Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Çok seçenekli baskın seçim hazırlıkları

26 Şubat 2021 Cuma 08:48
Celal Tezel
Yüzyılın felaketi Covid-19 pandemisinin de etkisiyle, ulusça çok çalkantılı bir dönemden geçiyoruz. Hepimiz, günlük yaşantımızı en ince ayrıntısına kadar olumsuz bir şekilde etkileyen salgın hastalıkla ilgili gelişmeleri büyük bir gerilim içerisinde izliyoruz.
 
Hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı, işsizlik, yoksulluk, kapanan işyerleri, artan iflaslar gibi, her biri can yakıcı sonuçlar doğuran ekonomik sorunlar da salgın geriliminin üzerine eklenince, omuzlarımızdaki yükün baskısı biraz daha ağırlaşıyor.
 
Her gün, haber ajanslarının sayfalarına düşen; kayyum rektör olayları, gittikçe tırmanan terör eylemleri, artan toplumsal şiddet, kadın cinayetleri, yürekleri dağlayan şehit haberleri, intihar vakaları, yeni Anayasa çalışmaları, liderlerin her gün gittikçe daha da sertleşen siyasal tartışmaları, başta ABD ve AB ile olanlar olmak üzere, S-400, F-35, mavi vatan, Suriye sorunu ve benzerleri gibi, daha pek çok uluslararası sorunla ilgili haberleri okumak ve izlemek durumunda kalıyoruz.
 
Bu haberlerin olası etkilerini anlamak, neden ve sonuçlarını çözümlemek için uğraşıp duruyoruz. Ajanslara düşen her haberle birlikte Türkiye’nin gündemi de baş döndürücü bir hızla değişiyor. Bir önceki gündem maddesi hemencecik manşetlerden düşüyor. Unutuluyor ve toplum hafızasından siliniyor. Öne çıkan yeni konu, tüm medyanın odağına yerleşiyor.
 
Kamuoyu ilgisi bu yeni sorun üzerinde yoğunlaşıyor. Örneğin, daha geçen hafta geceli gündüzlü tartıştığımız “Boğaziçi Üniversitesi’ne kayyum rektör atanması” sorunu manşetlerden düştü. Bunun yerini, erken seçim ya da ara seçim tartışmaları aldı. Kimi siyasal yorumcular, çok sayıda milletvekili için TBMM’ye gönderilen fezlekeleri; boşalacak milletvekillikleri için yapılması planlanan bir ara seçimin ön hazırlıkları olarak değerlendirdiler. Erken seçim tartışmalarının arasına “Ara Seçim” alt başlığı altında konuşulmaya başlanan yeni bir gündem maddesi daha eklendi.
 
İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, siyasal iktidarın 2021 Mayıs veya Haziran ayında erken seçim yapmak için hazırlıklara giriştiğini açıkladı. İrili ufaklı muhalefet partisi sözcülerinin tamamı da erken seçim yapılacağına ilişkin görüşlerini kamuoyuna bildirdiler. Cumhur ittifakının büyük ortağı olan AKP’nin Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise seçimlerin 2023 yılında, normal süresinde yapılacağını söyledi. Küçük ortak MHP’nin Genel Başkanı Devlet Bahçeli de, aynı görüşleri tekrar etti. Buna karşın bazı siyasal yorumcular,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin seçimlerin 2023 yılında, normal süresinde yapılacağına ilişkin açıklamalarını bir taktik manevra olarak değerlendirdiler.
 
Seçimlerin erkene alınacağı yönündeki görüş ve düşüncelerini dile getirmeye devam ettiler. Şimdilik kesinleşen bir durum söz konusu değil. Ancak bilinen odur ki, bizim ülkemizde erken seçim konusu bir kez konuşulmaya başlandıktan sonra seçimler yapılıp tamamlanmadan bu konu gündemden düşmez. Siyasal tarihimizdeki geçmiş deneyimler de, pandemiden kaynaklanan bütün olumsuz koşullara rağmen, ülkemizde bir erken seçim yapılmasının artık kaçınılmaz hale geldiğini göstermektedir. Erken seçimler yapılacaktır yapılmasına ama bu konudaki bütün tartışmalar, seçimlerin hangi tarihte, hangi yasal düzenlemelerle ve nasıl yapılacağı sorularının cevapları üzerinde yoğunlaşmaktadır. Hemen baştan söylemek gerekirse, ülkemizin hiç vakit geçirilmeden, mümkün olan en kısa sürede bir erken seçime gitmesi ihtiyacı vardır. Çünkü siyasal sistem tıkanmıştır.
 
Kendi kendisini yeniden üretememektedir. Ülkemizin acil çözüm bekleyen çok önemli toplumsal sorunlarına akılcı, gerçekçi ve kalıcı çözümler getirememektedir. Çözülemeyen bu sorunlar, katlanarak büyümekte ve geleceğe ertelenmektedir. Bu olumsuz gidişatın önüne geçilebilmesi için milli iradeye başvurulmalıdır. Halkın verdiği güvenoyuyla güçlenmiş, dinamizm ve enerji kazanmış yeni bir siyasal iktidara, deyim yerindeyse taze bir kana ihtiyaç duyulmaktadır.
 
