Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Yaşananlar kader mi?

24 Eylül 2021 Cuma 08:36
Mehmet Can BULUT
Türkiye’de yaşam koşullarının her geçen gün daha da zorlaşması insanlarımızı canından bezdirdi, yaşama arzularını sarstı. Bir ölçüde toplumumuzun büyük bölümü gülmeyi dahi unutmuş vaziyette. Ülkeyi yönettiğini zanneden AKP ise ayrı bir alem. Adamlar hala bildiklerini okumaya, çekilen sıkıntıları görmezlikten gelmeye devam ediyorlar sanki!
 
Ülkemizde nüfusumuzun en az yüzde 80’i çile çekerken, diğer yandan ise adına COVID-19 denilen salgın hastalık hergün ortalama 250 insanımızın ölmesine sebep oluyor. COVID-19 salgınına karşı gerekli önlemleri yeterince alamayan hükümetimiz ise günlük ölüm rakamlarını ve tespit edilen hasta sayısını açıklamakla meşgul.
 
Tam 20 yıldan beri ülke yönetimini elinde bulunduran AKP yönetiminin savurganlığı ise tüm hızıyla devam ediyor. AKP’nin yurt içinde savurganlıkları yetmezmiş gibi yurt dışı savurganlıkları da bir bir orta yere seriliyor. New York’ta 291 milyon dolara yaptırılan 35 katlı Türkevi’nin açılışı için Amerika’ya çıkartma yapan Recep Tayyip Erdoğan, beraberindeki kalabalık heyetle birlikte Amerika’da, tam 104 adet lüks araçla konvoy yapmayı ihmal etmedi. Tayyip Erdoğan ve heyeti, Amerika’da şov yaparken, Türkiye’de ise yurt bulamayan üniversite öğrencilerimiz geceyi, bulundukları kentlerin parklarında geçiriyorlardı.
 
“İtibardan tasarruf olmaz” mantığıyla hareket etmeye devam eden Tayyip Erdoğan’ın son Amerika seyahati masraflarıyla binlerce öğrencinin kalabileceği yurt inşaatını başlatabilmek gayet mümkün olacaktı. Önemli olan ABD Başkanı Biden’e güçlü gözükmek olduğuna göre!
 
Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki Türk heyeti yapmadık bir şey bırakmadı ama, tamamını Biden görmedi, görüşmeyi düşünmedi.
 
Yurt içinde yaşanan ağır ekonomik krizden Afgan göçmenlerin Türkiye’ye geçişine kadar, adaletsizlikten plansız ve programsız dış seyahatlere kadar tüm olumsuz davranışların faturaları fakir insanlarımızın sırtlarına yükleniyor. İnsanlarımız daha fazla eziliyor, çaresizliğe düşürülüyor.
 
Türkiye’de köklü bir yönetim değişikliğine ihtiyaç olduğu çok açık. Toplumumuzun ezici bir çoğunluğunun çektiği çile dayanılmaz boyutlara ulaşmış vaziyette.
 
AKP zihniyetinin Türkiye için Türk insanı için kader olduğunu söylememiz mümkün olabilir mi?
 
*          *          *
 
Amerika’da Türk heyetinin tam 104 lüks araçla geçtiği caddelerden Almanya Başbakanı Merkel sadece ve sadece 2 araçla geçmiş. Başka söze gerek var mı?
 

HADDİNİ BİLMEK
 
Türk insanının çektiği çileler AKP döneminde bitmiyor, aksine her geçen günde artmaya devam ediyor. Dayanılması mümkün olmayan ekonomik sorunlardan sürekli olarak halkı perişan eden zamlara, iç ve dış siyasette ki başarısızlıklara kadar yaşanan tüm olumsuzlukların faturası hep ezilen kesime düşüyor, onların sırtına yükleniyor.
 
