, siyah matbaa mürekkebiyle basıldığı, haberlerin eğer bulunabilirse çekilebilen siyah beyaz fotoğraflarla ve el yazısıyla tutulan notlarla toplandığı dönemlerde yetiştiler. Gazetecilik dünyasında muhabirlik, işin mutfağı sayılıyordu. Yani klasik gazeteciler, muhabirlik yapanları asıl gazeteci olarak görüyorlardı. Muhabirlik yapmadan gazetelerde çeşitli konumlara gelenleri gazeteci olarak kabul etmiyorlardı. İşte Mehmet Can Bulut, o zorlu dönemlerde dizgicilikten baskıcılığa kadar gazetecilik mesleğinin her aşamasında çalıştı. Çekirdekten yetişerek ulusal basında asıl gazetecilik olarak kabul edilen muhabirliğe kadar yükseldi. Daha sonra yerel de olsa kendi gazetesini kurdu. Mehmet Can Bulut, sözcüğün tam anlamıyla bir Tarsus sevdalısıydı. Tarsus gibi bir kentte, sadece gazetecilik kaygısıyla, belirli bir çizgisi ve dünya görüşü olan, saygın, ilkeli, nitelikli, aranan, okunan ve her şeyden önemlisi de ciddiye alınan bir gazeteyi çıkarmak ve aynı çizgiyi hiç bozmadan yıllar boyunca aynı şekilde sürdürebilmek öyle her babayiğidin üstesinden gelebileceği sıradan bir uğraşı değildir.
 
Oldukça büyük bir çaba gerektiren olağanüstü derecede zorlu bir iştir. İşte, sade ve naif bir gazeteci olarak Mehmet Can Bulut, bu olağanüstü derecede zorlu işi layıkıyla başarmıştır. Mehmet Can Bulut, Tarsus için yararlı olan her işe ve girişime hiçbir karşılık beklemeden, kayıtsız şartsız destek olmuştur. 2000’li yıllarda Tarsus’ta dört yıllık bir fakülte kurulması çalışmalarına hem siyasi makam sahipleri ve hem de MEÜ Rektörlüğü nezdinde görüşmeler yaparak ne kadar büyük destekler sağladığıma yakından tanık olanlardan birisi de hasbelkader bendeniz oldum. Mehmet Can Bulut, bir Tarsus sevdalısı olduğu kadar, aynı zamanda sarı-lacivertli renklere gönül vermiş bir Tarsus İdman Yurdu sevdalısıydı. Çok kimse bilmez ama, 80’li yıllarda Erkut Kuzeyman’ın TİY’na destek vermesini ve TİY’nun şampiyon olmasını sağlayan ekip içerisinde en etkin ve belirleyici rol oynayanlardan birisi de Mehmet Can Bulut’tu. TİY’na olan desteğini son nefesine kadar sürdürdü. Bu açıdan bakıldığında. Tam da Mehmet Can Bulut’a yakışır her görüşten ve her kesimden saygın bir topluluğun hazır bulunduğu cenaze törenine TİY’lu bazı futbolcuların formalarıyla katılmaları oldukça anlamlıydı.

Elbette Mehmet Can Bulut’un yaşamını, örnek kişiliğini ve mücadelesini bu satırlara sığdırmak mümkün değildir. O, bugün yaşama veda ederek aramızdan ayrıldı. Ancak, başta Tarsus Akdeniz Gazetesi olmak üzere eserleri ve düşünceleri aramızda hep yaşayacaktır. Tarsus Akdeniz Gazetesi’ne diktiği bayrak yere düşmeyecektir. Biricik oğlu Hakan Bulut’un ellerinde aynı tutarlı ve nitelikli yayın politikasıyla daha da yükselecek ve yücelecektir.
 
Kabri pür nur, mekânı cennet olsun. Cennet mekânında huzur ve ışıklar içinde uyusun. Yıldızlar yoldaşı olsun. Biz, yakından tanıyan arkadaşları, sevenleri ve okurları yaşayıp var oldukça, Sevgili Mehmet Can Bulut da düşünceleri ve anılarıyla birlikte son nefesimize kadar bizlerle birlikte yaşamaya devam edecektir.
MEÜ. E. Öğr. Gör. Uzm. Celal TEZEL
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Stratejik oy verme davranışları22 Şubat 2024 Perşembe 19:36
  • Bilinmeyen yönleriyle Türkiye İktisat Kongresi15 Şubat 2024 Perşembe 20:48
  • Eğitim alanında belediyelere düşen yeni görevler9 Şubat 2024 Cuma 14:45
  • Nergis Şenliği izlenimleri1 Şubat 2024 Perşembe 20:05
  • Gazetecinin ölümü25 Ocak 2024 Perşembe 19:22
  • Siyasal Narsisizm18 Ocak 2024 Perşembe 20:54
  • Mersin seçim sürecinde psikolojik üstünlük CHP’ye geçti12 Ocak 2024 Cuma 11:12
  • Süper kupada süper skandal4 Ocak 2024 Perşembe 19:38
  • Noel ve Yılbaşı kutlamalarının kökenleri28 Aralık 2023 Perşembe 19:09
  • Aday belirleme sürecinde ince taktikler21 Aralık 2023 Perşembe 21:20
  • Çok bilinmeyenli yerel seçim denklemi15 Aralık 2023 Cuma 16:07
  • Sosyal belediyeciliğin yükselişi7 Aralık 2023 Perşembe 19:36
  • Belediyelerde siyasal yapının önemi1 Aralık 2023 Cuma 11:12
  • Öğretmenler Günü’nde aslında neyi kutluyoruz?24 Kasım 2023 Cuma 11:04
  • Kent kimliği ve kimliğini yitiren kentlerimiz16 Kasım 2023 Perşembe 19:11
  • 85’inci ölüm yıldönümünde Atatürk’ü anmak ve anlamak9 Kasım 2023 Perşembe 21:02
  • Yerel yönetimler demokrasinin okuludur3 Kasım 2023 Cuma 09:16
  • 100. Yıl kutlamalarında iki farklı yaklaşım27 Ekim 2023 Cuma 15:35
  • Gazze’de kan tutulması20 Ekim 2023 Cuma 14:35
  • Kudüs ey Kudüs13 Ekim 2023 Cuma 16:11
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1