Tarsus, nüfusu her geçen gün artan bir kent. Sayı, geçici koruma altındaki insanlarında eklenmesi ile 400 bini aşmış vaziyette. Tarsus, devlet karayolundan otoyola kadar birçok güzergah için kavşak durumunda…
Özel bir-iki hastanenin dışında kentin sağlık yükünü, 600 yataklı olarak inşa edilen ve 2023 yılında hizmete giren Yeni Tarsus Devlet Hastanesi çekmekte…
Bu hastanenin devreye girmesinden önce eski SSK hastane binası ile kent merkezinde yer alan (İsmetpaşa Mahallesi sınırlarında bulunan) eski devlet hastanesi yerleşkesi, vatandaşa şifa dağıtmaya çalışan noktalar olarak onlarca yıl açık kaldılar.
Yeni Tarsus Devlet Hastanesi’nin açılmasıyla söz konusu bu iki eski sağlık alanı atıl vaziyete düştü. Girişte de belirttiğim gibi nüfusu her geçen gün artan, yollarda meydana gelen kazalarda ve diğer sağlık sıkıntılarında ilk başvurulan sağlık tesisi olan Yeni Tarsus Devlet Hastanesi, ciddi hizmet yoğunluğunun altında kalmakta. Elbette bu da sorunları beraberinde getirmekte.
17 Mart 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan kararla Türkiye genelinde 55 kamu sağlık alanının özelleştirilmesi için sürecin başladığı duyuruldu. Aralarında Tarsus’un göbeğinde yer alan ve paha biçilemeyen ve şu an atıl vaziyette bulunan bu iki sağlık tesisi de var! Arazileri çok değerli…
Bu satışlardan elde edilecek gelirlerle, sağlık hizmetlerinin daha verimli yapılmasının planlandığı gerekçe gösteriliyor! Özünde bu alanlar ranta kurban edilmeye çalışılıyor!
Şu an için kimin veya kimlerin bu alanları alacağı bilinmiyor. Tabi satış sonrası eski SSK hastanesi ile eski devlet hastanesi yerine milyonluk dairelerin satışa çıkarılacağı lüks siteler veya işletmelerin yapılıp, yapılmayacağı da muamma!
CHP Parti Meclisi üyesi Av. Ozan Varal, geçtiğimiz günlerde bu konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Vatandaşın yıllarca şifa bulduğu yerleri “kupon arazi”ye dönüştürüp üç-beş yandaşı zenginleştirmek için özelleştirmeye açmak, halkın hakkını gasp etmektir! Bu alanlar satılacak yer değil, halkın ihtiyacına (okul, kreş, sağlık merkezi) cevap verecek yerlerdir” ifadesini kullanmıştı.
Tarsus Belediye Meclis Üyesi Veteriner Hekim Murat Topçuoğlu’da, mecliste yaptığı değerlendirmede bu iki sağlık alanının Tarsus’a kazandırılabilecek bir tıp fakültesi için muazzam alanlar olduğuna dikkati çekti.
Atalarımızın bizlere, bu kente miras olarak bıraktıkları, devletin malı olan bu değerli alanların “özelleştirme” adı altında birilerine peşkeş çekilmesini önlemek için bu şehirde yaşayan herkesin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmesi gerekir. Kamuya ait bu alanların yine kamu adına daha faydalı olacak şekilde değerlendirilmesi her noktada vurgulanmalıdır.
Süreç hızla ilerlemekte, özelleştirme konusunda nasıl bir çalışma yapıldığı ise bilinmemektedir! Kimlerin ihaleye gireceği, ne gibi projelerin alanlara yapılmasının planlandığı da soru işareti!
O nedenle, acilen konunun üzerine gidilmesi ve siyasilerin konunun üzerine hassasiyetle eğilmesi gerekmektedir.




























