Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Virüs 3

2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
Erdoğan GÖKÇE


Arpa yolması öyle sıradan ot yolmaya benzemiyormuş. Eğer kökü sağlam ise ince tel gibi avuç içini kesebiliyor. Önlem olarak parmaklarımıza bez bağlamak zorunda kaldık.



Arpa biçme işini çabuk bitirmeliydik. Kendi tarlamızı bekletsek de olurdu ama elin tarlası beklemeye gelmezdi.



Sabahın alacasına akşamın alacasına kadar çalışarak arpa biçimini birkaç günde bitirdik. Destelediğimiz ekini,  evin yanına  taşıyıp yığın yaptık.



       *      *    *                                



Haziran ayının son günleriydi. Sanki bir yere göçülecekmişiz  gibi evde bir hazırlık vardı. Bu kadar hazırlığın ne için yapıldığını tarlaya vardıktan sonra anladım.



Sabahın erken saatinde kalktık. Akşamdan hazırlanan eşyaların bazıları heybenin gözlerine dolduruldu, bazıları da eşeğin  sırtına sarıldı. Babam, ablam ve abimle  birlikte yola çıktık…



Git, git, git…  Bitürlü bitmiyor yol. Dereler tepeler geçtik. İnişler çıkışlardan sonra kuşluk vakti  bir tepenin bayırına geldik.



Etrafımızda başka tarlalarda vardı. Çoğu bizden erken gelmiş, ekin biçmeye başlamışlar bile.



Biraz arayıştan sonra  konaklamaya uygun bir yer bulduk. Taşlarını ayıkladık. Eşekteki eşyaları indirdik. Yiyecek ve içecekleri bir kenara koyup üzerini örttükten sonra hemen acilen bir gölgelik yapmaya başladık.



Dört köşeye iğde dalı dört direk dikildi.  Üzerine eski püskü bir telis parçası atıldı. Sağına soluna etrafta bulduğumuz uzun  bitki tevekleri ile kapattık.



Gölgenin en koyu yerine su fıçısını yerleştirdik. Su fıçımız  tahtadan yapılmış. Üzerine yamalı kalın bez geçirilmiş. İçindeki su fazla ılımasın diye bezin üzerine su döküyoruz. Diğer benzer fıçıda da ayranımız var. Yiyeceklerin bulunduğu bohçalar da gölgelinin direklerine asıldı.



Gölgelik! Kenardan bakıldığında, en ilkel bir gölgelik görüntüsü veriyor. Ama ne yaparsın ki gölgenin çok kıymetli olduğu bu zamanda ve böylesine ağaçsız bir yerde, başka da çare bulunmuyor.



Yarıcı olarak ekin biçeceğimiz yer, köydeki iki tarlamızın toplamından daha büyük ve daha rampa. Daha kötü olan yanı ise evimize 4-5 km. uzak olmasıydı.



Gölgeliği yapıp eşyaları yerleştirdikten sonra, fazla zaman geçirmeden ekin biçmeye başladık.



Daha gelirken yorulmuştuk. Çalışırken yorgunluğumuz arttı. Bir de bunun eve dönüşü vardı.



                                  ***                                           ***



Sabah ezanıyla kalkardık. Bizden önce kalkan anamızın hazırladığı ön kahvaltımızı yapar, hemen yola düşerdik.  Güneş bir iki mızrak boyu yükseldikten sonra tarlaya gelir, sabah serinliğinden yararlanmak için hızlıca ekin biçmeye girişirdik.



Her gün gelip gidip bu eziyeti çekmektense bir an evvel bitirip kurtulmak gerekiyordu.  O günden sonra anamız da tarlaya gelmeye başladı.



Horoz ötmeden çok erken kalkan anamız, bize ufak bir kahvaltı hazırlar, honcuları yolcu ettikten sonra tekrar evin işlerine dönerdi.



Ahırdaki malın sağımı ve bakımı. Sütün pişirilip mayalanması. Akşamdan mayalanan sütün yayıkta yayılması. İneklerin sığıra gönderilip, ahırın temizlenmesi.Tarlaya gidenlere yemek hazırlanması, evde tek başlarına kalan iki küçük çocuğun yiyeceği ve ne yapacaklarının iyice tembih edilmesi. Bulaşıkların yıkanması. Yatakların toplanıp evin süpürülmesi…



Tüm bunlar ve daha fazlası yapıldıktan sonra pişen yemekler bohçalar. Akşamdan doldurulan ve soğuması için dışarı bırakılan su fıçılarını heybeye yerleştirir. Eşeğin sırtına yükler. Bir an evvel varabilmek için  tarlanın yolunu tutardı. Bizimle beraber ikindi vakti geçene  kadar ekin biçer, eve götürülmesi gereken eşyaları heybeye doldurur; sabahki geldiği hızla geri eve dönerdi. Her tarlaya gidiş gelişinde de yol boyunca yakacak toplar, eşeğin sırtında taşıdığı bir çuvala doldururdu.



Anamızın  evdeki işi tarladaki işinden çok daha fazlaydı ve hem de tek başınaydı. Eve dönerken evde yapacağı işleri kafasında planlardı.



Sığırcının güttüğü mallar gelecek. Akşam yemeği, hazırlanacak. Köy çeşmesinden eve su taşınacak. Ev temizliği yapılacak.  Yataklar serilecek. İnekler sağılacak. Süt pişirilecek. Soğumaya bırakılan süt ara sıra kontrol edilip mayalanacak. Sofra hazırlanacak. Bulaşıklar yıkanacak. Yataklar serilecek…



 (DEVAMI VAR)



Bu yazı toplam 893 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Said Nursi’yi Talebesinden Öğrenin!-3-9 Ağustos 2016 Salı 10:04
  • Said Nursi’yi Talebesinden Öğrenin! -2-5 Ağustos 2016 Cuma 09:00
  • Said Nursi’yi Talebesinden Öğrenin! -1-2 Ağustos 2016 Salı 09:13
  • Sevr’i Bir Daha Yırtarız4 Ağustos 2015 Salı 08:42
  • ABD Türkiye’de İç Savaş Tezgahlıyor31 Temmuz 2015 Cuma 09:04
  • Çin’e Saldırmak Türkiye’yi Vurmaktır10 Temmuz 2015 Cuma 09:20
  • Anayasa Mahkemesi Kararını Protesto Ediyoruz2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Türkiyemizi Parçalattırmayacağız2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Soykırım Yapmadık Vatan Savunduk2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • 152 Adamızı Yunanistan’dan Geri Alacağız!2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • F Tipi Gladyo Hesap Verecek!2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Ermenileri kestik mi?2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Cemil Can’ın Yazısı Üzerine2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • İşte Dersim Gerçeği2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Halk Önderleri ve Aydınlarımıza Çağrı2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Rojova Devrimi Aldatmacası2 Temmuz 2015 Perşembe 19:33
  • Muhalefetin İhaneti2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Abdullah Öcalan Diyor Ki!!!2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Atatürk ten İsmet Paşa’ya2 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Hain Olacak Çocuk -52 Temmuz 2015 Perşembe 19:32
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1