Bir gün Mısır’da bir mumya bulunur ve bunun ölmeden önce ne iş yaptığı tartışması vardır.Amerika, İngiltere ve Türkiye’den uzmanlar istenir. Tabii ki Türkiye’den uzaman milletvekilleri gider.
Neyse İlk Amerikalılar başlarlar. 24 saat sonra çıkarlar ve olsa olsa tersanede çalışan bir gemi uzmanı olabilir çünkü kolunda sanki gemici işareti görür gibi olduk derler.
Ardından Mısırlı uzmanlar girer. 36 saat sonra çıkarlar ve bu adam kesinlikle tarım işçisi, dişlerinin arasında buğday tanesi görür gibi olduk derler.
Nihayet sıra Türkiye’den giden ''Uzman Milletvekillerine'' gelir ve içeri girerler.
Girip çıkmaları 10 dakika sürer.
''Bu adam emekli'' derler.
Herkes hayretle, bu kadar çabuk nasıl anladınız? Deyince
-Anlamayacak ne var, adam bir deri bir kemik kalmış!!!
***
POLİTİKACININ İNTİKAMI
Kıvrak zekâsıyla tanına ve her lafın altından kalkan bir politikacı yurt dışına gezmeye gider.
Otelin barında otururken içeriye çok güzel bir kadın girer. Kadının güzelliğine hayran kalan politikacı dayamaz ve kadına yaklaşarak:
-Affedersiniz hanımefendi biraz konuşabilir miyiz acaba?
Kadın birden haykırır:
-Terbiyesiz, utanmaz adam, ben sizin bildiğiniz kadınlardan değilim!!!
Politikacı utancından yerin dibine girmiş, kıpkırmızı bir suratla yerine oturmuş, karşılık verememenin üzüntüsüyle içi içini yerken
kadın politikacıya yaklaşır ve gülümseyerek:
- Az önceki olay için özür dilerim. Ben psikoloji öğrencisiyim ve utandırıcı durumlarda insanların nasıl davrandıklarını inceliyorum.
Bu açıklama politikacının canını daha fazla sıkar ve intikam alma vakti geldi diye düşünerek avaz avaz cevap verir.
- Neee? Gecesi 500 dolar mı? Deli misin sen?
Veee Politikacını intikamı acı olur!
***
EMEKLİ POLİTİKACI MÜTEAHHİTLİĞE SOYUNURSA…
Emekli olan Politikacının biri Müteahhitliğe soyunur.
6 katlı bir bina yapmak için ustaları ayarlar, şantiyeyi, kurar.
Bir hafta sonra duvar ustası hastalık bahanesiyle gelmez.
Ustanın gelmemesine sinirlenen politikacı ''ben yaparım'' diyerek tulumu giyer, işe başlar.
Başlar başlamasına ama iki saat dolmadan kendini hastanede bulur.
İş kazası tabi polis ifade alır.
Acemi Müteahhit eski politikacı, polise şöyle anlatır iş kazasını:
-Baktım ki inşaatın altıncı katında biraz tuğla artmış.
Yaklaşık 250 kg kadar olduğunu sandığım bu tuğlaları aşağıya indirmem gerekir diye düşündüm.
Aşağıya indim bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım, altıncı kata çıktım, ipi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya salladım.
Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili altıncı kata çıkardım.
İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım.
Tüm tuğlaları varile doldurdum.
Aşağıya inip ucunu çözdüm. İpi çözmemle birlikte kendimi havalar da buldum.
Nasıl bulmayayım?
Ben yaklaşık 70 kiloyum, 250 kg lık varil hızla aşağıya düşerken, beni yukarıya çekti.
Heyecandan ve şaşkınlıktan ipin ucunu çekmeyi akıl edemedim.
Yolun yarısında dolu varille çarpıştık. Sağ iki kaburgamın bu sırada kırıldığını sanıyorum.
Tam yukarıya çıkınca, iki parmağım iple birlikte çıkrığa sıkıştı. Parmaklarımda bu sırada kırıldı.
Varil hafifleyince, bu kez ben aşağı inmeye, varil yukarı çıkmaya başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık. Sol bacağımın kaval kemiğinin bu sırada kırıldı.
Can havliyle ipi bırakmayı akıl ettim. Başımı yukarı kaldırdığımda boş varilin hızla üzerime geldiğini gördüm. Kafatasımın da böyle çatladığını sanıyorum.
Bayılmışım gözümü hastanede açtım.
Cenabı Haktan tüm kullarını böyle görünmez kazalardan korumasını dilerim polis bey…
Ayrıca; yarından tezi yok. Müttehitliği bırakıyorum ve tekrardan eski mesleğim olan Milletvekilliğine dönüyorum.
Neden mi?
Çünkü Milletvekilliğinin kazası belası yok. Mecliste kaldır kolu, indir eli... Daha başka iş yaparsam ne olayım!!!
***
AKLINIZDA BULUNSUN: Ölümün olduğu bu dünyada hiçbir şey çok da ciddi değildir aslında…




