Türkiye’de yaşanmakta olan olumsuzluklar yetmiyormuş gibi birde rahat durmayan, her konuya sözde hakim olan (!) bürokratlarımız var. Örneğin Diyanet İşleri Başkanlığı koltuğunda oturmakta olan zat gibi. Yani Ali Erbaş gibi.
 
Son günlerin, son haftaların yıldızı olan (!) Ali Erbaş, son dönemlerde konuştukça konuşuyor, dini konulardan siyasete, eğitimden dış siyasete, laikliğe kadar ne varsa hepsine görüş belirtiyor. Hem de asli görevi olan Diyanet İşleri Başkanlığı görevini unutarak. Bir ölçüde kendi meslektaşlarına kötü örnek oluyor.
 
“Her şeye maydanoz olmak” diye bir ifade vardır. Ali Erbaş’ın son dönemdeki tutum ve davranışlarına baktığımızda o ifadeyi yani “her şeye maydanoz olmak” ifadesini görüyoruz. Ali Erbaş’ın kendisini ve bulunduğu makamı hiç ilgilendirmeyen konularda görüş belirtmesi kendisine gerçekten hiç yakıştırılamıyor.
 
“Ali Erbaş, kendi görevini yapsın yeter!” yorumlarının yapılmasına sebep oluyor. Türkiye gibi laik bir ülkede Diyanetin en tepesinde oturan ve kallavi maaş alan, milyonluk makam araçlarıyla keyif süren Ali Erbaş’ın tutum ve söylemleri toplumumuzun büyük bölümünü son derece rahatsız eder boyutlara ulaşmış vaziyette. Buna ne Ali Erbaş’ın ne de bir başkasının hakkı yoktur, olamaz da.
 
Herkes haddini bilmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığı gibi önemli bir makamda oturan kişinin daha ağır ve daha sorumlu davranmalıdır. Ekonomik sorunlar içerisinde mahkum bırakılmış olan Türk toplumunu daha fazla üzmeye kimsenin hakkı yoktur. Bu gerçeği herkesin görmesi ve uyması gerekir.
Bu yazı toplam 359 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Mevcut Tablo Değişecektir22 Ekim 2021 Cuma 08:15
  • Kırbıyık’ın sözleri ve TİY’de yaşananlar 15 Ekim 2021 Cuma 08:12
  • Kahraman kıvırttı!8 Ekim 2021 Cuma 08:29
  • Türkiye yönetiliyor mu?1 Ekim 2021 Cuma 07:55
  • Yaşananlar kader mi?24 Eylül 2021 Cuma 08:36
  • Mersin Büyükşehir Meclisi 17 Eylül 2021 Cuma 08:19
  • Baki Şimşek17 Eylül 2021 Cuma 08:17
  • Baraj yüzde 7, hedef 2023!10 Eylül 2021 Cuma 08:59
  • TİY Başkanı Şahin Kırbıyık4 Eylül 2021 Cumartesi 10:00
  • Böyle vekil olur mu?27 Ağustos 2021 Cuma 08:17
  • Suçlu Kaymakam!20 Ağustos 2021 Cuma 13:53
  • Torpilin Böylesine13 Ağustos 2021 Cuma 08:44
  • Türkiye yönetilemiyor!5 Ağustos 2021 Perşembe 21:23
  • Büyük Ortadoğu Projesi Eş Başkanı30 Temmuz 2021 Cuma 09:07
  • Başkan Mahmut Şahin16 Temmuz 2021 Cuma 08:50
  • Av. Ozan Varal9 Temmuz 2021 Cuma 08:51
  • Sonumuz hayrolur inşallah5 Temmuz 2021 Pazartesi 18:52
  • TiY Başkanı Kırbıyık2 Temmuz 2021 Cuma 08:09
  • Tarsus İdmanyurdu’nda neler oluyor?30 Haziran 2021 Çarşamba 15:41
  • Başkan Ömer Kurnaz, Emeklilerin güvenoyunu aldı28 Haziran 2021 Pazartesi 18:10
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1