Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Yatırımda Fiilen Kullanılan Veya Kullanılmayan Yatırım Kredileri

23 Ağustos 2021 Pazartesi 13:41
Ahmet Akın
YATIRIMDA FİİLEN KULLANILAN VEYA KULLANILMAYAN YATIRIM KREDİLERİ VE İŞLETME KREDİLERİNE İLİŞKİN FAİZ VE VADE FARKLARININ DURUMU
 
- Yatırım kredisine ilişkin faiz ve kur farkının tamamının yatırım maliyeti ile ilişkilendirilmesinin gerekli olup olmadığı, yoksa alınan kredi bir yatırım kredisi olsa da fiilen yatırımda kullanılmayan kısma ve döneme ait finansman giderlerinin doğrudan gider yazılıp yazılmayacağı,
- Alınan yatırım kredisinin fiilen yatırımda kullanıldığı döneme kadar, mevduat faizi, repo vb, gelir getirici alanlarda değerlendirilmesi nedeniyle elde edilen gelirlerin doğrudan gelir mi yazılacağı, yoksa yatırımın maliyetinden mi düşüleceği,
- İşletme kredisi olarak alınan ancak fiilen yatırım harcaması için kullanılan veya daha önce alınmış bir yatırım kredisinin kapatılması için kullanılan krediler için ödenen faiz ve kur farklarının yatırım maliyeti ile ilişkilendirilmesinin zorunlu olup olmadığı,
- 163 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer alan " kuruluş dönemi" ve "işletme dönemi" ifadelerinden ne anlaşılması gerektiği hususlarında aşağıda belirtilen açıklamalara uyulması gerekmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun; 262 nci maddesinde, maliyet bedeli iktisadi bir kıymetin iktisap edilmesi veyahut değerinin artırılması münasebetiyle yapılan ödemelerle bunlara eklenti bilumum giderlerin toplamı olarak tanımlanmış; Bunun yanı sıra;
- 163 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde; "Yatırımların finansmanında kullanılan kredilerle ilgili faizlerden kuruluş dönemine ait olanların sabit kıymetle birlikte amortisman yoluyla itfa edilmek üzere yatırım maliyetine eklenmesi gerekmekte; işletme dönemine ait olanların ise, ilgili bulundukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulması,
- Döviz kredisi kullanılarak yurt dışından sabit kıymet ithal edilmesi sırasında veya sonradan bu kıymetlere ilişkin borç taksitlerinin değerlemesi dolayısıyla ortaya çıkan kur farklarından, sabit kıymetin iktisap edildiği dönem sonuna kadar olanların, kıymetin maliyetine eklenmesi zorunlu bulunmakta; aynı kıymetlerle ilgili söz konusu dönemden sonra ortaya çıkan kur farklarının ise, ait oldukları yıllarda doğrudan gider yazılması ya da maliyete intikal ettirilerek amortisman konusu yapılması, mümkün bulunmaktadır.
- 334 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin "III- Kur Farkları" başlıklı bölümünde ise; "163 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile yatırımların finansmanında kullanılan kredilere ilişkin faiz giderleri ile yurt dışından döviz kredisi ile sabit kıymet ithal edilmesi nedeniyle ortaya çıkan kur farklarının, aktifleştirme tarihine kadar olan kısmının maliyete intikal ettirilmesi, aktifleştirildikten sonraki döneme ilişkin olanların ise seçimlik hak olarak doğrudan gider yazılması veya maliyete intikal ettirilmek suretiyle amortismana tabi tutulması gerektiği açıklanmış bulunmaktadır.
Lehte oluşan kur farklarının da aktifleştirme işleminin gerçekleştiği dönemin sonuna kadar oluşan kısmının maliyetle ilişkilendirilmesi, aktifleştirildikten sonraki döneme ilişkin olanların ise kambiyo geliri olarak değerlendirilmesi veya maliyetten düşülmek suretiyle amortismana tabi tutulması gerekecektir. Ayrıca, daha sonraki dönemlerde, seçimlik olarak hangi hak kullanılmışsa o yönteme göre işlem yapılmasına devam edilecektir.
Öte yandan, aktife girme kavramı iktisadi kıymetin iktisap edilerek defter kayıtlarına geçirilmesini, değerleme gününde envantere dahil olmasını ve kullanılmaya hazır halde bulundurulmasını ifade etmektedir. Kullanılmaya hazır halde bulunma kavramı ise, alındığı şekliyle kullanılacak iktisadi kıymetlerde sözleşme şartlarının yerine getirilip kıymetin teslim alınmasını veya gümrükten çekilip işletmeye dahil edilmesini, kullanılması için montajı gerekli kıymetlerin montajının tamamlanmasını, inşa veya imal işleminin tamamlanarak inşaat veya imalat hesabından sabit kıymet hesabına alınmasını ifade etmektedir.
