Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Miting Tartışmaları ve Türk Siyasal Yaşamında İz Bırakan Mitingler

3 Aralık 2021 Cuma 08:35
Celal Tezel
100 Yılın felaketi Kovid-19 Pandemisi; Omicron Varyantının da etkisiyle hız kesmeden yayılmaya devam ediyor. Ülkemizdeki günlük vaka sayıları 20 binleri, günlük ölüm sayıları ise 190’ları geçmiş bulunuyor. Ancak her nedense, çok kötü bir şekilde seyreden bu salgın hastalık süreci, gerek bir kısım resmi otoriteler ve gerekse de halkımızın büyük bir çoğunluğu tarafından adeta görmezden geliniyor. Şimdi geldiğimiz noktada, yaklaşık olarak iki yılı bulan pandemi nedeniyle hepimiz çok yorulmuş bulunuyoruz. Yaşadığımız bu zorlu süreç dolayısıyla toplumumuzda büyük bir bıkkınlık oluştu. Bu ve benzeri nedenlerle karşı karşıya kaldığımız çeşitli zorluklar, sağlık sorunları, insanlık dramları ve hepsinden önemlisi de yaşanan çok sayıdaki ölümler bile adeta kanıksanmış gibi görünüyor. Ülkemizdeki gündelik yaşam, ortalık yerde sanki ölümcül bir salgın hastalık yokmuş gibi yaşanmaya ve olağan akışını sürdürmeye devam ediyor.
 
Salgınla ilgili veriler, televizyonların haber bültenlerinde sanki hava durumu raporu sunarmış gibi, sıradan bir takım istatistiki rakamlar şeklinde açıklanıyor. Pek fazla ayırdına varılmadan ekranlardan öylece geçiştiriliyor. Ve ardından hemencecik bir sonraki habere geçilerek işlem tamamlanıyor. Toplumsal olarak asıl can yakıcı, başat gündemimiz ekonomik sorunlar. Döviz kurlarının anormal şekilde yükselmesi, özellikle doların söndürülemeyen ateşi, ekonomik alanda ortaya çıkan güvensizlik ve belirsizlik ortamı gibi etkenler piyasalarımızın tüm dengelerini derinden derine sarsıyor. Yükselen enflasyon karşısında ücretlerin erimesi, fiyatların, özellikle de temel gıda fiyatlarının aşırı şekilde artması gibi sorunlara işsizlik, yaygın yoksulluk ve geçim sıkıntısı gibi sorunlar ekleniyor. Toplum olarak tüm bu ekonomik zorluklarla boğuşuyor, bunların üstesinden gelmeye çalışıyoruz. Toplumsal gündemimiz epeyce yüklü.
 
Varsa yoksa, gittikçe sertleşen ve kutuplaşan güncel siyaseti, toplumsal şiddeti, kadın cinayetlerini, uluslararası diplomatik sorunları, eriyen ücretleri, oluşan ekmek ve akaryakıt kuyruklarını tartışıp duruyoruz. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, geçtiğimiz hafta içerisinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, 4 Aralık’ta Mersin’de bir miting yapacağını açıklamasıyla birlikte yepyeni bir tartışma konumuz ve yapay bir gündem maddemiz daha oldu. Gündem değiştirmek için mi, yoksa siyasi rekabet amacıyla mitingi etkisiz kılmak için mi yapıldı? Bilemiyoruz ama, her ne hikmetse; CHP’nin miting yapmak için istediği, yaklaşık 2 Ay önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın miting düzenlediği Mersin Cumhuriyet Alanı CHP’ye verilmedi. Bunun yerine miting alanı olarak, eski Tevfik Sırrı Gür Stadının yıkıldığı yerde yapılan Millet Bahçesinin yanı miting alanı olarak gösterildi. Bu durum, kamuoyu tarafından ister istemez çifte standart ve keyfi bir uygulama olarak algılandı. Ve çeşitli yönleriyle tartışılmaya başlandı. İçinde yaşadığımız şu günlerde CHP’nin Mersin Mitingi nedeniyle gündeme gelmiş olan bu tartışmalar, Türk siyasal yaşamının yabancısı değildir. Ne yazık ki, Türk siyasal yaşamının geçmişi, etkili etkisiz, çalkantılı, çatışmalı, kavgalı gürültülü ve kimileri de siyasi tarihimizde gerçekten unutulmaz derin izler bırakmış olan sayısız mitingle ve miting tartışmalarıyla doludur.
 