Ancak başta bulunan AKP iktidarının böyle bir erken seçime hemencecik gideceğini beklemek de düpedüz bir hayalcilik olur. Çünkü AKP, erken seçime gitmek için kendisini yeniden siyasal iktidara taşıyacak en uygun koşulların oluşmasını beklemekte ve hesaplarını buna göre yapmaktadır. Evet, muhalefet partisi liderlerinin, siyasal kanaat önderlerinin, bazı gazeteci ve yazarların, kamuoyu araştırmacılarının ve siyasi konulara ilgi duyan duyarlı her yurttaşımızın doğru bir şekilde tahmin ettikleri gibi, Cumhur ittifakı erken seçim hazırlıkları yapmaktadır. Ancak bu sefer, daha öncekilerden çok farklı, yeni ve değişik bir strateji izlemektedir. Yapılan hazırlıklar, yakın bir gelecekte ortaya çıkabilecek olası gelişmelere göre, çok seçenekli baskın seçim yaklaşımıyla sürdürülmektedir. AKP Kurmayları tarafından öngörülen senaryolara göre A Planı, B Planı, C Planı, D Planı ve E Planı gibi baskın seçim planları hazırlanmaktadır. Yaşanan ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmeler, hangi planın uygulanması için elverişli koşullar oluşturursa; hemen o senaryo için hazırlanan uygun planın devreye sokulması ve muhalefet partilerinin hazırlıksız yakalanması düşünülmektedir.
 
Evdeki hesap, çarşıya uyar mı? İşin orası pek bilinmez. Ancak seçim tarihini ve seçimin, seçim kanunlarında yapılacak olan hangi değişikliklerden sonra yapılacağını tahmin etmenin zorluğu da, içinde bulunduğumuz bu karmaşık durumdan ve yaşanan belirsizliklerden kaynaklanmaktadır? Mevcut koşullarda seçim tahminlerinde bulunmak, çılgın sayısal loto çekilişlerinde çıkabilecek rakamları doğru tahmin edebilme işine benzemiştir. Ancak her şeye rağmen, yine de bazı genellemelerde bulunmak mümkündür. Kanaatimce, 2021 yılında bir erken genel seçim yapılabilmesi için gerekli olan ekonomik, sosyal, siyasal ve fiziki koşullar oluşmamıştır.
 
Cumhur İttifakını oluşturan siyasi parti yöneticilerinin de erken seçim gibi bir niyetlerinin olmadığı tahmin edilmektedir. AKP iktidarı böyle bir hava yayarak hem rakip siyasi partileri bu konuyla meşgul etmeye ve hem de kamuoyu gündemini istediği gibi şekillendirmeye çalışmaktadır. Erken genel seçimlerin yapılması, 2022 Sonbaharına ya da 2023 yılının ilk çeyreğine sarkabilir. Tabiidir ki, bu tahminler yapılırken; siyasal olayların konjonktürel olaylar olduğu gerçeği hiçbir zaman akıllardan çıkartılmamalıdır. Bugünkü koşullara ve eldeki verilere göre bu tahminlerde bulunabiliriz. Ama yarın ortaya çıkabilecek öngöremediğimiz gelişmeler, yaptığımız bütün hesaplarımızı alt üst edebilir.

O zaman, ortaya çıkan yeni koşul ve verilere göre yeni değerlendirmeler yapmamız gerekebilir. Ancak orta yerde görünen öyle somut bir olgu vardık ki; o da kamuoyu araştırma şirketlerinin son verilerine göre, Cumhur İttifakını oluşturan AKP ve MHP oylarının sürekli bir erime sürecine girdiği gerçeğidir. Zaman, Cumhur İttifakı partilerinin aleyhine işlemektedir. Mevcut durumda, az da olsa Millet İttifakını oluşturan partilerin oyları artmakta ve kararsız seçmenlerin sayısı ise sürekli olarak çoğalmaktadır. Bakalım, siyasi taktik ve manevralarıyla ünlü AKP Lideri Recep Tayyip Erdoğan, partisi aleyhine işleyen bu süreci bir kez daha tersine çevirip, siyasal iktidarını sürdürme başarısını gösterebilecek mi? Yoksa Millet İttifakını oluşturan siyasal partilerin liderleri, yaklaşık olarak 20 yıla yayılmış ve artık ülke yönetiminin her tarafına kök salmış AKP İktidarını seçimler yoluyla koltuğundan indirip, ülke yönetimine yeni bir yön verme hedeflerini hayata geçirebilecekler mi? Yaşayıp hep birlikte göreceğiz.  

 
Bu yazı toplam 3647 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1