Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

İklim Krizi... Küresel ısınma, su ve gıda güvenliği

27 Eylül 2025 Cumartesi 10:19
Selçuk ÜGÜTEN
Tabiatın tarihsel geçmişi ve maddi iklim süreçlerine baktığımızda, insan faktörü bu derece etkin ve yıkıcı değilken dünyanın bazı dönemlerde ısındığını, yine bazı dönemlerde soğuduğunu; fakat önü sonu kendi süreçleri sonunda insan ırkı dâhil yanısıra pek çok bitki, hayvan ve canlı türü için ekosistemler ve lokasyonlar oluşturmaya olanak sağladığını somutlayabiliyoruz.
 
Bu kendiliğinden iradi süreçlerin bir aksiyon alamadığı dönemlerde hep böyleydi. Oysa şimdi alet yapabilme, yaptığı alet ile doğaya ve diğer canlı türlerine karşı nispeten galip gelen insan ve insan toplumları, bu doğal akışı ve seyri iradi süreçler neticesinde tahripkâr aksiyonların ve kötü sonuçların alındığı bir yıkım sürecine çevirdi.
 
Doğa ve dünya ısınır ve yine soğur, soğur ve yine ısınır. Fakat bundan sonra üzerinde bir canlı çeşitliliği olur mu, bunu bilemiyoruz.
 
Sanayi devrimi sonrası gelişen üretim süreçleri, postmodern dünyanın tüketim çılgınlığı neticesinde fabrika sınai atıklarının doğaya karışması; araçların egzozlarından, fabrikaların bacalarından, parfümlerimizden, doğaya bıraktığımız plastik ve cam çöplerden, kendi seyrinde binlerce yılda oluşan ormanlarımızın determinatif bir şekilde insan ihmali ya da iradi müdahalelerle otel ve konut yapmak, maden çıkarmak ya da terör saikiyle bir beşinci kol faaliyeti olarak yaktırılması… Elbette bunlar dâhil sayacağımız pek çok veri bu ısınmayı ve iklim krizini tetikliyor.
 
Dört mevsimi ardı ardına layıkıyla idrak ettiğimiz yıllar epey geride kaldı. Öyle ki yaz aylarını atlatıp sonbahar aylarına geçişimizle bile sıcaklar durmaksızın devam ediyor ve dahi Ekim aylarında bile meteorolojik tetkikler neticesinde sıcak hava beklentisi hâkim. Mevsimler sarkıyor, yağış azlığı ve artan tüketim temiz içme suyu kuraklığı yaşamamıza sebep oluyor.
 
Diğer yanda Çin Halk Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan gibi devletler, kendi ülkelerindeki çölleri yeşillendirme faaliyetleri için teknolojiden ve özel ekim tekniklerinden yararlanırken; bu devasa çöl aksını iklimlendirebilmeleri yanı sıra Brezilya’daki Amazon ormanlarının aşırı tahribi, devasa barajların yeni iklim ve lokasyonlar yaratmaları da yağmurun ve karın nereye ve ne zaman, ne miktarda yağacağını etkiliyor. Yani modern dünyada savaşın bir diğer safhası da uzayın yanı sıra iklim savaşı. Ortadoğu’da ve dünyada savaşların her zaman için petrol, değerli toprak ve maden sahaları için yapıldığı söylenegelir. Ancak su havzalarının tahkimatı ve içilebilir temiz ve lezzetli suyun güvenliği de arz ettiği önemle birlikte önümüzdeki birkaç on yılda çıkması muhtemel çatışma ve çözümsüzlüklere kapı aralıyor.
 
Peki ne yapmalı?
 
Havadaki oksijeni temizleyip insan ve doğa sağlığını artıran akıllı ev ve şehirler inşa edilmekle başlanabilir. Duvarları alf ve yosundan olan bu nevi evler bazı ülkelerde pilot bölgelerde inşa edildi bile. Yanı sıra ülkemizdeki kuraklık ve çölleşmeyi önlemek adına yeni nesillere doğa ve iklim bilinci dersleri hem teorik olarak hem de izcilik pratiğiyle kazandırılabilir.
 
Fabrika atıkları için bacalarına ya da pis su tahliye borularına Birleşmiş Milletler ve AB standartlarında arıtıcı taktırılması bir kanun ile yasalaşabilir ve denetlenebilir olmakla birlikte; bu hususta iş insanlarına özendirici olması için vergi indirimi yanı sıra, bu arıtım ve rafinasyon süreci makine envanterlerinin yerli üretimini yapacak ve uygun fiyat ile iş insanlarına tedarik edecek girişimcilere gerekli proje onayı sağlandıktan sonra beş yıl elektrik ve su bedeli almama, uygun arsayı rayiç bedelinin yarısına T.C. hükümeti kamu adına tahsis edebilmelidir.
 
