Emekli maaşının 16 bin 881 TL.Asgari ücretin ise 22 bin 104 TL olduğu günümüz Türkiye’sinde adıma kayıtlı olan cep telefonuma gelen mesajda aynen şu şekilde yazıyordu.
“10 bin TL yatır
Bonuslarla 20 bin TL ile oynamaya başla!”
Gönderen ……. Casino…
***
Eminim ki bu mesaj, artık çok basit şekilde temin edilebilen onbinlerce telefon numarasına gönderilmiştir.
Bir kişi de, üç kişi de, beş veya on kişi de olsa atılan mesaja itibar ederek yönlendirilmek istenen çukura (!) düşmüştür.
Nedir bu?
Günümüzde teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte ciddi ve can yakıcı bir sorun haline gelen sanal kumar, sayısı belli olmayan kişide bağımlılık haline gelmiştir. Kısa mesajlarla oldukça masum gibi gözüken sinsi bir yapının pazarlanması taktiği, binlerce kişiyi çamura düşürmektedir!
Tabletten, bilgisayardan ve en önemlisi cep telefonundan oynanabilen bu illet, önce eğlenceli bir anı yaşatırken, devamında ise kontrolden çıkarak kişide “bağımlılığa” neden oluyor!
Finansal açıdan yarattığı tahribatın yanı sıra ailesel ve sosyal hayatta meydana gelen problemler, ruh sağlığında onarılması güç tahribatlara neden oluyor.
Ulaşımının her geçen gün daha kolaylaşması, kumar bağımlılığına yakalanan kişi sayısının da artmasına neden oluyor. Güvenlik güçlerinin tüm denetim ve operasyonlarına rağmen, teknolojik gelişmelerden de kaynaklı olarak sanal kumar sorunu tam olarak engellenemiyor.
Bu ağa düşmüş bir kişi, telefonuyla başbaşa kaldığında maalesef ki farklı bir ruh haline dönüşerek, para kazanma hırsı ile girdiği bu girdapta kaybettiklerini geri alabilmek için daha fazla harcamaya başlıyor. İşte en büyük sorunda burada ortaya çıkıyor.
Kişisel bütçenin bitmesiyle birlikte aile, arkadaş ve en önemlisi de bankalardan anında çekilen kredilerle, borç batağının içerisine sürüklenme hızlanıyor. Kişi, girdiği çıkmazdan kurtulmak için bazen suça sürükleniyor, bazen aile bireylerine zarar verebiliyor, acı olanı ise kendi canından dahi vazgeçebiliyor.
Meslek icabı karşılaştığımız olaylarda, cansız bedenleri bulunan bazı şahısların ölüm nedenlerinin altında yatan acı gerçekler bu veya benzer olaylardan kaynaklandığı görülüyor.
Türkiye’nin dört bir tarafında yaşandığı gibi Tarsus’ta da benzer vakalar ortaya çıkabiliyor.
Bireysel olarak görünen bu olay, aslında toplumsal bir yara. Yuvaları yıkıyor, masum çocukların gelecekleri çalınıyor, canlar boş yere yitip gidiyor. Bu nedenle ciddi önlemlerin alınması şart.




























