Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Koronavirüs

20 Mart 2020 Cuma 15:08
Mehmet Can BULUT
Koronavirüs konusunda geçtiğimiz haftaya kadar kafamız rahattı. Biraz endişeli olsak dahi virüs hastalığının biraz uzağındaydık. Büyüklerimizin açıklamaları böyleydi.
 
Bugün ise hastalık çok yakınımızda ve çok endişeliyiz. Koronavirüs hastalığı Türkiye’ye ne zaman girdi, ne zaman tanıştık belli değil.
 
İlk olarak Çin’de görülen ancak hızla yayılan koronavirüs hastalığı İtalya ve İran başta olmak üzere hemen hemen tüm Avrupa ülkelerini sarmış durumda. Eğitimden sportif faaliyetlere, sosyal faaliyetlerden toplu taşımaya, camilerde toplu namaz kılınması olayına kadar ne varsa etkiledi ve alt-üst etti.
 
Salgın bir hastalık türü olduğu tespit edilen koronavirüs hastalığı yüzünden ölenlerin sayısı ise dünya genelinde 9 bine yaklaşmış vaziyette. Vaka sayısı ise 100 binlerce ifade ediliyor.
 
Kendi ülkemize, yani Türkiye’ye baktığımızda son aylarda acı üstüne acı yaşıyoruz. Gerilere fazlaca gitmeye gerek yoktur sanırım. Sadece ve sadece içinde bulunduğumuz 2020 yılının ilk üç ayına bakmamız yeterli olacaktır.
 
Ocak ayı içerisinde Elazığ ve Malatya’da yaşanan deprem, akabinde Van’da meydana gelen çığ düşmesi olayı ve İdlib’de kaybettiğimiz Şehitlerimiz ulus olarak hepimizi derin üzüntüye sevk etmişti. Şimdi ise dünya ülkeleriyle birlikte karşılaştığımız koronavirüs hastalığı başımızın yeni belası oldu. Dünya gündeminin ilk sırasında koronavirüs hastalığı var. Bu hastalığın sebep olduğu ölüm olayları ise gerçekten çok acı. Herkesin ortak temennisi bu hastalığa karşı biran önce kesin çözüm bulunmasıdır. Bu salgın hastalık ölümlerin yanı sıra tüm dünya ülkelerinin dengesini bozmuş durumda. Ekonomi ise kelimenin tam anlamıyla felç oldu. Ülkelerin üretim dengeleri bozguna uğramış vaziyette.
 
Dünya sağlık örgütü başta olmak üzere, sağlıkla ilgili tüm ilgili kurum ve kuruluşlar koronavirüs hastalığına çözüm bulma çalışmalarını hızla sürdürüyorlar. Bir tek insanın canını kaybetmemesi için yoğun çaba harcıyorlar. Şu an için durum çok vahim. O denli vahim ki, Türkiye’de siyasetin dilinin dahi yumuşamasını sağladı koronavirüs hastalığı.
 
Öyle ki her fırsatta CHP’yi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nu suçlu ilan etmeye çalışanlar, hakaret yağdıranlar dahi bu alışkanlıklarını askıya almış vaziyetteler. Kimbilir belki onlarda canlarını kurtarmanın telaşına kapılmış olabilirler. Ama hiç kimse merak etmesin ki, Kemal Kılıçdaroğlu’nu dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’ni düşman olarak görenler belki önümüzdeki süreçte yeniden orta yere çıkıp “Koronavirüs’ün tek müsebbibi Kemal Kılıçdaroğlu ve O’nun CHP’sidir” diyebilirler!
 
Derlerse ne olur?
 
Derlerse gerçekten şaşmamak lazım. Çünkü onlar her şeye kılıf bulmakta maharetlidirler!!
 
Tabi ki ekonomi hariç.
 
ÇANKAYA KÖŞKÜNDE KORONAVİRÜS TOPLANTISI
 
Dünyanın dört bir yanına sıçrayan koronavirüs salgınıyla ilgili geniş kapsamlı toplantı Çankaya köşkünde yapıldı. Saatlerce süren bu toplantının yapıldığı yer ile toplantıya çağrılması gerektiği halde çağrılmayankuruluşlar hayli dikkat çekti.
 
Yıllardan beri Atatürk’ün köşkü olarak bilinen Çankaya köşküne uğramayan Recep Tayyip Erdoğan’ın toplantıyı orada yapmasının elbette ki bir sebebi vardı. Bir ihtimal Beştepe’yi koronavirüs hastalığından uzak tutmuş olabilir. Akla gelen ilk ihtimal bu olsa gerek. İkinci ihtimal ise Çankaya köşkünün sahip olduğu manevi değere mi sığındı?
 
Kişi hangi makamda oturuyor olursa olsun o kişi şeffaf olmalı. Hele hele Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan kişiyse topluma mutlaka bilgi vermelidir. 60 kişiden oluşan AKP heyetinin oluşturduğu toplantının Beştepe yerine Çankaya köşkünde yapılmış olması hayli dikkat çekiciydi.
 
Dikkat çeken diğer konu ise toplumun ayrıştırılmış olmasıdır. AKP’liler bir bütün olarak katıldıkları toplantıya yandaş ne kadar müteahhit ve iş insanı varsa davet edilmişti. Davet edilmeyen dolayısıyla sağlıkla ilgili toplantıya katılamayan Cumhuriyet Halk Partisi idi, diğer parti temsilcileri, Türkiye Tabipler Odası yöneticileriydi; Eczacılar Birliği yöneticileriydi. Koronavirüs gibi salgın ve tehlikeli bir hastalıkla ilgili geniş kapsamlı toplantı yapacaksın ama TTB’liliğini, Eczacılar Birliği’ni, CHP’yi ve DİSK’i davet etmeyeceksin. Bu olacak iş değildir. Bu toplumu ayrıştırmaktan öte hiçbir şey değildir.

 
Bu yazı toplam 517 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Bu nasıl mantıktır?24 Mart 2020 Salı 09:51
  • Koronavirüs20 Mart 2020 Cuma 15:08
  • Tahribat Büyük17 Mart 2020 Salı 09:25
  • TİY Nasıl Yaşıyor?13 Mart 2020 Cuma 10:05
  • Türkiye Hepimizin10 Mart 2020 Salı 08:42
  • Tatsız Siyaset6 Mart 2020 Cuma 09:32
  • Yükümüz Çok Ağır3 Mart 2020 Salı 09:18
  • Ozan Varal1 Mart 2020 Pazar 18:01
  • Artan intihar vakaları25 Şubat 2020 Salı 09:01
  • Niçin ulaşılmıyor?22 Şubat 2020 Cumartesi 09:00
  • Aman Dikkat18 Şubat 2020 Salı 18:19
  • Bir Tuğlaya Bir Ev14 Şubat 2020 Cuma 10:01
  • CHP’de İl Kongresi Heyecanı11 Şubat 2020 Salı 15:24
  • Ard Arda Felaket7 Şubat 2020 Cuma 12:56
  • Kızılay’a Yazık Oluyor4 Şubat 2020 Salı 08:53
  • Proje Yok Mu Bozdoğan?31 Ocak 2020 Cuma 14:52
  • Yaşananlar kader mi?29 Ocak 2020 Çarşamba 09:42
  • Atanmış Bakanlar24 Ocak 2020 Cuma 17:27
  • Şans Oyunları21 Ocak 2020 Salı 18:05
  • Bütçe Açığı17 Ocak 2020 Cuma 19:21
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1