Ekonomik göstergelerin bir türlü düzelmediği bir dönemi yaşıyoruz. Yüksek faiz, TL’nin sürekli değer kaybetmesi, üretimden hızla uzaklaşan ekonomik düzen, istihdam alanlarının daralması ve tüm bunların oluşturduğu “iktidara güven duygusunun” yitirilmesi!Sıkıntılı süreç öyle birkaç ay veya yıl ile bu durumlara gelmedi; uzun zamandır süregelmektedir.
Analiz iyi yapılırsa 2013 Haziran eylemlerinin altında yatan nedenlerin de bu olduğu anlaşılacaktır.
Geride kalan 10-15 yıl içerisinde yoksullaşan halk kesiminin çoğalması, son seçimlerde sandığa da yansımaya başladı.
2019 yerel seçimlerinde CHP başta olmak üzere, diğer muhalefet partilerine birçok Büyükşehir Belediyesi kazandıran seçmen kitlesi, 2024 yerel seçim sonuçlarıyla da CHP’yi ülke genelinde birinci parti durumuna getirdi. 38. Kurultayda yaşananların yargıya taşınması, 21 Mayıs’ta “butlan” kararı ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden partinin başına getirilmesi ve sıcak Temmuz ayında, Özgür Özel’in “CHP’den ayrılıyor ve yeni bir parti kuruyoruz” çıkışı.
Yargının aldığı kararlar doğrultusunda, Türkiye’de siyasetin ve özellikle ana muhalefetin getirildiği durum ortada.
Mahkemenin “butlan” kararı vermesinin ardından muhalefetin birinci konusu bu oldu.
Ne ekonomik durum, ne yeni açılım süreciyle İmralı ile yapılan görüşmelerde ki son vaziyet, ne memleketin diğer önemli konuları! Bunlar fazla tartışılmıyor.
İktidarın istediği bir bir yaşanıyor veya yaşatılıyor!
Parçalanmış görüntü veren CHP, seçimlere gidilirken iktidarın tek isteyeceği şeydi. Bugün itibariyle de bunlar maalesef oldu.
Özellikle bu hafta içerisinde Özgür Özel’in yeni parti çıkışı ile CHP içerisinde yaşanan tartışmalara, CHP’li olmayanların da müdahil olduğunu gördük. Öyle ki sosyal medya kavgaları üst seviyelere çıktı.
Sanal ortamda paylaşım ve özellikle yorum savaşları yaşanıyor. Hakaretler, çirkin ifadeler maalesef ki hiç ama hiç yakışmayacak hal almış vaziyette! Düne kadar aynı çatı altında siyaset yapan birçok kişi hakaret boyutunda cümleler kurmakta.
Elbette oluşan bu durum birilerinin ekmeğine yağ sürüyor! Ülkenin gerçek gündem konuları yerine, merkez medyanın da şişirmesiyle “ana muhalefetin” durumu gündeme taşınıyor.
*
Türkiye’de aksak olan siyasal yaşamda inişli-çıkışlı dönemler cereyan etmiştir. Mevcut CHP yönetiminin bu şartlar altında sahada siyaset yapma şansının olmadığı açık. Kurulacak yeni partinin durumunun nasıl olacağı da önümüzde ki süreçte netlik kazanacak. Hal böyle iken, düne kadar omuz omuza mücadele eden insanların, ağır cümleler kurarak birbirlerini suçlamaları da gerçekten yersiz!
Şunu unutmamak gerekir ki, halk herşeyi görüyor, yaşıyor ve yorumluyor.
Halkın iradesinin önünde hiçbir gücün duramayacağını tarih her zaman yazdı. Bundan sonra da yazacağından emin olabilirsiniz!



























