İki tavuk markette alışveriş yapıyorlarmış.Bir yumurta standının önüne gelmişler.
Etikette yumurta 30 kuruş yazıyormuş.
Tavuklardan biri diğerine;
- Bak bu yumurtaları ben yumurtladım, demiş böbürlenerek.
Dolaşmaya devam ederken başka bir yumurta standına gelmişler.
Kocaman, çift sarılı köy yumurtaları ve fiyat 40 kuruş.
Bu sefer diğer tavuk atılmış;
- Bak bu yumurtaları da ben yumurtladım...
Diğeri gülümseyerek cevap vermiş;
-Ben de bunlardan yumurtlayacaktım ama kocam 10 kuruş için kıçını yırtmaya değmez, dedi…
“Sayın Kılıçdaroğlu, Butlan; için değmez!!!
***
ÜÇÜ DE YAPILSIN
Avukat, politikacı müvekkiline telgraf çekti:
-Başınız sağ olsun.
-Karınızın gömülmesini mi, mumyalanmasını mı, yoksa yakılmasını mı sağlayalım?
Ertesi gün cevap geldi:
-Emin olmak için üçü de yapılsın.
***
MANTAR ZEHİRLENME SERİSİ
-İki eski dost politikacı karşılaşır:
-Heey dostum iyi haberlerini aldım, evlenmişsin!
-Evet bu 4.oldu
-Önceki üçüne ne oldu peki?
-Üçü de öldü…
-Yapma ya; çok üzüldüm, nasıl oldu?
-İlk karım yediği mantarlardan zehirlenerek öldü.
-Bu korkunç bişey...
-Peki ya ikincisi?
-O da mantar zehirlenmesinden öldü.
-Tanrım, ne kaderin varmış senin...
-Ya üçüncüsü? Yoksa o da mı?
-Hayır hayır; o boynu kırılarak öldü.
-Anlıyorum, kazaydı yani...
-Hayır; mantarları yemedi.
***
KURBAN ÖĞÜDÜ
Kurban bayramının gereğini yerine getirmeyenler için şairlerimiz ters öğüt ve tekerlemeler söylemişler! Erzurum dolaylarından bir
örnek:
***
“İki komşu birbirinin milleti
Her ikisi bir peygamber ümmeti
Biri kurban kesir pişirir eti
Yeyir içir Halilullah aşkına
Komşusu da bakir Allah aşkına
Hak için kurban, küp için kavurma”
***
Demek isteniyor ki, “Allah için kurban; küp için kavurma olmamalı.
Kurban etinin bir kısmı, hatta üçte ikisi fakir fukarayla, yoksulla
yoksunla paylaşılmalı.
Öylemi…?
Yoksa şairin dediği gibi; Hak, için kurban, Küp için kavurma!; mı
oldu?
***
Söz, Erzurum’dan açılmışken bir Erzurum fıkrasıyla süsleyelim
yazımızı:
***
Erzurumlu tarladaki harmanını sürmüş, savurup deneyi samandan
ayıracak…
Öğleden sonra gökyüzü kararmaya başlamış…
– ‘Allah’ım, ne olirsen ekinimi savurmadan yağmurunu yağdırma!
Hiç olmazsa bir gün müsaade et Allah’ım ne olirsen … diye dualar
edip durmuş.
İşinin bitmesine yarım saat kala bir yağmur bir boran ki sormayın
gitsin. Tüm ekini, hasadı çürümüş.
O hırsla eve gelmiş, bi de bakmış ki; eşeği de yıldırım çarpmış.
Bu olay Erzurumlunun içine oturmuş ama bir şey de yapamamış.
Zaman geçmiş, Ramazan ayı gelmiş.
İlk gün niyetlenmiş. İftara tam yarım saat kala, bir sigara çıkartıp
yakmış.
İlk nefesini şöyle bir güzelce çekmiş ve gökyüzüne bakarak üflemiş.
-Nasıl? illet oliysen şimdi değil mi? demiş ve eklemiş:
– Ölen eşeği de gurbana saymazsam şerefsizim.
***
AKILINIZDA BULUNSUN:Hayatta Omurgalı Olmak Lazım, Çünkü
Dik Durmamızı Omurgalar Sağlar!



























