Türkiye, yakın siyasi tarihinin en ciddi değişimini yaşıyor.AKP’nin iktidara geldiği günden bugüne kadar, iktidar karşısında en güçlü siyasi unsur CHP olarak durdu.
Geride kalan 24 yıl boyunca FETÖ darbe girişiminden referandumlara, ekonomik krizlerden Haziran eylemlerine, sosyo-ekonomik toplumsal şikayetlerden hukuksuzluklara kadar, ne yaşandıysa AKP’nin karşısında ki muhalif kanadın ana unsuru hep CHP oldu… Ta ki 21 Mayıs 2026 gününe kadar.
Mahkemenin, literatürümüze giren ‘mutlak butlan’ kararı sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına geçmesiyle, iktidarın istediği oldu!
CHP, ana muhalefet kisvesinden uzaklaşarak, kendi iç meselelerini tartışan bir kurum haline geldi. Seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel’in ‘CHP’de bu şartlar altında siyaset yapmamız mümkün değil. O nedenle Yeni Parti’yi kuruyoruz’ açıklamalarıyla, gelinen noktada CHP bölünmüş bir hal aldı!
Bazı il ve ilçe başkanlarının görevden alınması, 91 milletvekilinin Yeni Parti’ye katılması, yine bazı belediye başkanlarının da Yeni Parti saflarında yer alacaklarını açıklamasıyla, deyim yerindeyse CHP’de suların bulanmasına neden oldu.
Hem CHP’de, hem de Yeni Parti’nin örgütlenme çalışmalarında yer almak; il, ilçe başkanı veya yönetici olmak isteyen çok sayıda kişinin isimleri zikredilmeye başlandı. Aktif siyasetin dışında bir köşeye çekilmiş ne kadar kişi varsa, isimleri yeniden gündeme geliyor veya bilinçli olarak getiriliyor.
Özellikle sosyal medya üzerinden karşılıklı paylaşımlar ve kamuoyunu manipüle edici içeriklerin ardı arkası kesilmiyor. Paylaşımların altına yapılan yorumlar ise içten içe partililerin ruh halini sergilemeye yetiyor.
Belediyelere yapılan operasyonlara her geçen gün bir yenisi eklenirken, CHP’nin mevcut butlan yönetimi açıklama yapmıyor; özünde yapamıyor. Çünkü, onlara güç veren butlan ile ilgili son karar halen mahkemece verilmiş değil!
* * *
CHP ve ondan türeyen Yeni Parti’de şu an için “iç meseleler” ağırlıklı konuşulurken, Terörsüz Türkiye süreci de adım adım işletiliyor. Bu noktada "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" Meclis'e sunuldu. Sürece AK Parti, MHP ve DEM’in yanı sıra CHP’de dahil oldu. Elbette az sayıda vekili olan birçok parti de sürece destek veriyor.
MHP’nin başlattığı bu süreç doğal olarak Kürt siyasi hareketinin de işine geliyor. CHP’nin bölünmüş yapısı da buna eklenince, siyasal olarak iktidar kanadının eli iyice rahatlamış vaziyette! Asıl varılmak istenen ise anayasa değişikliği. Tüm bunların AK Parti’nin iktidar süresini uzatmak olduğu açık!
Tabi ki silahların bırakılması kıymetli; önemli. Fakat kronik hale gelen ekonomik krizden adaletsizliğe kadar onlarca sorunun halen yaşandığı ülkemizde toplumun geniş kesiminin içinde bulunduğu sorunlar belli.
Kısacası, 40 dereceyi aşan yaz sıcaklarında bir tarafta CHP ve Yeni Parti’de yaşanan gelişmeler, bir tarafta ise Terörsüz Türkiye süreci gündemin ilk sırasını meşgul etmeye devam ediyor.
Asıl tartışılması gereken ekonomik kriz, emeklinin, işçinin, esnafın durumu konuşulmuyor.
Konuşulmasın ve gündeme gelmesin diye de ne gerekiyorsa yapılıyor!


























