Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Suçlu hepimiziz

16 Nisan 2021 Cuma 09:23
Mehmet Can BULUT
COVID-19 salgınının hızla hüküm sürdüğü, hergün 250 civarında insanımızın hayatını kaybetmesine ve 50 bin civarında vaka yaşanmasına sebep olduğu böyle bir dönemde gerçek suçluyu tespit eden Sağlık Bakanımız, “suçlu hepimiz” diyerek suçluyu bulmuş oldu!
 
T.C. Sağlık Bakanlığında oturmakta olan Fahrettin Koca’nın böyle bir açıklamayı yapmış olması gerçekten çok talihsizliktir; çok bilinçsizliktir! Bunu daha başka bir şekilde yorumlamakta mümkün değildir.
 
Yaklaşık 14 aydan beri ülkemizde de devam etmekte olan COVID-19 salgınıyla ilgili süreçte maskeyi, kapanma olayını ve hele hele aşılama olayını hiç de iyi yönetemeyen Sağlık Bakanı’nın “suçlu hepimiziz” demesi devam eden başarısız salgın günlerine kılıf bulmaktan öte bir şey değildir. Türk halkından bir tek oy almadan T.C. Sağlık Bakanlığı koltuğunda oturmakta olan Fahrettin Koca, kendince salgının gerçek sebebini de açıklamış oldu!!!
 
Üç kişinin bir çorbacı dükkanında çorba içmesini yasaklayan ancak AKP’nin 10 binlerce insanın bir araya gelerek kongre yapmasını görmezden gelen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca “suçlu hepimiziz” diyerek en kestirme yoldan bahane üretmiş oldu. Sorunun sebebini tespit etmiş oldu.
 
COVID-19 salgınının başladığı günden günümüze kadar henüz 9 milyon insanımızın dahi aşılama işlemini tamamlamayan AKP iktidarı, hala tarih vermeye devam ediyor. Aşı falan ayda gelecek, falanca ayda şu kadar insana aşı uygulanacak demeyi sürdürüyor.
 
Ya 65 yaş ve üzeri yaşlara uygulanan kısıtlamalara ne demeli? Salgının başladığı günden günümüze kadar 65 yaş üzeri insanlarımıza sürekli kısıtlama getirerek insanların yaşam zevklerini ellerinden alan AKP zihniyeti bir ölçüde COVID-19 salgınının ana sebebi olarak belli yaştaki insanlarımızı göstermiş oluyor. Sağlık uzmanlarının ısrarla “kapanmamız gerekiyor” uyarılarını görmezlikten, duymazlıktan geleceksin, sonra da 65 yaş ve üstündeki insanlarımıza yaşarken cehennemi yaşatacaktır. Olacak iş değil.
 
AKP zihniyeti aynen şöyle:
 
“Ben yasak koydum. Sen nasıl yaşarsan yaşa…”

 
128 MİLYAR DOLAR NEREDE?

 
Hükümetimiz ekonomik konuların, işsizliğin, sefaletin konuşulmaması için ellerinden ne geliyorsa onu yapıyor, sürekli olarak gündem değiştiriyor.
 

Kanal İstanbul söyleminden sonra emekli oramirallerin basın açıklamalarına sığınan AKP, oramiralleri darbeci olarak değerlendirerek gözaltına aldırdı. Amirallerin 10 tanesi gözaltına alınır-alınmaz iktidar ile yakın çevresi, amirallerin darbeci olduklarını, bunların emekli maaşlarının kesilmesi gerektiğini, apoletlerinin sökülmesini ve ordu evlerine alınmamaları gerektiğini savundular.
Sonunda ne oldu?
 
8 günlük sorgulama ve gözaltından sonra hakim karşısına çıkartılan amirallerin tamamı suçsuz bulunarak, serbest bırakıldılar.
 
Gözaltı süreçlerinin başladığı ilk günden itibaren amirallerin vatan haini, darbeciler, bunların emekli maaşları kesilmeli, apoletleri sökülmeli diyenlerin bundan böyle Türk toplumunun yüzüne nasıl bakacaklarını merak ediyorum. Göbekten konuşan her insanın böyle durumlara düşmesinin kaçınılmaz olacağını söylemek istiyorum.
 
Gelelim “128 milyar nerede?” olayına. Ünlü damat Berat Albayrak’ın ekonomi bakanlığı koltuğuna oturduğu günlerde Merkez Bankası kasasında bulunan 128 milyar doların buharlaştırıldığı iddia edilerek, gündeme taşındı. Türk halkı adına olayın peşine takılan Cumhuriyet Halk Partisi ve Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP hükümetine ısrarla “128 milyar dolar ne oldu?” diyerek, bu devasa paranın akıbetini sordu. CHP’liler ısrarla sordular ama nedendir bilinmez bir türlü cevap verilemedi. CHP’nin bu durumu bez pankartlara yazıp il ve ilçe binalarına asmaları ise nedendir bilinmez suç oldu.
 
Üzerinde sadece ve sadece “128 milyar dolar nerede?” yazan bir pankartın suç teşkil ettiğini de insanoğlu ilk kez öğrenmiş oldu.
 
İddia edilen 128 milyar doların buharlaştırılması suç olmuyor, 128 milyar doların akıbetini Türk halkı adına sormak suç oluyor. Böyle bir anlayış olabilir mi?
 
Yoksa 128 milyar doların ortada bulunmaması mı devlet sırrı kategorisine giriyor?
 
84 milyon Türk insanının ortak varlığı olan 128 milyar doların akıbetini sormak suç, servet parayı buharlaştırmak serbest, öyle mi?
Bu yazı toplam 284 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • CHP’li Belediyeler halkın umudu oldu11 Mayıs 2021 Salı 15:40
  • Ne yersen ye, ama “Kapan”29 Nisan 2021 Perşembe 08:34
  • Emekli ikramiyesi22 Nisan 2021 Perşembe 08:56
  • Suçlu hepimiziz16 Nisan 2021 Cuma 09:23
  • CHP’li Belediyeler9 Nisan 2021 Cuma 08:03
  • CHP’nin Yerel İktidarı 2 Nisan 2021 Cuma 08:48
  • Başımız Dönüyor26 Mart 2021 Cuma 08:23
  • Mutsuz Bir Toplum Olduk19 Mart 2021 Cuma 08:54
  • Levent Gültekin'e saldırı olayı12 Mart 2021 Cuma 11:21
  • Bayat Ekmek5 Mart 2021 Cuma 09:03
  • Tarsus CHP26 Şubat 2021 Cuma 08:50
  • Murat Kaya19 Şubat 2021 Cuma 09:29
  • Kartallar Yüksek Uçar13 Şubat 2021 Cumartesi 14:28
  • Boğaziçi’ne Yazık Oluyor5 Şubat 2021 Cuma 08:22
  • Havuz Medyası30 Ocak 2021 Cumartesi 15:48
  • Isınabilmek lüks oldu29 Ocak 2021 Cuma 09:05
  • Gerçekleri Konuşamıyoruz22 Ocak 2021 Cuma 14:42
  • Ölen ölür, kalan sağlar bizimdir! 15 Ocak 2021 Cuma 08:48
  • Şarap Muhabbeti!4 Ocak 2021 Pazartesi 13:55
  • İsraf haram değil mi?31 Aralık 2020 Perşembe 14:26
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1