İnsanlık tarihinin gördüğü en büyük felaketlerden…Önce 7.7, ardından 7.6 şiddetinde sarsıntı.
Resmi rakamlara göre 50 binin üzerinde insanımız yaşamını yitirdi. Birçokları ise halen kayıp!
Kahramanmaraş, Hatay, Osmaniye, Gaziantep, Adıyaman, Malatya, Kilis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Elazığ ve Adana; ayrıca ilçeler…
6 Şubat’ın üzerinden 3 yıl geçti, şehirleri ayağa kaldırmak için halen uğraşılıyor. Felaketten en büyük zararı gören Hatay’ı yakın zamanda gidip görme imkanı buldum. Kadim kent eskiye dönmek için çaba sarf ediyor! Bu enkazı ortadan kaldırmak, yaraları sarmak için daha çok zamana ihtiyaç var.
Türkiye, 6 Şubat’ın yarattığı enkazı kaldırmak, yıkılanı yeniden yapmak için mücadele ediyor. Daha da çok yıllara ihtiyaç var; bu net…
Ama ülkemizde deprem enkazının yanı sıra artık hayatın bir parçası olan ve geçmek bilmeyen bir “ekonomik enkaz” dönemini net bir şekilde yaşıyoruz.
Bugün emekli 20 bin TL ile asgari ücretli 28 bin TL ile sefalet sisteminin dişlileri arasında ezilip duruyor. Gıdaya erişmek zorlaşıyor, ev kiraları uçuyor! Bu düzende insanların yarın kaygıları her geçen gün artıyor. Her dönem yalpa yapan ekonomik düzen içerisinde, kazanan her zaman ki gibi sermaye kesimi oluyor.
Geniş kesimde yer alan ve sabit ücretlerle hayatını idame ettirmeye çalışan milyonlar inim inim inliyor. Fakat iktidar vekilleri dalga geçercesine “bana 500 bin TL yetmiyor” açıklamasında bulunuyor. Bunlar akıl tutulmasıdır! Türkiye’de halk üzerinde kurulmaya çalışılan “sosyolojik enkazın” bir parçasıdır.
* * *
Anadolu toprakları tarih boyunca büyük felaketlere ev sahipliği yapmış ve bu kadim toprakların insanları ortaya çıkan enkazları kaldırmasını bilmiştir.
Elbette 6 Şubat’ın da enkazları geçte olarak kalkacaktır. Ama insanlarımıza yaşattığı acı tarih boyunca kalacaktır!
6 Şubat felaketinde hayattan kopan tüm yurttaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Yas tutan yakınlarının ise acılarını paylaşıyorum.




