Bu açıdan bakıldığında CHP’nin Mersin Mitingi, siyasal tarihimizde yapılan ne ilk ve ne de son tartışmalı miting olacaktır. Esasen Türkçeye, İngilizceden geçmiş olan ve TDK Sözlüğünde kısaca “Gösteri amacıyla veya bir olaya dikkati çekmek için genellikle açık yerlerde yapılan toplantı” şeklinde tanımlanan mitingler, siyasal partiler için en etkili, yüz yüze ve doğrudan doğruya yapılan propaganda yöntem ve tekniklerinden birisidir. Siyasal partiler, kendi seçmenlerinin siyasal tutumlarını pekiştirmek, kamuoyunu etkilemek, rakip siyasal partilere oy veren seçmenleri bu tercihlerinden caydırmak ve kendi partilerine oy vermeleri yönünde ikna ederek tutum değişikliği sağlamak gibi çeşitli amaçlarla mitingler düzenlemektedirler. Gerçi günümüzde, söz konusu bu amaçlara ulaşmak için her ne kadar kitle iletişim araçları, yazılı, görsel ve sosyal medya ve multi-medya sistemleri gibi çok gelişmiş teknolojiler kullanılıyor olsa da bu gelişmeler mitinglerin önemini ortadan kaldıramamıştır. Halkın nabzını tutmasını ve sokağın tepkilerini okumasını bilen siyasi liderler, halkın eğilimlerini ölçmenin en etkili yöntem ve tekniklerinin mitingler ve yürüyüşler olduğunu çok iyi bilirler. Sessiz halk yığınlarının en çok hangi sloganları benimsedikleri, ne kadar tepkili, kararlı ya da karasız oldukları en somut biçimde miting meydanlarında görülür. Çok partili demokratik sistemlerde seçim mitingleri, başka amaçlarla yapılan konulu mitingler ve miting benzeri kendiliğinden gelişen gösteri ve yürüyüşler her zaman yapılagelmiştir. Bu toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkı; Anayasanın 34. Maddesindeki “Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.” Hükmüyle düzenlenmiştir. Bu hakkın kullanılmasına ilişkin ülkemizde ayrıca 6021 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu çıkartılmıştır. Ülkemizdeki miting ve yürüyüşler bu yasalara göre düzenlenmektedir. Türk siyasal yaşamında derin İzler bırakan mitingleri burada saymakla bitiremeyiz.
 
Ancak belli başlı birkaç tanesini anımsayacak olursak bunların başında ünlü Sultanahmet ve Havza mitinglerini anmamız gerekir. Sultanahmet Mitingi, 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’i Yunanların işgal etmesini protesto etmek amacıyla 23 Mayıs 1919 günü İstanbul’da düzenlenmiştir. Mitingindeki konuşmayı İyi bir hatip olan Halide Edib Adıvar yapmıştır. Halide Edib’in burada, önceden hazırlanmadan ve yazmadan, doğaçlama olarak yaptığı konuşma; onu, bir kahraman haline getirmiştir. Konuşmasında dile getirdiği “Milletler dostumuz, hükûmetler düşmanımızdır.” Cümlesi, o günlerde ünlü bir slogan haline gelerek dilden dile yayılmıştır. Havza Mitingi ise, tamamen Mustafa Kemal Atatürk tarafından planlanıp hazırlanmış ve 30 Mayıs 1919 Cuma günü öğleden sonra Havza’da şimdiki belediye binası önünde yapılmıştır. Düşük katılımlı ve mütevazı bir miting olmasına rağmen sonuçları ve tüm ülkeye dalga dalga yayılan etkileri nedeniyle tarihe geçen önemli bir miting olmuştur. Unutulmazlar arasında sayabileceğimiz bir diğer mitingimiz ise Adnan Menderes’in ünlü Tarsus Mitingidir. Başbakan Adnan Menderes’in de yolcu olarak içerisinde bulunduğu uçak, 17 Şubat 1959 tarihinde, Londra'da düşmüştür. Kazada 12 kişi ölürken büyük bir şans eseri olarak Adnan Menderes kurtulmuştur. Bu olay nedeniyle Menderes’e bazı toplum kesimleri tarafından doğaüstü güçler atfedilmiştir. 
 
Olayın ardından yurt gezilerine çıkan Menderes, Miting yapmak üzere 5 Ocak 1960 tarihinde Tarsus'a gelmiş ve mahşeri bir kalabalık tarafından karşılanmıştır. Miting alanında onu bekleyen 3 kurban vardır. Bir dana, bir koyun ve bir de çocuk. Fanatik bir Menderes hayranı olan Ali Bayatoğlu adlı bir şahıs, Menderes'in uçak kazasından kurtulması onuruna 7 yaşındaki oğlu Süleyman Bayatoğlu'nu kurban etmek istemektedir. Menderes, Ali Bayatoğlu'nun elindeki pankartı görünce şoka girmiş, hemen üstü açık İmpala arabasından inerek bir eliyle bıçağını tutan babanın elinden kurbanlık çocuğu almış ve gözlerinden öperek onu kendi arabasına bindirmiştir. Bu dramatik, ilginç ve ibret verici öykü de siyasal tarihimizdeki yerini bu şekilde almıştır. Yine burada anmadan geçemeyeceğimiz unutulmaz mitinglerden birisi de Ecevit’in ünlü 1973 Tarsus Mitingidir. 1973/Ekim seçimleri için Tarsus’a gelen Ecevit’in seçim otobüsü Beydeğirmeni mıntıkasında karşılanmış, büyük bir kalabalık tarafından coşkun tezahüratlarla yolu kesilen Ecevit, asıl miting yeri olan Kleopatra Meydanına ancak dört saatte ulaşabilmiştir. Rahmetli Oral Mavioğlu’nun buradaki coşkun kalabalığı diri tutabilmek için dört saat boyunca yapmış olduğu etkili konuşmalar bugün bile olayın tanıklarının hafızalarındaki yerini korumaktadır.
 
