Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Polisler İntihar Ediyor

11 Şubat 2020 Salı 19:18
Nevzat  KUMDERELİ
Sevgili okuyucular, 2020 yılı uğursuz mu geldi ne? Deprem, Çığ , İdlib Şehitleri ve İntiharlar ard arda… Kronolojik sırayla yazmaya kalksam sayfalar yetmez. Bu günkü sohbetimde sadece Polis intiharlarını ve nedenlerine dokunacağım.
Basından öğrenebildiğim kadarıyla son bir ayda 8 polis memuru, 1 bekçi, 1 emniyet müdürü olmak üzere 10 emniyet mensubu intihar etmiş. Bu intiharların nedenleri araştırılmalı.
 
Şimdilerde Bekçiler gündemde. Aldıkları maaş polemik sebebi. Üniversite mezunu bir memurun maaşıyla karşılaştırılıyor. Polislik zor lakin vallahi bekçilik on kat daha zor!
Düşünebiliyor muzunuz. Dünyanız tersine dönüyor. Gece ile gündüz ters- yüz oluyor. Gözünüzde şöyle bir canlandırın: Sabah saat 06.00 sıralarında eve geldiniz iki lokma bişeyler atıştırıp yattınız.
Çoluk çocuk kalktı, siz uyuyorsunuz.  Ortalama 8 saat uyduktan sonra kalktınız. Yine bir çay kahvaltı, sonra; ayakkabılarınızı boyamalı, tıraşınızı olmalısınız. Yoksa ilk karşılaştığınız amirden fırça yersiniz. O gece sabah olmaz. Dişlerinizi sıka sıka avurtlarınız patlar.
Bekçilerin dünyası ters yüz, polislerin ki çapraz. Niye çapraz dedim açıklamadan önce bir hatıratımı anlatayım ki durum daha iyi anlaşılsın.
 