Diğer yandan sahil kentlerimizin su ihtiyacı, gerekli ve kâfi suyumuz olsa dahi yedek bir güç olarak yavaş yavaş denizden arıtılması başlanmalı. Pilot şehirler de bu tesislere kavuşmalı.
 
Modern ve verimli sulama teknikleri hakkında çiftçiler eğitilip bilinçlendirilmeli, büyük tarım şirketlerine de yol göstermek amaçlı bu şirketler ile çalışan mühendisler ve CEO’lar kamu-özel ekiplerinden destek alabilmeli.
 
Evlerde ve işyerlerinde sensörlü musluklar tercih edilmeli vb.
 
Yanan veya yakılan, yaktırılan ormanlarımızın acısı hâlâ içimizi yakarken, devasa bir kampanyayla ve seferberlikle yeni ormanlar yetiştirilmeli. Ormanlarımızı genç ve taze tutmak için kâğıt ve kereste vb. orman ürünleri için yaşlı ağaçların kesimi yerine yenilerinin dikimi, bilumum orman faaliyet sahası için bir program hazırlanıp uygulanmalı.
 
Çıkacak ve çıkması muhtemel yangınlar için yaz mevsimi başlar başlamaz orman yasağı konulup, ormanlara devriye gezecek kolcu teşkilatı oluşturulmalı. İradi olarak orman yakanlara genel af çıksa bile yararlanamayacakları bir biçimde müebbet hapis cezası T.C.K. maddesi olarak ele alınmalı.
 
İlk elden aklıma gelenler bunlar. Fakat su güvenliği, iklim krizi, küresel ısınma ve daha pek çok sorun için bir araya geldiğimizde eminim ki daha pek çok yararlı ve uygulanabilir çözüm önerisi bulur ve programlaştırabiliriz.
 
Birimizin bile “boş ver” demeden bilinç ile çoğalması ve toplumsallaşarak kamu vicdanı olması dileğiyle…
 
Öyle ya, her birimiz kendi evimizin önünü süpürürsek sokağımız nasıl tertemiz oluyorsa, “birileri yapmıyor, kendi geleceklerine, çocuklarının ve torunlarının geleceğinden çalıyor” diye kızıp küsüp kötüyü örnek almayalım. Suyu tasarruflu kullanalım.
 
Plastik ve cam atıklarımızla çevreyi kirletmeyelim, araçla yolculuk ederken yanan sigarayı söndürmeden dışarı atmayalım. Ormanları ve yeşili koruyalım.
 
Sağlıcakla kalın.
Selçuk ÜGÜTEN

 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Dünya Gıda Günü16 Ekim 2025 Perşembe 18:08
  • 11 Ekim, Dünya Kız Çocukları Günü 10 Ekim 2025 Cuma 15:41
  • Sosyolojisi Yiten Terör Hareketleri6 Ekim 2025 Pazartesi 17:47
  • İklim Krizi... Küresel ısınma, su ve gıda güvenliği27 Eylül 2025 Cumartesi 10:19
  • Tarihin Haklı Damarı Dışta Kalmak19 Eylül 2025 Cuma 17:10
  • Bir Ağacın Hikâyesi14 Eylül 2025 Pazar 15:36
  • Çanakkale 191517 Mart 2024 Pazar 14:35
  • Cennet anaların ayakları altındadır8 Mart 2024 Cuma 09:50
  • Bazı Kelimeler Üzerine Düşünceler17 Şubat 2024 Cumartesi 11:14
  • Dünya Sigarayı Bırakma Günü10 Şubat 2024 Cumartesi 10:58
  • 6 Şubat Acı Gün4 Şubat 2024 Pazar 19:54
  • İnci Taneleri, İkinci Dünya Savaşı Belgeseli, Mahsun J…1 Şubat 2024 Perşembe 19:57
  • Misak-ı Millinin 100. Yılı Üzerine29 Ocak 2024 Pazartesi 09:38
  • Küçük Partilerinde Tüzüklerini Okuyun26 Ocak 2024 Cuma 11:11
  • Yeniçağın Heyecanını Yaşayanlara22 Ocak 2024 Pazartesi 11:55
  • Mehmetçik insanlığın vicdanıdır!15 Ocak 2024 Pazartesi 21:14
  • Adalet Üzerine 12 Ocak 2024 Cuma 11:08
  • Gönül “Barış” ister, fakat; bir hakikattir “Savaş”1 Ocak 2024 Pazartesi 14:12
  • Yeni Yıla Girerken28 Aralık 2023 Perşembe 11:34
  • Kurtuluşa dair!24 Aralık 2023 Pazar 13:40
  • Akdeniz Gazetesi ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1