Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Üniversiteli İşsizler

22 Ocak 2021 Cuma 14:39
Namık Kemal Büyükaslan
Türkiye’de uzun yıllardır kronik bir sorun olan işsizlik, COVID-19 salgını ile birlikte tarihi seviyelere ulaştı. Yetkililer işsizlikte düşüş olduğunu söylese de, iş gücündeki azalma rekor seviyelere gelmiş durumda.
 
       Bu dönemde özellikle meslek sahibi, üniversite mezunu işsizlerin sayısının artışı dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, eğitimli işsiz sayısındaki artış kaygı verici.
       Resmi rakamlara göre genel işsizlik oranı %12.70, genç işsiz oranı da  %24.90.
       Sendikalara göre ise genel işsizlik oranı en az %20, genç işsiz oranın da en az %30 olduğu söyleniyor. İnternette yaptığım araştırmaya göre de AB ülkelerinin ortalama işsizlik oranı %7, genç işsiz oranı %15 civarında.
 
       Rakamlar, uzmanlar ve istatistikçilerin işi. Ben rakamlardan ziyade işsizlik oranların Avrupa’ya göre neden bizde çok yüksek olduğunun araştırılıp çözümünün bir an evvel bulunması gerekir, aksi durumda sorun giderek büyüyecektir.
 
        Ülkemizdeki işsizliğin temel nedenlerini kısaca şöylece özetleyebiliriz:
-------Kırsaldan kente göç sürecinin devam etmesi, sanayileşmenin ve yatırımların yetersizliği gibi yapısal sorunların, işsizliğe neden olduğu ülkemizin bir gerçeğidir. Diğer yandan kırsaldan kente göç süreci, eğitimsiz bir kent nüfusunun artmasına yol açtığı da ülkemizin diğer bir gerçeğidir.
------Ülkemizdeki işsizliğin diğer bir nedenin, işgücü maliyetlerinin yüksek olmasıdır.
işgücü maliyetlerinin düşürülmesi, istihdama olumlu katkı sağlayacaktır. İşgücü maliyetlerinin düşürülmesi için sigorta ve gelir vergisinin düşürülmesi gerekmektedir.
------Üretim ve artı değer elde edici yatırımların azlığının işsizliğin artmasının en önemli sebeplerinden olduğunu söyleyebilirim.
------Tarım ve sanayinin küçülmesi, tarım alanlarının ve ekim alanların azalması, örneğin bir zamanlar beyaz altın diye anılan pamuğun oldukça az ekilir hale gelmesi, buna bağlı olarak tekstil ve çırçır fabrikalarının kapanarak benzeri ürünlerin ithal edilmesi de işsizliği olumsuz yönde arttırmıştır.
------Eğitim sistemimizin çok sık değiştirilerek adeta herkes üniversite kapılarına yönlendirilmiştir. Oysa ki tarım, makine ve imalat sanayisinin ara elemana (çırak, usta, tekniker gibi) ihtiyacı vardır.
*          *          *
        Peki yazımın başında belirttiğim ÜNİVERSİTELİ i işsiz sayısı son 25 yılda neden hızla artmaktadır.
        Her yere üniversite açmakla eğitimimiz gelişmediği gibi ekonomimizde gelişmiyor, sadece işsizlerimizin niteliği değişiyor, adı üniversiteli işsizler oluyor.
        Kendi mesleğim İnşaat Mühendisliğini örnek vermek istiyorum. Bugün için ülkemizde yaklaşık 150 bin inşaat mühendisi var. (Her yılda bu sayı 8-10 bin artmaktadır)
Nüfusumuza oranladığımız zaman 553 kişiye bir inşaat mühendisi düşmektedir. Oysa ki gelişmiş ülkelerde bu sayı 1200-1500 arasındadır. Diğer meslek alanlarında da durum farklı değildir
         Nasıl bu hale gelindi?
         Her yere ihtiyaç olup olmadığına bakılmaksızın, kalabalık sınıflarla gündüzlü-geceli, yeterli öğretim görevlisi olmadan üniversiteler açıldı. Neticede mezunların çoğu işsiz kaldığı gibi, iş bulanlarda düşük ücretlerle değişik sektörlerde (avmler, marketler, kargolar, bürolar, inşaatlar, nakliye şirketleri vs gibi) çalışarak hayata tutunmaya çalışıyorlar. Oysa ki hangi dalda eğitim alınmışsa onunla ilgili işte çalışılmalı. Boşuna mı okudular? Gençlerimiz bunu  hak etmiyor.
          Kısaca aşağıdaki önerilerimi sizlerle paylaşabilirim…
* Eğitim planlaması yapılarak ihtiyaca göre kontenjanlar belirlenmeli.
* Yeterli öğretim elemanı ve teknik donanımları  olmayan fakülteler kapatılmalı.
* Sınıflardaki öğrenci sayısı azaltılmalı, ikinci öğretimler azaltılmalı.
* Her isteyen üniversiteye gitmemeli. Ortaokul ve lisede başarı durumu ve becerisine göre meslek liselerine giriş teşvik edilmeli, bu tür okulların eğitim kalitesi arttırılarak tarım, sanayi ve diğer sektörlerin ara eleman ihtiyacı karşılanmalıdır.
* Her branşta nitelikli elemanlar yetiştirilmesi için Staj eğitimlerine özen gösterilerek gerek devlet gerek özel sektör teşvik edilmelidir.
* Bazı üniversitelerde olduğu gibi son yıl aktif  çalışma ile pratik eğitimlere ağırlık verilmelidir.
 
Bu önerileri branşların kendi özelliklerine göre geliştirmek mümkündür.
SON SÖZ.
Üniversitelerden mezun ettiğimiz gençlerimize sahip çıkarak, sosyal devlet olduğumuzu  hatırlayarak,  özellikle devletteki kadro sayısı ihtiyaca göre arttırılarak gençlerimize iş imkanı yaratılmalıdır. Çünkü gençler ülkemizin geleceği ve teminatıdır.

 
Bu yazı toplam 1512 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Siyasetin Dili19 Şubat 2021 Cuma 09:24
  • Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu13 Şubat 2021 Cumartesi 14:30
  • Tarsus İdman Yurdu ve A.Ş olarak kurumsallaşma29 Ocak 2021 Cuma 09:03
  • Üniversiteli İşsizler22 Ocak 2021 Cuma 14:39
  • Akdeniz 28 Yaşında12 Ocak 2021 Salı 10:26
  • Kötü bir yıl25 Aralık 2020 Cuma 17:23
  • Kentsel Dönüşüm18 Aralık 2020 Cuma 15:58
  • İnternet ve sosyal medya11 Aralık 2020 Cuma 08:40
  • Belediyelerimiz4 Aralık 2020 Cuma 10:44
  • Atatürk ve Öğretmenlerimiz23 Kasım 2020 Pazartesi 17:01
  • Yapı denetimi nedir?18 Kasım 2020 Çarşamba 11:47
  • Tek Önderimiz Atatürk10 Kasım 2020 Salı 08:25
  • Depremi unutmamalıyız, unutturmamalıyız9 Kasım 2020 Pazartesi 08:47
  • İzmir depremi, hiç unutulmaması gerekeni hatırlattı2 Kasım 2020 Pazartesi 13:32
  • Konumuz Tarsus27 Ekim 2020 Salı 14:39
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1