Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulduğu o anlamlı yılda, yani 1923’te, kent gençlerinin futbol aşkı ile bir araya gelerek oluşturdukları Tarsus İdmanyurdu, 50’ler, 60’lar, 80’ler, 90’lar ve 2000’li yıllarda her zaman profesyonel liglerde yer almıştır.Türkiye liglerinin köklü takımları arasında her zaman işaret edilen Tarsus İdmanyurdu, zaman zaman alt liglere düşse de, kısa süre sonra üst liglere çıkmasını bilmiştir.
1986 yılında merhum Erkut Kuzeyman liderliğinde tarihinin en büyük şanssızlığı ile son dakikada Süper Lig’in kapısından dönen, 2009 yılında play-off finalini kaybederek 1. Lig şansını kaybeden Tarsus İdmanyurdu, işbilmezlik, hesapsızlık ve kötü yönetim ile maalesef ki 2024 yılında amatör kümelere düştü. Ve halen 1. amatör kümede bulunuyor.
Geçtiğimiz aylarda gençlerin ağırlıklı olduğu bir yönetimin takıma sahip çıkma girişiminde bulunması, elbette kent genelinde memnuniyetle karşılandı. Fakat gelinin noktada yapılan çalışmaların yetersiz olduğu görülüyor.
*
Tarsus, Osmanlı’nın son dönemi Türkiye Cumhuriyeti’nin ise ilk yıllarında sanayileşme adımlarının hızla atıldığı bir kenttir. Sanayi demek ekonomik güç, çalışanların çok olması nedeniyle de dinamik bir nüfus yapısı demektir.
İşte bu noktada İdmanyurdu, hareketli Tarsus kentinin marka değeri yüksek kurumları arasında her zaman yer almasını bilmiştir. Profesyonel liglerde bulunduğu onlarca yıl boyunca, kentin Anadolu’nun dört bir tarafında isminin duyulmasını sağlamış, yeri gelmiş Galatasaray’la, yeri gelmiş Trabzonspor’la veya Fenerbahçe ile mücadele ederek gündeme oturmasını bilmiştir!
*
Rahmetli babam Mehmet Can Bulut’un büyük etkisi ve meslekten dolayı çocukluk yıllarından itibaren Tarsus İdmanyurdu ile her zaman yakından ilgilenen bir kişiyimdir. Haziran-Temmuz ayları geldiğinde “Tarsus İdmanyurdu kimi transfer etti? Kamp programı belli oldu mu?” gibi söylem ve düşüncelerle on yıllarımız geçti. Bu düşüncenin on binlerin hafızasında yer aldığını da yakından biliyorum. Fakat şu an yine o onbinlerin üzüntü yaşadıklarından adım gibi eminim!
Tribünde her renkten insanı yan yana oturtup, heyecan yaşamalarını sağlayan Tarsus İdmanyurdu, gelinen noktada “üzüntü, kızgınlık veya geçmişe özlem” kelimeleriyle eşdeğer anlam taşımaktadır!
Bugün uluslararası havaalanına kavuşan, iki üniversitesi olan, organize sanayi bölgeleri ile ekonomik altyapısını güçlendiren, 400 bini aşkın dinamik nüfus yapısı bulunan Tarsus kentinin bir profesyonel takımının olmaması gerçekten düşündürücü.
Şu anda “düşmüş” olan Tarsus İdmanyurdu’nun unutulmaması, yeniden ayağa kalkması adına herkes üzerine düşen görevi yapmak zorundadır. Geçmişten miras kalan ve geleceğe taşınması gereken Tarsus İdmanyurdu’nu yaşatmak zorundayız.



























