Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Türkiye’de Yaşamak İçin Cambaz Olmak Lazım

30 Kasım 2018 Cuma 13:05
Nevzat  KUMDERELİ
Sevgili okuyucular, hep söylenir ya asgari ücretle bir ay boyunca geçinenler ‘’en ünlü sihirbazdan daha maharetli.’’
Çünkü nasıl oluyor da asgari ücretle ev kirası, çocukların okul masrafı, elektrik, su parası ödüyorlar? Anlaşılamıyor…
Hesap ortada, alın elinize kalemi yapın hesabı! Mümkünü yok içinden çıkamazsınız!
Asgari ücretli kardeşim sihirbazda, bu ülkenin sade vatandaşı sihirbaz değil mi?
Valla onlar da sihirbaz.
Bu ülkede yolda giderken yol çökebilir.
Parkta oynayan çocuğunuza mermi isabet edebilir.
Trafikte magandanın biri levyeyle kafanızı gözünüzü patlatabilir.
Dolmuş durağında beklerken otobüs ezebilir.
Evinize dönerken üstü açık logardan içeriye düşebilir.
Hadi; felekten bir akşam çalayım da şu köşe başındaki meyhanede iki tek atayım derseniz, kaçak alkolden kör olabilir.
Hastanede ameliyat sonrası karnınızda makas unutulabilir.
Safra keseniz 4 yıl önce alınmış olsa da tekrardan safra kesesi ameliyatı yapılmak istenebilir.
Kadınlara prostat, erkelere menopoz tedavisi uygulanabilir.
Yolda bir kalabalık gördünüz merakla bakarken polis alıp götürür ve suçunuz olmasa da geceyi nezarethanede geçirebilir.
Garibansanız; deli diye tımarhaneye atılabilirsiniz.
Lütfen peşinen yok artık o kadar da değil diye gülmeyin, (Aziz Nesin’lik) gerçek olmuş bir olay anlatayım da o zaman gülün.
(Yıllar öncesi)Ankara eski oto garında çakmak gazı dolduran garibanın birini Elazığ akıl hastanesine getirmişlerdi de ondan böyle diyorum.
Ben ve bir arkadaşım akıl hastası bir kadını Elazığ akıl hastanesine götürmüştük.
Sabah erken gittiğimiz için hastane nizamiyesinde beklerken Ankara polisi bir minibüs hasta getirdi.
Hatırladığım kadarıyla 10 kişi vardı. Bu arada hastalarla konuşurken hastanın biri:
-Abi ben hasta değilim. Ankara otogarında çakmak gazı dolduruyordum polisler deli diye alıp geldi deyince polis arkadaşlara sorduk:
–Böyle şey nasıl olur? Polis arkadaşlar -valla biz bilmiyoruz bu hastaları kim almış, kim toplamış… Bize bu hastaları raporlarıyla birlikte teslim ettiler alıp geldik.
Merak ettik tekrardan, hasta olmadığını söyleyen adama anlat bakalım nasıl oldu seni almaları diye sorunca adamcağız bakın ne anlattı:
-Ben çakmaklara gaz dolduruyordum. Bakan mı? vali mi? büyük adamlardan birisi gelmiş, ‘’oto garda ne kadar deli varsa toplayın’’ diye emir vermiş. 
Benimde üstüm başım pejmure olmasından dolayı beni de aldılar.
–Etmeyin abi, ben deli değilim, ekmek parası için çakmak gazı dolduruyorum, bakın eşyalarım bunlar dememe rağmen beni kimse dinlemedi.
Polisler sanki sözleşmiş gibi hepsi birden:
-Tamam tamam anladık, sen çakmak gazı dolduruyorsun ama bişey olmaz, birazdan bırakırız diyerek koluma girip götürdüler. 
Ankara da ki hastane doktoruna:
-Doktor bey ben deli değilim, oto garda çakmaklara gaz dolduruyorum dedikçe…
- Doktorda Polisler gibi, tamam tamam bişey olmaz… anladık sen çakmaklara gaz dolduruyorsun… diyerek beni buraya kadar getirdiler.
Deli diye tımarhaneye getirilen adam kadar bizde şaştık bu işe ama yapacak bir şey yok.
İçeride doktora ne demesi gerektiğini falan söyledik, biraz akıl verdik ama sonuç ne oldu bilmiyorum. Çünkü biz kendi hastamızı teslim edip ayrıldık.
İşte ondan diyorum bu memlekette tımarhaneye bile atılabilirsiniz.
Daha bitmedi!
Karnınıza bıçak sokan psikopat, siz daha hastaneden çıkmadan savcılıktan serbest kalabilir.
İnanmadınız mı? Anlatayım da inanın.
Ankara demet evlerde bir psikopat sarhoş akşam saat 21.00 sıralarında kahveden çıkan adamı çevirir, para ister.
Adamcağız param yok deyince adamın karın boşluğuna bıçağı saplar.
Zavallı adam ameliyat sonrası yoğun bakımda yatmaktayken psikopotu bıçağıyla birlikte yakaladık. Adliyeye sevk ettik.
Sonra ne oldu dersiniz? Adam yoğun bakımdan çıkmadan psikopat serbest kaldı iyi mi?
Boşa sallamıyorum! Bu memlekette yaşamak için sihirbaz yada ip üstünde yürüyen cambaz olmak lazım… Aman dikkat!

 
Bu yazı toplam 217 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1