Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Ecele Faydası Yoktur

10 Eylül 2019 Salı 08:50
Nevzat  KUMDERELİ
Sevgili okuyucular, maalesef üzülerek görüyoruz ki; ülke yönetimini elinde bulunduranlar sayesinde Türkiye dönüp dolaşıp aynı eksende bocalayıp duruyor.
 
Sayın AKP Genel Başkanı ve Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan vatandaşın önüne mütemadiyen bir bölünme, parçalanma, ekonomik saldırı, dış mihraklar gibi söylemle çıkıp, korku senaryosuyla milleti konsolide etme stratejisi izliyor.
 
Daha geçen gün Konya’da-Sivas’ta ve diğer konuşmalarında topluma sürekli bir korku şırınga etmekte olduğunu tanıklık ediyoruz.
 
+++
Korku, insani bir duygudur. Her canlı, varlığını tehdit eden şeylerden korkar ve savunma güdüsüyle korkulandan kaçar. Ama insan için sadece korku yaşamsal bir olgu değildir. Başka olgularda vardır.
 
Bazı insanlar mevki kaybetmek, itibar kaybetmek, güç kaybetmek... gibi, bireysel çıkarları için duydukları korkunun esiri olurlar ve kendi iç dünyalarında ki korkularını kendi dışındakilere aktararak bencil egolarını tatmin etme yolunu seçerler!
+++
Peki, niye bazılarımız korkusuzdur? Niye haksızlıklar karşısında sinmek yerine haksızlığı doğuran sebeplerin üstüne gider? Siyasetle, sanatla, şiirle, edebiyatla, bilimle, eylemle...
Nedir bunca sindirme çabalarına rağmen onlara boyun eğdirmeyen? Cesaret mi, delilik mi, vicdan mı? Ya da, tüm bu unsurları bünyesinde taşıdığı için mi? Bütün bunlar insanlığın yüzyıllardır kafa yorduğu ve tartıştığı konulardır. Tartışılmaya da devam edilecektir.
+++
Neden bazı insanlar (mesela Deniz Gezmiş, Yılmaz Güney, Ahmet Kaya veya Eren Erdem gibiler) üne-şana meyletmeyip daima karşı olmanın bayraktarlığını yapmışlardır? Korkuyu mu seviyorlar? Heyecan mı istiyorlar? Maceramı..?
 
Yoksa her şeye rağmen, her kötülüğe, baskıya, sansüre, cezaya, hastalığa bile ıııhhh demeden, sızlanmadan korkunun üstüne gitmelerini (ukalalık yaparak)açıklamaya ben yetkin değilim. Elbette işin uzmanı sosyologlar, psikiyatris ve psikologlar bu konuda çok daha net açıklama yapabilirler ama bana göre tek amaçları, baskıya, zulme, haksızlığa direnerek insanlığa ve kendilerine ve kendi haysiyetlerine olan saygılarındandır.
+++
Bu gün birçok sanatçı sadece estetiğin, aşkın, güzelliğin edebiyatını yapmıyor. Doğayı, insanı duya bilen, gerekirse onların dili olabilen onların ağrısını, sancısını, kaygısını hisseden ve bunu sanat yoluyla toplumun önüne koymayı yeğliyor.
 
İşte bu korkuya boyun eğmeyen sanatçılar gibi, CHP de siyaset yapan belediye başkanları, il/ilçe başkanları ve milletvekilleri de haksızlığa, hukuksuzluğa boyun eğmeden zulme direnmektedirler.
 
Örneğin Tarsus’un gururu Milletvekili Sayın Ali Mahir Başarır, her türlü haksızlığın, adaletsizliğin ve hukuksuzluğun üzerine cesaretle giderek, gerek meclis çatısı altında, gerek meydanlarda haykırmaktan çekinmeyen gözü karalığıyla milletin takdirine mazhar olmaktadır.
+++
Şu anda ismini hatırlayamadığım bir Alman sanatçı, Hitler’e ses çıkarmayan toplum nezdinde silik/ezik sanatçılara: “Sizler şu an batmakta olan geminin duvarlarına çiçek resimleri yapıyorsunuz ve bunun adına sanat diyorsunuz.” Diyerek o karanlık günlerde (makûs talihlerine) razı ‘’sanatçımsıları’’ eleştirmiştir.
 