Ankara sivil araştırma ekinde çalışıyorum. İlçeye yeni bir Emniyet müdürü geldi. Tuncay Yağmur isminde.  Çaprazlama bir sistem olan 12/24’e göre çalışan karakollar dâhil tüm personelin mesai saatini 12/12’ ye döndürdü.
Yani; 12 saat çalışıp, 12 saat istirahat... 12 saatin sonunda da bırakmıyor. 3 saat daha ekliyor. Etti mi size 15 saat. Eve gidiş gelişimiz içinde 2 saat ekleyin. Toplamı 17 saat, 24-17=7 saat kalıyor.
7 saat içinde yiyecek, içecek, istirahat edecek ve çoluk çocuğunuzla ilgileneceksiniz. Bir hafta geceye gelenler, diğer hafta gündüze gelecek; çaprazın kralı değil mi? Hafta izni bile yok…
+++
Bu şartlarda maaşınız 10 bin lira olsa ne yazar. Ev kirası, elektrik, su parası, çoluk çocuğun okul masrafı, el elde; başa baş çıkıyorsunuz. Zannedildiği gibi polis maaşından bir tasarrufta bulunamaz. Ama Allah için söylemek gerekirse, aç-açıkta kalmaz. Bir söz var ya ‘’ Tavşan kuyruğu gibi ne uzar, ne kısalır misali.’’
+++
Hiçbir şey dışarıdan görüldüğü gibi değildir. Sürekli psikolojik baskı altındasınız. Askerlik yapanlar bilir. Askerliğin bir tık altındadır polislik.
Psikolojik baskıya örnek bir anımı daha anlatayım ki; durumu daha iyi kavramanıza yardımcı olayım.
Kayseri’nin Sarız İlçesine yeni atanan savcı ve hâkimi, kaymakamın emriyle Kayseri merkeze getirdim. Yemek yediğimiz lokantanın çıkışında Kayseri İl Emniyet Müdürü Güner Kalkandelen’le karşılaştık.  Selam verdim. ‘’ Ne geziyorsun? Diye sordu. Bende ‘’ İlçeye yeni atanan savcı ve hakim beyleri getirdim müdürüm. Dedim, başıyla savcı ve hâkime selam verdi ayrıldı. 
(Bu müdür hakkında şunu yazmalıyım: Adı geçen bu müdür yaklaşık 6 ay kadar önce beni Sarız İlçesine sürmüştü. Mevzu uzun, burada anlatmaya yer yok. Ama şu kadarını söylemeliyim:
Bana ‘’seni Sarız’a sürüyorum dediğinde bende ‘’ Türk Bayrağının dalgalandığı her yere giderim’’ diye yanıt verince ‘’ çık dışarı ukala’’ diyerek odasından kovmuş ve ‘’Kara Kışta Ocak Ayında’’ Sarız İlçesine atamamı çıkartmıştı. Sürgün hikayesi yüreğimde ayrı bir dram…)
Neyse; ben savcı ve hakim beylerle Sarız’a döndüm. Arkadaşlar telaşla beni çağırdılar.
-Nevzat sen Kayseri’de ne yaptın ki? emniyet müdürü, karakol amirini aradı ve ‘’ Kayseri’de gördüğüm memur yarın sabah bir yere ayrılmasın beni beklesin’’ diye emir verdi.
Ertesi sabah saat 10.00 da geldi. Karakolda esas duruşta bekliyoruz. İçeri girer girmez bana yaklaştı ve:
-Sen kendini ne sanıyorsun. Nasıl bana selam vermeden geçiyorsun. Yanında ki savcıya, hakime mi güveniyorsun? diye bas bas bağırmaz mı? Afalladım ne diyeceğimi şaşırdım.
Sonradan arkadaşların dediğine göre sapsarı kesilmişim, gözüm dönmüş. Ben tanımadığım bir vatandaşa bile selam vermeden geçmem. Siz benim müdürümsünüz, size niye selam vermemeyim? dedim.
+++
Ama ‘’yukarıda Allah var’’ o an elim belime gitti, silahın kılıfındaki çıt çıtı açtım. Zaten horoz emniyetinde olan silahın horozunu kaldırdım. Saydır şu….şarjörü boşalt şuna diye içimden geçirdim. Çoluk çocuk gözümün önünde…
Neyse ki müdür daha fazla üstelemeden karakol amirinin odasına gitti. Orada dikilip kaldım… kafamdan bin türlü senaryo uçuşuyor.
Durumun vahametini anlayan, emekliği gelmiş Silifkeli Ali abimiz, boynuma sarıldı dışarı çıkardı...
Bu arada Kaymakam geldi. Benimle müdürün diyaloğunu anlatmışlar. ‘’Nevzat beyi ben görevlendirdim. Diyor.
Müdür: Görevden değil bana selam vermediğine kızdım deyip geçiştiriyor. Bir çay içip gitti. Elimden bir şey gelmedi ama ‘’bedduam’’ da ardından gitti…
+++
Yaaa… işte böyle dostlar.  Yutkunursun, konuşamazsın, içine atarsın, hakkını arayamazsın, esas duruşta boynunu büküp beklersin, hakaretler, azarlar, bağırıp çağırmalara teslim olursun…gıkını çıkartamazsın!
Gıkın çıkarsa; dosyana çizik atarlar, aylarca, yıllarca mobbinge maruz kalabilirsin! İsyanını, öfkeni kendi içinde alt edemezsen, maazallah intiharı veya katillik gibi bir felaketti yaşayabilirsin!
+++
Allah Polislerimize Hz. Eyüp sabrı versin. Bekçilere iki kat…. Üç kuruş fazla ver, sonra burnundan getir. İddia ediyorum araştırılsın. Birçok polis alkolik veya ruhsal bozukluk içendedir.
Psikolojik destek almak ayrı bir trajedi. Hemen silahına el koyarlar. Silahsız polis olmayı, evine barkına, yakınlarına nasıl anlatırsın? Ayrı bir ruhsal  yıkım…
+++
Vatandaşlarımıza sesleniyorum: Polisin kötüsü var mıdır? elbette vardır. Ama lütfen tüm teşkilatı suçlamadan önce empati yapın…
Polis arkadaşlarıma çağrımdır. İntihar çare değildir. Arkada bıraktıklarınızı düşünün.
Bilin ki; sizi insan yerine koymayan amirleriniz; son nefeslerine kadar solucan gibi sevgiden, saygıdan, şefkatten uzak, izbe bir köşede, vicdan azabıyla kıvrana kıvrana yaşamaktadırlar.’’ Bunun örnekleri çoktur.
Size; sevgi saygı göstermeyenleri, hamam böceğine benzetin ya da sevimsiz bir fareye… Hiçbir şey canınızdan, yaşamınızdan ve ailenizden daha değerli değildir. Umut her zaman vardır, umudunuzu yitirmeyin. Siz iyi olun çünkü iyiler daima kazanır.
++++
NOT: Kendisini hiç tanımam ama her bayram, her yılbaşı ve özel günlerde tebrik gönderip emekli polisleri hatırlayan, Mersin İl Emniyet Müdürü Mehmet ŞAHNE Müdürüme teşekkür ederim. Hatırlanmak güzel…

 
Bu yazı toplam 471 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Toplum Çıldırdı mı?18 Şubat 2020 Salı 18:17
  • Polisler İntihar Ediyor11 Şubat 2020 Salı 19:18
  • CHP’nin Abdullah Gül Senaryosu4 Şubat 2020 Salı 08:52
  • En Çok Sevilen Cumhurbaşkanı28 Ocak 2020 Salı 09:55
  • Yarım Okka Bile Yok21 Ocak 2020 Salı 17:30
  • Kısa Kısa14 Ocak 2020 Salı 10:22
  • Haluk Bozdoğan’a şifalar ve beklenti3 Ocak 2020 Cuma 17:28
  • Bu Nasıl Söz Dede..?17 Aralık 2019 Salı 15:44
  • Hangisine Yanayım!10 Aralık 2019 Salı 08:53
  • Milletin Geleceği Harcanıyor3 Aralık 2019 Salı 12:07
  • CHP’nin Halleri…26 Kasım 2019 Salı 12:58
  • Siyasi Mitomanlar19 Kasım 2019 Salı 09:25
  • Kim Kime Bindi..?12 Kasım 2019 Salı 08:58
  • CHP’de Kongre Süreci5 Kasım 2019 Salı 09:01
  • Atatürkçü Düşünce Derneği29 Ekim 2019 Salı 09:07
  • Vahap Seçer ve Tarım Ekonomisi 22 Ekim 2019 Salı 12:33
  • Senden Korkan Senin Gibi Olsun! 15 Ekim 2019 Salı 09:51
  • Savaş Tamtamları11 Ekim 2019 Cuma 08:31
  • Sahte Şeyhler Saltanatı8 Ekim 2019 Salı 16:55
  • Nazlı Ilıcak’ın Mektubu1 Ekim 2019 Salı 23:27
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1