Dolayısıyla, finansman giderlerinin maliyet bedeline eklenmesi konusunda kuruluş dönemi amortismana tabi iktisadi kıymetlerde bu kıymetlerin aktife alındıkları yıl sonuna kadarki dönem olup, inşa veya imal işlemlerinde ise inşa veya imal işleminin tamamlanarak, inşaat veya imalat hesabından sabit kıymet hesabına alındığı yıl sonuna kadarki dönemdir. İşletme dönemi ise kuruluş döneminden sonraki dönemi ifade etmektedir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ve açıklamalar çerçevesinde;
Yatırımın finansmanında kullanmak üzere alınan kredilere ilişkin kur farkı ve faiz giderlerinin söz konusu yatırımın aktifleştirildiği hesap dönemi sonuna kadar maliyet bedeline dahil edilmesi,
Aynı yatırımın tamamlanması amacıyla temin edilmiş olan kredinin kapatılmasında kullanılan genel kredi sözleşmesine ilişkin tahakkuk eden kur farkları ile kredi faizlerinin söz konusu yatırımın aktifleştirildiği hesap dönemi sonuna kadar maliyet bedeline dahil edilmesi,
Söz konusu dönemden sonra (işletme döneminde), mezkur kredilere ait faiz ve kur farklarının maliyete intikal ettirilmesi veya doğrudan gider olarak muhasebe kayıtlarına intikal ettirilmesi,
Yatırım kredisinin, yatırımla ilgili harcamalara başlanılacağı tarihe kadar mevduat faizi, repo vb, gelir getirici alanlarda değerlendirilmesi sonucu elde edilen gelirin ise yatırım maliyetiyle ilişkilendirilmeksizin kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir.
ahmetakinmersin@gmail.com
www.ahmetakin.com.tr
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Etkili Pazarlama Trendlerinde Sosyal Medya ve Yapay Zekanın Yükselişi13 Mayıs 2022 Cuma 13:01
  • Dünya Biter, Fosil Yakıtlar Bitmez9 Mayıs 2022 Pazartesi 08:40
  • 2022 Ambalaj Sektörü Trendleri29 Nisan 2022 Cuma 18:26
  • Akademik Enflasyon25 Nisan 2022 Pazartesi 14:34
  • 2022 Yılında Devam Edecek Olan 10 Ticari Eğilim16 Nisan 2022 Cumartesi 20:40
  • Banka Kredisiyle Alınan Araca Ait Faiz ve Masraflarının 11 Nisan 2022 Pazartesi 09:20
  • 4691 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yasası Kapsamında Teknokentlerde Yürütülen Ar-Ge Hizmetlerinde Kurumlar Vergisi İstisnası2 Nisan 2022 Cumartesi 18:49
  • “Fruıt Logıstıca” Fuarı 4-7 Nisan 2022 Tarihlerinde Berlin’de Yapılacak28 Mart 2022 Pazartesi 12:51
  • Mali Müşavirler Odalarında Seçim Dönemi Yaklaşırken Durum Tespiti19 Mart 2022 Cumartesi 17:15
  • Nükleer Enerjinin En Büyük 7 Dezavantajı12 Mart 2022 Cumartesi 17:00
  • Firma Tarafından Üretilen Ürünlerin İşletme Bünyesinde Kullanılmasının Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu5 Mart 2022 Cumartesi 18:11
  • Serbest Bölgeye Verilen Taşımacılık Hizmetinde Katma Değer Vergisi İstisnası26 Şubat 2022 Cumartesi 14:44
  • Türkiye Mersin’e Aşık Ama Mersin’in Bundan Haberi Yok19 Şubat 2022 Cumartesi 18:17
  • 2022’de Lojistik Yönetimini Şekillendirecek Eğilimler15 Şubat 2022 Salı 18:47
  • Dünyada Turizm Sektöründeki Yeni Eğilimler4 Şubat 2022 Cuma 17:57
  • Amerika Birleşik Devleti’nde Tarım Teknolojisinin Önemi28 Ocak 2022 Cuma 18:31
  • 2025 Yılında Küresel Ekonomiyi Dönüştürecek 10 Teknoloji21 Ocak 2022 Cuma 18:00
  • Amerika Birleşik Devletleri’ne Ekonomik Bakış15 Ocak 2022 Cumartesi 10:48
  • Mersin’de turizmin gözyaşları dinmiyor8 Ocak 2022 Cumartesi 10:06
  • Şehirlerin Rekabet Gücü Geliştikçe Refah Artacaktır31 Aralık 2021 Cuma 14:15
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1