İster sanatçı, ister siyasetçi, ister birey olsun korkaklar her dönem kınanmaya ve negatif eleştiriye müstahaktırlar. Korkaklara hak ettikleri tarzda laf edilmelidir diye düşünenlerdenim!
+++
Korkunun iktidarı; daima güçsüzü kurban seçer. Korku çoğunlukla zayıf grupları hedef alır. Zayıf guruplardan kastım; çocuklar, kadınlar, göçmenler, etnik azınlıklar ve yoksullardır…
Zulmün temel kuralıdır! Değişime karşı olanlar ve statükoyu korumak isteyenlerin başvurduğu bir şiddet biçimidir korkutmak.
 
Dolayısıyla; bu gün tek bir tuşla erişilebilen glabol dünyada korkuya boyun eğen ve diliyle dişi arasında mırıldanıp, fare gibi köşesine çekilip sinenler olabilir!
 
Ancak insanlık tarihi; sinmeyen ve her türlü şerefsizliğe rağmen yaşamayı isteyenlerle değil, insanlık onurunu korumak için korkuya teslim olmayanlarla doludur.
+++
Sayın Erdoğan’dan feyz ve cesaret alan İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu, milyonların tertemiz oylarıyla seçtiği İstanbul büyük Şehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu’nu tehdit etmesi kabul edilebilir bir şey değildir.
 
Sayın Soylu’nun; Bu bağlamda, böyle usturupsuz tehditvari söylemi kendi ikbal ve içsel korkusundan kaynaklandığını varsayıyor ve zannediyorum. Yoksa bu kadar üslup bozukluğu ruhsal dünyası normal bir insanda olamaz diye düşünüyorum.
+++
Son İstanbul yenilgisinden sonra Sayın Ekrem İmamoğlu’nun karşısında tükenmişlik sendromu yaşayan AKP iktidarı; savaş meydanında yenilmiş ancak yenilgiyi kabullenmeyen ve çevresindeki kurmay heyetinin dolduruşuyla, zafer kazandığını zanneden zavallı bir komutan gibi sağa sola tehditler savurarak, yaratacağı korkuyla kendisine yaşam alanı açmaya çalışmakta olduğu gözlenmektedir.
 
Bana göre; yapılan tehditler ve yaratılmak istenen korku iklimi canlılar dünyasında yaşamsal bir dürtüdür! Her canlı korkar fakat ‘’ecele faydası yoktur!’’

 
Bu yazı toplam 384 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Kemal Kılıçdaroğlu kurultayda çekilir mi?3 Temmuz 2020 Cuma 08:54
  • Mizahı bile yutkunarak yapıyoruz30 Haziran 2020 Salı 08:56
  • Kılıçdaroğlu’nun Diploması Sahteymiş!26 Haziran 2020 Cuma 15:13
  • “Piloğlu Çiftliği” bulunsun22 Haziran 2020 Pazartesi 16:59
  • Türkiye felç olmuş!19 Haziran 2020 Cuma 08:54
  • Bekçileri Ötekileştirmeyin!15 Haziran 2020 Pazartesi 19:35
  • Ölsem CHP’ye Oy Vermem! 12 Haziran 2020 Cuma 09:19
  • Kapitalizmin Tanrısı Paradır(!)9 Haziran 2020 Salı 17:30
  • Akılları Uçkurlarında!5 Haziran 2020 Cuma 08:51
  • Irkçılık “Nefes Alamıyorum”2 Haziran 2020 Salı 17:31
  • Güle Güle Abbas Efendi29 Mayıs 2020 Cuma 16:54
  • Bayram Riyakârlığı 24 Mayıs 2020 Pazar 13:25
  • Doğu Perinçek?23 Mayıs 2020 Cumartesi 13:02
  • “’İsyan” Sevap Bile Kazanılmaz Oldu!18 Mayıs 2020 Pazartesi 08:47
  • Veysel’e kulak verin! 15 Mayıs 2020 Cuma 15:14
  • Hitler Belgeseli11 Mayıs 2020 Pazartesi 12:24
  • Cumhuriyetçilere Çağrımdır!8 Mayıs 2020 Cuma 13:48
  • Gramofon Türküsü5 Mayıs 2020 Salı 11:56
  • 1 Mayıs’ın ardından3 Mayıs 2020 Pazar 15:55
  • Türt’lemek nedir?30 Nisan 2020 Perşembe 13:46
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1