Ülkemiz de ve tüm dünya da; siyasetin kaygan, politikacılığın kaypakhatta bulaşılmaması gereken bir olgu olarak algılanmasına karşın
politikacı gittiği her yerde saygı görür. Topluluklar da sözü dinlenir.
Önün de ceket iliklenir. Mitinglerine binlerce kişi katılır.
Bu durum toplumun fıkralar da yarattığı politikacı tipi ile
davranışları arasındaki çelişkiyi göstermektedir.
Toplum; bir taraftan siyaset ve politikacıya mesafeli yaklaşırken, öte
taraftan ona saygı duymaya, onu kendisine önder olarak kabul
etmeye devam eder.
O sebepten; fıkralarımla iğnelediğim siyaset kurumu ve
politikacıların saygınlığına helal geldiğini düşünmüyorum.
Ve hoşgörülerine sığınarak “politik mizaha”; devam diyorum!
***
BİZİM OĞLAN POLİTİKACI OLACAK
Bir gün bir karı-koca, 18 yaşında ki oğullarını bir testten geçirmeye
karar verirler.
Bir masanın üstüne bir miktar para, bir dini kitap ve bir şişe şarap
koyarlar.
Çocuk din kitabını seçerse din adamı, parayı seçerse işadamı, şarabı
seçerse de işe yaramaz tembel biri olacaktır bu testin sonunda.
Gizli bir yere saklanıp olacakları merakla beklemeye başlarlar.
Bir süre sonra oğlan gelir.
Parayı cebine koyar.
Din kitabını görüp sayfalarını karıştırır ve çantasına koyar.
Sonra şarabı görüp hepsini içer.
Babası eşine dönüp der ki:
- Hanım bizim çocuğun durumu sandığımızdan da beter çıktı, galiba
politikacı olacak!...
***
BAKAN YÜZME BİLMİYOR
Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememişti.
Ne yapsa makbule geçmiyor, basın her gün kendisiyle uğraşıyordu.
Nihayet ‘Öyle bir şey yapayım ki, gazeteciler mat olsun’ diye
düşünür ve ilan verir:
-Pazar günü saat 10.00’da denizin üzerinden yürüyerek geçeceğim.
Pazar sabahı saat 10.00’da tüm basın mensupları toplanırlar.
Bakan gelir ve elin de bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başlar.
Karşı kıyıya kadar da yürür.
Herkesin gözleri dehşetle açılmıştır...
Fakat ertesi günü tüm gazeteler de şu başlık vardır: “Bakan, yüzme
bilmiyor!”
***
RAHMETLİ İSMET PAŞA VE OSMAN BÖLÜKBAŞI ESPRİSİ
Rahmetli Osman Bölükbaşı ile İsmet Paşa bir uçak yolculuğunu
beraber yaparlar.
Yanlarında da İsmet Paşanın torunu vardır.
İsmet Paşa, torununa der ki:
-Git, Osman amcandan para iste.
O da gelip:
-Osman amca bana para verir misin? der.
- Ne yapacaksın oğlum parayı?
- Köylülere atacağım, sevinsinler,..
Osman Bölükbaşı cevabı patlatır:
-Git dedeni at; bütün Türkiye sevinsin!...
***
RAHMETLİ ERDAL İNÖNÜ
Seçmenlerden biri seçim otobüsünün önüne atılır ve Erdal Bey’e
hitaben:
-Ölürüm yoluna, diye haykırır.
Erdal Bey cevap verir:
-Dur, ölme. Bir oy, bir oydur!...
***
AKLINIZDA BULUNSUN: Ayıdan Post, Politikacıdan Dost Olmaz!
Yoluna; Yola Çıktığıyla Değil, Yol Da Bulduğuyla Devam Eder!




