Ecevit, yıllar sonra gazeteci Cüneyt Arcayürek’le yaptığı bir röportajında, CHP’nin 1973 seçimlerinde oy patlaması yapacağını Tarsus’taki karşılamada anladığını dile getirmiş ve bu olay nedeniyle Tarsus’a her zaman özel bir önem vermiştir. Unutulmayanlar arasında anılmadan geçilmesi çok büyük bir eksiklik oluşturacak olan son yılların en önemli eylemi ise; toplumda yaşanan adaletsizlikleri dile getirmek ve ön plana çıkarmak için Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan İstanbul’a yaptığı Adalet Yürüyüşü ve yürüyüşün hemen ardından milyonların katılımıyla İstanbul’da düzenlediği Adalet Mitingidir. Bu eylemin etkileri ve yankıları hala varlığını sürdürmektedir. Burada hemen şunu belirtmemiz gerekir ki, tarihsel olarak kriz ve toplumsal bunalım dönemlerinde ilk önce sosyalistlerin ve sosyal demokratların sesi yükselir. Günümüzde de öyle olmuş toplumsal sorunları dile getirmek için sokağa ilk çıkan partiler, Sol Parti, TİP, TKP ve Halkın Kurtuluş Partisi gibi partiler olmuştur.  Siyasal partilerin Mersin ve özellikle de Tarsus mitingleri her zaman çok önemli tarihsel sonuçlar doğurmuştur. 4 Aralık Mersin mitinginin başarılı olabilmesi için CHP’nin il ve ilçe yöneticileri, bütün varlıklarıyla, canla ve başla çalışmaktadırlar. Elbette ki bu miting de daha öncekiler gibi, hem miting öncesi tartışmaları, miting sırasında yaşananları, miting sonrasındaki etkileri ve kısacası her şeyiyle değerlendirilecek ve siyasal tarihimizdeki unutulmayan, kalıcı izli mitingler arasındaki yerini mutlaka alacaktır.

 
Bu yazı toplam 236 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Uluslararası örgütler Türkiye’yi nasıl etkiler?14 Ocak 2022 Cuma 08:42
  • Gıda Fiyatlarında İstenen Ucuzluk Sağlanabilir Mi?7 Ocak 2022 Cuma 08:48
  • Asıl Sorun Enflasyon31 Aralık 2021 Cuma 13:43
  • 1921 Ankara Antlaşması ve Tarsus’un Kurtuluşu24 Aralık 2021 Cuma 08:35
  • Çelişkili Ekonomik Model Açıklamaları ve Olağanüstü Hal Tartışmaları17 Aralık 2021 Cuma 18:05
  • Bütçe Hakkı ve Bütçe Görüşmelerinin Anlamı10 Aralık 2021 Cuma 08:32
  • Miting Tartışmaları ve Türk Siyasal Yaşamında İz Bırakan Mitingler3 Aralık 2021 Cuma 08:35
  • 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü ve Mirabal kardeşler26 Kasım 2021 Cuma 12:09
  • Hangi Öğretmenler Günü?22 Kasım 2021 Pazartesi 14:54
  • Çanak Çömlek Patladı19 Kasım 2021 Cuma 13:38
  • İşsizlikle mücadele önceliğimiz olmalıdır12 Kasım 2021 Cuma 08:02
  • Gıda fiyatlarını zincir marketler mi yükseltiyor?5 Kasım 2021 Cuma 08:10
  • 98. Yılında Çağdaş Cumhuriyet29 Ekim 2021 Cuma 10:29
  • Dövizin Ateşi Piyasayı Yakıyor22 Ekim 2021 Cuma 08:13
  • Yakıcı Sorunlar Arasında Yapay “Laiklik” Tartışmaları15 Ekim 2021 Cuma 08:08
  • Parlamenter Demokratik Sisteme Dönüş Talepleri Yükseliyor8 Ekim 2021 Cuma 08:27
  • Türkiye Suriye’den çekilmeye zorlanabilir1 Ekim 2021 Cuma 08:03
  • Üniversite öğrencilerinin kredi ve yurtlar sorunu24 Eylül 2021 Cuma 08:22
  • Yeni ve köklü bir üniversite reformunu tartışmalıyız17 Eylül 2021 Cuma 08:23
  • Okullardaki Sevinçli Açılış Hüsrana Dönüşmesin10 Eylül 2021 Cuma 08:56
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1