Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Oyun Oynamanın Çocuklara Kazandırdığı 20 Altın İlke

13 Şubat 2017 Pazartesi 08:38
Bahar  SARIKAYA- 1. Sınıf Öğretmeni
Çocuk için vazgeçilmez bir yaşama biçimi olan oyun , çocuğun en doğal öğrenme aracıdır. Oyun çocuklar için keşfetme , öğrenme ve kendini ifade edebilmenin en iyi yöntemlerinden bir tanesidir.
 
Neden oyun?
Çocuk dış dünya ile ilgili merak ettiklerini öğrenmeye çalışırken çevresindeki bireylerden aldığı cevaplar onu pek tatmin etmez.  İşte çocuk anlamlandıramadığı ve tatmin olmadığı cevaplar sonrasında oyuna kaçar. 
 
Gerçeğin ne olduğunu anlamak bu kadar zorsa o zaman çözüm olarak yeni bir dünya kurmak kalır. Bu hayali dünya gerçek dünyanın izlerini taşır. Kurduğu oyunda bireyleri taklit eder ve henüz elde edemediklerini, tatmin olmayan isteklerini oyunda kendince keşfeder ve gerçekleştirir ya da oyun aracılığı ile deney imleyerek öğrenir.
 
Hayatının herhangi bir döneminde oyun oynamamış hiç kimse yok gibidir. Her insanın hayatında geçmişte oynadığı oyunların önemli bir yeri vardır. Oyunun çocuğun karakteri ve kişilik gelişiminde etkileri nelerdir? Anne ve babaların çocuklarıyla oyun oynamalarının önemi nedir? Bir öğretmen olarak bunu irdelemek istedim.
 
1- Oyun oynamak çocuklarımızdaki ”kurgulama duygusunu” geliştirir, bu da çocuklarda soyut düşünmenin aktif olarak çalışmasını tetikler.
 
2- Oyun oynamak çocuklardaki “empati ve sempati duygusunu“ geliştirir. Oyunda almış olduğu role bürünerek o rolde yaşayan insanların hayatlarını anlama şansını elde eder.
 
3- Oyun oynamak çocuklardaki “ konuşma” potansiyelini arttırır.
 
4- Oyun oynamak çocuklara kurallara uymasını öğretir, eğer kurallara uymaz ise neler olacağını deney imleme şansını sunar.
 
5- Oyun oynamak çocuklardaki “çözüm bulma“ duygusunu geliştirir.
 
6- Oyun oynamak çocuklardaki “paylaşma” duygusunu geliştirir.
 
7- Oyun oynamak çocuklardaki “iletişim” duygusunu geliştirir, aynı dili konuşmasalar bile aynı oyunda eğlenebilirler.
 
8- Oyun oynamak çocuklara “eğlenme“ fırsatı sunar.
 
9- Oyun oynamak çocuklara karşısındaki bir başka çocuğu anlama fırsatını sunar.
 
10- Çocuklar oyun oynarken bir nesne ya da aleti kullanmayı öğrenirken aynı zamanda hayal gücünü geliştirerek kullandığı materyaller arasında transfer yapmayı öğrenir, sopayı bacaklarının arasına alarak at gibi binebilir.
 
11- Oyun oynarken oyunda almış rolü canlandırırken hayatın içinde olan meslekler konusunda fikir sahibi olma şansını elde eder.
 
12- Oyun oynamak çocuğun motor faaliyetlerini geliştirir.
 
13- Oyun, çocuğa canının istediği zamanlarda değil; sırası geldiğinde yapması gerektiğini öğretir.
 
14- Ailesi ile iletişiminde ağlayarak elde ettiği her şeyi, oyun oynarken başka çocuklar tarafında ağladığında elde edemeyeceğini, hatta “mızmız ya da sürekli ağladığı için” bir daha ki seferde oyuna alınmayacağı uyarısını aldığında; duruma, kişilere şartlara göre “ davranışlarını şekillendirmesi” gerektiğini öğrenir.
 
15- Çocuklar oyun yoluyla duygusal olarak deşarj yaşarlar. Oyun yaşı çocuğun duygularını anlamlandıramaz, oyun çocuğa aynı zamanda duygularını da dile getirme fırsatı sunar.
 
16- Sosyalleşme becerisini güçlendirir. Yeni arkadaşlar edinir.
 
17- Bir gruba ait olmayı, birlikte hareket edebilmeyi öğrenir.
 
18- Oyun oynarken farklı sosyal çevrelerden arkadaşlar edinir bu sayede yeni bilgiler ,kelimeler, lezzetler, malzemeleri, öğrenir.
 
19- Çocukları oyun oynarken izlediğinizde çocuğunuzu gözlemleme şansını elde edersiniz, çocuğunuzun olaylar karşısında vermiş olduğu tepkileri, yaşıtlarına göre davranışsal, bedensel, sözel, duygusal gelişimi açısından farkındalık kazanmış olursunuz.
 
20- Oyun çocuklara hayatta her zaman kazanamayacağını, her işte ilk seferde mükemmel olamayacağını,yeterince uğraş verirse sonuçlarının her seferinde bir öncekinden daha iyi olacağını öğretir.Bu nedenle, çocuklarımızda oynadığımız ev oyunlarında her seferinde kazanmasına,her seferinde en iyi sen yaptın dememeye özen göstermeliyiz, bu şekilde davranarak egosunu okşadığımız çocuğumuz başka bir arkadaşıyla aynı oyunu oynadığında “babamı bile yendim senide yenerim “diye hareket ettiğinde yaşamış olduğu sonuç hüsran doğurabilir. Her kişi sizin çocuğunuza sizin kadar toleranslı olmayabilir ,özellikle yaşıtları, bu da çocuğunuzda başkaları ile iletişim kurmama,ben asla yapamıyorum, babamdan annemden, kardeşimden başkasını yenemiyorum duygusunu tatma, ya da kaybetmesi durumunda öfkelenmesine sebep olabilir. Bu nedenle evde oyun oynarken de kazanma-kaybetme duygusunu öğrenmeli, kaybettiğinde öfkelenip, ağlayıp, etrafa vurmak yerine başka tepkiler vermesi gerektiğini sizi gözlemleyerek öğrenme şansı olmalı.

 

Bana ulaşmak için:
baharsarikaya.blogspot.com.tr
baharsarikaya2009@hotmail.com

 
Bu yazı toplam 1421 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Çocuğumu Yetiştirirken12 Eylül 2017 Salı 08:55
  • Öğretmenler Marstan Veliler Merkür’ den21 Temmuz 2017 Cuma 08:58
  • Bir Çekin Elinizi Çocuklarınızın Üstünden11 Haziran 2017 Pazar 14:15
  • Haydi Mutlu Çocuk Yapalım!29 Mayıs 2017 Pazartesi 08:14
  • Çocuğuma Yalanı Ben Mi Öğretiyorum?17 Mayıs 2017 Çarşamba 22:59
  • Televizyon ve bilgisayarın çocuklarımız üzerindeki 20 zararı23 Mart 2017 Perşembe 08:23
  • Ağaç Yaşken Eğilir28 Şubat 2017 Salı 09:21
  • Sözel Şiddet (Küfür)27 Şubat 2017 Pazartesi 08:44
  • Oyun Oynamanın Çocuklara Kazandırdığı 20 Altın İlke13 Şubat 2017 Pazartesi 08:38
  • Başarının Püf Noktaları30 Ocak 2017 Pazartesi 08:27
  • Herkesin Çocuğu Okudu, Okuyamayan Bir Tek Benim Ki Kaldı22 Ocak 2017 Pazar 10:38
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1