Henüz teknolojinin gelişmediği eski zamanda politikacının biri Kıbrıs'a geziye giderken bir başka politikacı arkadaşına "Bir isteğin varsa getireyim" der.Yaşlılığından ve yürümekte zorlandığından bahseden politikacı, "Bana bir Kıbrıs eşeği getirirseniz ömür boyu size duacı olurum" diye eşek getirmesini rica eder.
Kıbrıs'a giden politikacı, gezi dönüşünde rıhtımda eşek siparişi veren politikacı arkadaşını gördüğünde eşek almayı unuttuğunu hatırlayıp mahcup bir şekilde "Affedersin sevgili dostum, seni görünce eşek aklıma geldi" der.
Yaşlı ve kurnaz politikacı ise zekice lafı gediğine koyar: "Sevgili dostum, siz geldiniz ya, o eşek gelmese de olur!
***
SİYASETİN ÖZÜ: EVDEKİ DÜZEN
Bir gün ilkokul öğretmeni Ali’ye "siyaset" kelimesinin ne anlama geldiğini sorar
Ali çocuk aklıyla tam bir yanıt veremez.
Akşam eve gidince babasına sorar:
-Baba, siyaset nedir?
Baba düşünür ve oğluna anlayabileceği bir dille şöyle anlatır:
-Bak oğlum; bu eve parayı getiren kim? -Ben...
-Ben kapitalist rejimim.
-Parayı alıp evin yiyecek, içecek ve diğer ihtiyaçlarını karşılayan kim? -Annen.
-O da hükümet.
-Küçük kardeşinle ilgilenen kim? -Dadımız...
-Dadın işçi sınıfı,
-Kardeşin geleceğimiz,
-Sen ise halksın…
Ali bu bilgileri kafasına yazar ve yatar.
Gece yarısı kardeşinin ağlama sesleriyle uyanır.
Bir de bakar ki kardeşinin altı pislenmiş.
Hemen annesinin (hükümetin) odasına gider.
Annesi derin bir uykudadır, uyanmaz.
Dadının (işçinin) odasına bakar, dadı da yorgunluktan sızıp kalmıştır, uyanmaz.
Babasının (kapitalizmin) yanına koşar, babası da oralı olmaz.
Ve Ali şu gerçeği fark eder:
Halk, sorunlarıyla baş başa kaldığında; ne hükümet uyanıktır, ne işçi, ne de sistem!
***
POLİTİKA VE YALAN
Seçim kampanyası için otobüs dolusu politikacı Teksas’ta seyahat ediyormuş.
Şoförün bir anlık dalgınlığı sonucu otobüs büyükçe bir şarampole yuvarlanmış.
Kazayı uzaktan gören çiftçi hemen koşmuş. Gece kurda kuşa yem olmasınlar diye cesetleri büyük emekle gömmüş.
Ertesi sabah olay yerine soruşturma için gelen şerif, çiftçiye sormuş:
-Otobüsteki bütün politikacıları gömdün demek... Hepsinin ölü olduğundan kesinlikle eminsin değil mi?
Çiftçi hiç istifini bozmadan cevap vermiş:
— Bazıları yaşadıklarını iddia ettiler ama... Politikacıları bilirsiniz, nasıl yalan söylerler!
****
BÖYLE BAŞA BÖYLE TARAK…
Adı sanı duyulmamış bir ülkenin Hazine ve Maliye Bakanının huzuruna çıkan memurlar:
-Sayın Bakanım hazine tım tıkır hiç para kalmadı.
-Hemen köprülerin girişine birer memur koyun her gelenden vergi alsınlar.
Uygulama başladıktan bir müddet sonra vergi memurlarına sormuş.
-Nasıl halktan bir şikâyet var mı?
-Yok Sayın Bakamın, halk tıpış geliyor ve vergisini verip geçiyor.
-Nasıl peki hazine doldu mu?
-Hayır halen çok eksik var.
-O zaman köprülerin çıkışına da birer memur koyun çıkandan da vergi alsınlar.
Aradan bir müddet daha geçmiş.
Bakan bey: Nasıl şimdi tepki-şikayet var mı?
-Yine yok demişler vatandaş kuzuz kuzu veriyor.
-İyi iyi demiş ve köprülerin ortasına da iri yarı memurlardan koyun ve gelene geçene birer tokat vursunlar!
Aradan bir müddet daha geçmiş bakan bey tekrar vatandaşın tepkisini sormuş,
Görevliler: Efendim vatandaşı şikayeti köprünün ortasındaki memurlardan. Deyince Bakan bey:-Hah şimdi vatandaşın tepkisini ölçebiliriz düşüncesiyle:
-Niye ki? Diye sormuş.
Efendim demişler: -Köprünün ortasında kuyruk oluyor İri yarı memur tek başına tokat vurmaya yetişemiyor Yanına bir memur daha verisin ki iki memur olursa en azından kuyrukta beklemeyiz ve evimize zamanında gideriz diyorlar.
Sayın Maliye bakanı da ''böyle başa böyle tarak'' diyerek zam yapmaya ve yeni vergiler koymaya devam etmiş!!!
(Bakalım nereye kadar?)
***
AKLINIZDA BULUNSUN: Kaderin planı, çoğu zaman bizim kurduğumuz planlardan, çok daha farklıdır.


























