Muhafazakâr milletvekilinin biri aile doktorundan randevu alarak,görüşmeye gitmiş...
-Doktor, galiba önümüzdeki günlerde karımın bademciklerini almak
zorundasınız...
Doktor, dosyaya bakarak;
-Sayın Vekilim, kayıtlarınıza göre altı sene önce karınızın
bademciklerini almışız... Bir kişinin iki bademciği olması imkânsız...
-Haklısınız doktor... Ancak bir adamın iki karısı olamaz mı?...
***
CİMRİ MİLLETVEKİLİN BAHANESİ
Cimriliği ile ünlü Milletvekiline ait portakal bahçesinin yanından
geçenler yemyeşil yapraklar arasında güzel bir görünüm oluşturan
portakallara bakınca yeme arzusu duyarlarmış.
Fakat doğrudan istemekten çekindikleri için dolambaçlı yollardan
istemeyi uygun bulurlar ve milletvekiline giderek:
-Hastamız var, portakal canı çekmiş diyerek isterlermiş.
Milletvekili de hastalık lafını duyunca istemeye istemeye de olsa
dayanamaz verirmiş.
Gelip geçene portakal vermekten bıkan Cimri Milletvekili Sağlık
Bakanlığına atanınca mevsim başında daha portakallar tam
olgunlaşmadan tümünü toplamış ve ağaçları cascavlak bırakmış!
Ağaçlarda portakal göremeyen vatandaşlar milletvekiline:
-Portakalların tamamını niçin topladınız? Diye sorunca da:
Cimriliğimden diyemeyen Milletvekili:
-Eee artık Sağlık Bakanı oldum ya; Milleti hastalıktan kurtarmak
için!!!
****
KABAK CENNET YEMEĞİ AMA…
Eskiden köylerde Cami İmamlarının yemek ihtiyaçları köy sakinleri
tarafından karşılanırdı.
Seçimlere kısa bir süre kala, köye yeni atanan İmam Efendi,
kendisine torpil yapan milletvekili ile birlikte hem propaganda hem
de vazife yapmak üzere büyük bir köye gelirler.
Midesine düşkün olan ve yemeyi çok seven milletvekili İlk akşam
cami de vaaz edecek olan İmam’a:
-Aman gözünü seveyim, yemeksiz kalmayalım, vaazın da
yemeklerden bahset diyerek tavsiye de bulunur.
Milletvekilin tavsiyesine uyan İmam: Vaazı boyunca
kabağın cennet meyvesi olduğundan ve kabak yemeğinin
faziletlerinden bahseder. “;Kabak yemeğini pişiren de yiyen de
cennetlik” der
Bu vaazdan sonra İmam ve Milletvekilinin kaldığı Cami lojmanına
her gün kabak yemeği gelmeye başlar.
Öğle kabak, Akşam kabak.
İmam ve Milletvekili kabak yemekten bıkarlar.
O kadar bıkarlar ki; Milletvekili: Yahu İmam Efendi şu ezan sırasında
bir mesaj ver de kabak yemekten kurtulalım deyince İmam Ezanı
şöyle okur:
-Eşhedü En Lailahe İllallah. Sabah kabak, akşam kabak bezdik ya
Resullallah…
Köylü toplanıp İmam’a gelir:
Derler ki: -İmam Efendi sen ne yaptın? Sen bize kabağın faziletinden
bahsetmedin mi? Bizim yaptığımız sana iyilik olsun diyedir. Hiç
cennet taamından bıkılır mı? Sana kabak yemeği getirmekle hem
sen, hem de biz sevap kazanıyorduk!
İmam cevap verir:- Ey Cemaat kabak cennet taamıdır dedik ama;
-Bu fakir fukara taamıdır! Milletvekili Ve İmamların Taamı Börek İle
Baklavadır!
***
POLİTİKACININ SİNİRİ
Kentin ileri gelen politikacısı magazin dergisinde kızının açık saçık
uygunsuz fotoğraflarını görünce karısına çıkışmış;
-Senin yetiştireceğin kız ancak böyle olur…
Kadın önüne atılan dergideki pozlara bakmış ve sormuş;
-Bacaklar, göğüsler maşallah süper çıkmış... Nesi varmış kızımın?
Politikacı iyice sinirlenmiş;
-Nesi mi var?... Elindeki sigarayı görmedin mi?
***
AKLINIZDA BULUNSUN: Sabret, ölümün gerçek olduğu dünyada; varsın
haklı çıkan hep onlar olsun!




























