Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Tarihin Akışını Değiştiren Çanakkale Zaferi

17 Mart 2020 Salı 09:23
Celal Tezel
Şerefli tarihimizin en şanlı zaferlerinden birisi olan Çanakkale Deniz Zaferimizin 105. Yıldönümünü haklı bir gurur ve büyük bir övünçle kutluyoruz.
 
Bu yıl coronavirüs salgını nedeniyle anma ve kutlama törenleri iptal edildi. Buna karşın zaferin tarihimizdeki önemi nedeniyle Çanakkale Zaferini kutlayan pek çok mesajlar yayınlanacak, pek çok yazılar yazılacak ve Çanakkale Deniz ve Kara Savaşlarını değişik yönleriyle ele alan pek çok televizyon programları düzenlenecektir.
 
Ancak biz bu yazımızda Çanakkale Savaşlarını her yıl tekrarlanan sıradan ve hamasi öykülerinden farklı, az bilinen özgün özellikleri ve tarihin akışını değiştiren yönleriyle ele almaya çalışacağız.
 
Dünya Harp Tarihi, kurmaylık planlarıyla, taktik ve stratejileriyle, komutanlarının önderliği ve karakterleriyle, savaşan ordularının büyüklüğüyle bilinen pek çok görkemli savaşın öyküleriyle doludur. Örneğin, Büyük İskender’in Gaugamela Savaşı, Jül Sezar’ın Galya Savaşları, Napolyon Savaşları gibi savaşlar böyle savaşlardır.
 
Çanakkale Savaşları bunlar kadar gösterişli ve karmaşık yapılı savaşlar değildir. Ancak bu savaşların hiç birisi, yapılış biçimleri ve tarihsel sonuçlarının uygarlık tarihi süreci üzerindeki etkileri bakımından Çanakkale Savaşları kadar önemli sayılamazlar. Çünkü Çanakkale Savaşları, tarihin akışını değiştiren, Dünya Harp Tarihinde eşi ve benzeri bulunmayan savaşlardır.
 
Şöyle ki, çarpışan taraflardan birinin tamamen sularda, ötekinin tamamen bu sulara yukarıdan bakan tepelerde savaştığı ilk ve tek savaş Çanakkale savaşlarıdır. Yine aynı şekilde, savaşılan ülkenin doğrudan doğruya kalbini yani başşehrini ele geçirmek için yapılmış başka bir savaş ya da savaş planı yoktur. Bu savaşta İngilizlerin hedefi Osmanlı Devletinin Başşehri olan İstanbul’u ele geçirmek ve böylelikle savaşı çok kısa bir süre içerisinde bitirmektir. İngiliz Bahriye Bakanı Winston Churchill, daha Çanakkale Boğazı ağzında bir iki top atışıyla Osmanlı Ordusunun Balkan Savaşlarında olduğu darmadağın olup bozguna uğrayacağını düşünmektedir. Böylece emperyalist İngiliz Ordusu elini kolunu sallaya sallaya İstanbul’u ele geçirecek ve 1. Dünya savaşı kısa sürede sona erecektir.
 
İşte, Nusrat Mayın Gemisinin Çanakkale Boğazındaki Karanlık Koy Mevkiine döşediği mayınlar ve dahilik ötesi, inanılmaz öngörüsü ile İngiliz çıkartmasının Arıburnu’na yapılacağını tespit ederek, tek başına aldığı inisiyatifle emrindeki 57. Alayla birlikte düşman askerlerini püskürten Mustafa Kemal Atatürk, emperyalistlerin bu hesapları bozmuştur. Daha o zamanlar kim olduğu bilinmeyen, kendi halinde, mütevazı bir yarbay olan Mustafa Kemal’in tek başına oynadığı bu rolle, bir devlet için ölüm kalım derecesinde yaşamsal önem taşıyan bir  savaşın sonucunu belirlediği yegane savaş Çanakkale Savaşlarıdır. İstanbul’un işgalden kurtulmasını ve savaşın üç yıl daha sürmesini sağlamıştır. Zaferin ardından İstanbul’a dönüşünde Mustafa Kemal, Osmanlı Sarayında bile “Payitahtı kurtaran Sarı Paşa” olarak karşılanmıştır.
 
Günümüzde Mustafa Kemal’in oynadığı rol dile getirilmeden yapılan anma konuşmaları ya art niyetlidir, ya da büyük bir aymazlıktır. Rüyalara giren ak saçlı, ak sakallı dede masalları ve İngiliz alayını yutan bulut gibi hurafeleler tarihsel açıdan hiçbir anlam ifade etmezler. Çanakkale Zaferi, Anafartalar Kahramanı Yarbay Mustafa Kemal’in üstün komutanlık özellikleri, olağanüstü dehası ve Kahraman Mehmetçiğin kanı sayesinde kazanılmıştır. Yüz yıldır yenilmeyen dünya devi İngiliz Donanmasının sonunu harekattan bir gün önce Nusrat Mayın Gemisi tarafından beklenmedik şekilde kıyıya paralel olarak döşenen 26 mayın getirmiştir. Çanakkale Savaşları, dünyanın son centilmenler savaşıdır. Tepelerden atılan top atışları sonucunda denize dökülen düşman askerleri sahile çıkabilsin diye top atışları durdurulmuştur. Mehmetçik kıyıya sağ çıkabilen yaralı düşman askerlerini sırtında taşıyarak tedavilerinin yapılmasını sağlamıştır.
 
Dünya Harp tarihinde; bir tarafın, yani İngilizlerin çağının son teknolojisi donanmalarla, en gelişmiş silahlarla ve sınırsız lojistik destekle süper ötesi güçlü, karşı tarafın ise, yani Osmanlı Ordusunun kendini savunmak için yeterli silah ve lojistik destek bakımından son derece güçsüz olduğu ancak, dünyada yapılan tüm tahminlerin aksine çok güçsüzün süper güçlüyü ağır bir yenilgiye uğrattığı başkaca bir savaş yoktur.
 
Bu savaşta emperyalist İngiltere devletinin bir amacı da Lenin önderliğindeki bolşevik Kızılordu ile savaşan Rus Çarı II. Nikolai’ye yardım götürmekti. Çanakkale’yi geçemeyen İngilizler’den yeterli yardımı alamayan Çar orduları ağır bir yenilgiye uğradılar. Böylece Rus Çarlığı dağıldı. Lenin tarafından Büyük Ekim Devrimi gerçekleştirildi. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği kuruldu. Böylelikle Çanakkale Zaferimiz, uygarlık tarihinin akışını değiştirdi. Vatanın kurtuluşu uğrunda emperyalist devletlerle yapılan savaşta gözünü kırpmadan göğsünü siper eden Çanakkale Şehit ve Gazilerinin torunları olmanın onuru en büyük mutluluktur.

Celal TEZEL
E. Öğr. Gör. Uzm.
Bu yazı toplam 30 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1