Ekonomik düzenin bozulması, eğitim sisteminin bir türlü raya oturtulamaması, teknolojinin yarattığı olumsuzluklar, çağın getirdiği toplumsal sorunlar… Uyuşturucu yaşının her geçen gün azalması, çocuk suçlu sayısının ise artması! İçinde bulunduğumuz bu zaman diliminin yarattığı fay hatları bir bir kırılmaya devam ediyor. Sistemin sağlıklı şekilde işletilmemesinden, yani kontrol ve adalet mekanizmalarının sekteye uğratılması, ya otel yangınlarıyla onlarca canın yitip gitmesine ya da akla-hayale sığmayacak olaylarla insanların ölümlerine şahitlik eder hale geldik.
Ülkemize gezmeye gelen 4 kişilik ailenin şüpheli ölümlerinin üzerinde ki sır perdesinin halen aralanamaması, trafik keşmekeşinin her gün getirdiği yaralama ve saldırı haberleri, içilen bir kahve neticesinde zehirlenme olayları. Haber bültenlerinin büyük bölümünü oluşturan cinayet, yaralama veya kavga görüntüleri.
Elbette yaşanan tüm olumsuzluklar, toplum üzerinde ciddi üzüntü ve endişe yaratıyor. Fakat tüm bunlara ek olarak (zaten var olan, fakat son dönemde artış gösteren) çocuk işçi ölüm olaylarının artması.
Ülkenin dört bir tarafından gelen ve insanın zekasını zorlayan vakalar sonucu hayattan kopan yaşları küçük, ama hayatta omuzlarına yüklenen sorumlulukları büyük olan çocukların bir bir ölümlerini izliyoruz.!
Mersin Anamur’da MESEM kapsamında çalıştığı inşaatın 3. katından düşerek vefat eden 16 yaşında ki Alperen Uygun veya Şanlıurfa'da bir marangoz atölyesinde Habib Aksoy tarafından makat bölgesine kompresörle hava verilen ve ağır yaralanan çırak 15 yaşındaki Muhammed Kendirci’nin yaşamlarını yitirmeleri gibi… Hani Dilovası’nda gencecik kızların yaşamdan kopmaları gibi.
Kısacası okullarında, sınıflarında eğitim hayatlarını sürdürmesi gereken çocuklar, sanayide, tarımda, inşaatta, MESEM’lerde ucuz işgücü olarak sömürülmeye devam ediyor.
Tablo vahim, tablo iç yakıyor!
İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG) verilerine son 12 yılda en az 814 çocuk işçi, iş kazalarında öldü.
Nefes Gazetesinde yer alan ayrıntılara göre ise 2025 yılının ilk on ayında 1737 iş cinayeti yaşandı, bu işçilerden 72’si çocuk. Son 12 yılda en çok çocuk işçinin hayatını kaybettiği yıl şimdiden 2025 oldu. İSİG’e göre yıl başından bugüne dek en az 82 çocuk işçi, iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. İSİG, bunun çocuk işçi ölümlerinin sadece medyaya yansıyan kısmı olduğunun altını çiziyor.
***
Ülkenin geleceği olan bu çocuklar, eğitim hayatının içinde, sosyal faaliyetlere dahil olmaları gerekirken, ihmaller, sistemin getirdiği çaprazlıklar neticesinde yok oluyorlar. Aslında onlar yok olmuyor, maalesef ki önlem alınmazsa ülkenin geleceğini öldürüyoruz!




























