Yüksek faiz oranları, ekonomide arzu edilen gelişmelerin bir türlü yakalanamaması, TL’nin sürekli değer kaybetmesi, insanlarımızın alım gücünün her geçen gün azalması.Evet, 2025 Ağustos ayında Türkiye’deki ekonomik sorunların ve halkın çektiği problemlerin bir cümlelik özeti bu.
Böylesi bir dönemde hükümetle, memur sendikaları arasında 8. dönem toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşmaya varılamadı.
Hükümet zam oranını 2026 yılı için ilk altı ay için % 11, ikinci altı ay için % 7, 2027 yılı ilk altı ay için %4, ikinci altı ay için % 4 oranında teklif etti. Ayrıca 15 Ağustos 2025’te verilen 1.000 TL taban aylığı artış teklifi de yinelendi.
Yetkili sendika olan Memur-Sen sürecin son günlerine yaklaşılırken hükümetle uzlaşmazlık tutanağını imzaladı. Memur-Sen Başkanı Ali Yalçın, zam teklifini Hakem Heyeti'ne götürme kararından vazgeçtiklerini de açıkladı.
Hükümetin verdiği zam oranları, piyasada yaşanan yüksek enflasyon oranlarının çok çok altında. Fakat Maliye’nin durumu da ortada. Bu nedenle zam oranları oldukça düşük seviyede tutuluyor.
Hükümet, yüksek enflasyonu durdurabilmek için yüksek zam oranlarından açıkça kaçınıyor. Bu durum özünde asgari ücret için ve diğer emeklilerin maaş oranlarında da aynı şekilde uygulandı.
Fakat gözden kaçırılmaması gereken en önemli şey “sandık…”
İktidar kanadının bu hamleleri, yakın zamanda sandığı halkın önüne getirmeyeceğinin de bir göstergesi. Terörsüz Türkiye ile başlatılan yeni açılım süreci ve komisyonun ne şekilde etki edeceği, CHP’li Belediyelere ve belediye başkanlarına yönelik yürütülen operasyonların orta vadede nasıl etki yaratacağı, yakın coğrafyada yaşanan savaşların ne yöne evrileceği gibi gibi…
İşin özü AKP iktidarı kısa zamanda seçim istemiyor; kısacası düşünmüyor!
Şundan emin olunması gerekir ki, geçmiş seçimlerde olduğu gibi, olası yeni bir seçim sürecinin arifesinde de iktidar kanadı, memur ve emeklilere vereceği yüksek zam oranları, kredi musluklarının açılması, iş dünyasına ballı imkanların yaratılması, sosyal desteklerin bir anda arttırılması hamleleriyle “Bakın terörsüz Türkiye’yi inşaa ederken, bir taraftan da ekonomimizi düzeltiyoruz” diyerek, inanın şu an tepkili olan toplumun hatırı sayılır bir kesiminin kafasını çelecek ve kendi saflarına çekecektir.
Çünkü biz toplum olarak her şeyi çok çabuk unutuyoruz!
Çektiğimiz sıkıntılar başta olmak üzere!..




























