Türkiye için “ucuz ölümler ülkesi” denilir. Gerçekten de akla, hayale sığmayacak olaylarla toplu ölümlerin meydana geldiğine şahitlik edilir. Elbette kan donduran münferit vakalarda da ülke gündemi bir anda değişebilir.
Kazalardan iş cinayetlerine, can yakan şiddet olaylarından yangın facialarına, doğal afetlerin yarattığı yıkımlardan kadın vahşetlerine kadar yürek yakan olayların ardı arkası kesilmez bu ülkede!
*
Tarsus’un “Türkiye’nin izdüşümü” olduğu vurgusu yapılır. Her renkten insan bulunur.
Bu gerçeklik doğrultusunda da maalesef Tarsus gibi bir kentte de can sıkan, yuva yıkan, infial uyandıran olayların sürekli olarak oluştuğuna şahitlik ederiz.
Bazen belli zaman dilimine yayılan iç sıkan olayların, aynı gün içerisinde cereyan ettiğini de görürüz.
Kadın cinayeti, iş kazası, trafik terörü, cana kıyma, yan baktın cinayeti, boğulma, elektrik çarpması, yüksekten düşme, kuyuya inme, zararlı madde kullanımı neticesinde ki felaketler!
Coğrafi yapısı, ılıman iklimi, havası, suyu, güneşi, yaylası, denizi, nehri ile doğanın tüm güzelliklerinin var olduğu bu topraklarda neden bu yürek yakan olaylar yaşanıyor?
Gelir adaletsizliği, ülkenin sosyolojik ve ekonomik düzeninde ki bozukluklar, gayrimeşru sistemin yansımaları, bazılarının adalet sistemini kendisinin yaratmaya gayret etmesi, kaliteli eğitimden yoksun bir neslin yetişmesi, güvenli iş alanlarının sağlanamaması, sosyal medyada izledikleri hayatlara özenen gençlerin batağa sürüklenmesi, gelenek ve göreneklere sahip çıkılmayarak bilerek asosyal bir yapının oluşmasına seyirci kalınması ve en önemlisi bizi biz yapan toplumsal değerlerden hızla uzaklaşılması.
Elbette eklenecek çok şey var.
İstediğimiz kadar ekleyelim; satırları uzatalım… Ne bu ülkede, ne de kadim kent Tarsus’ta aileleri yıkan, canların yitip gitmesine neden olan, ocak yıkan, kentin adının sürekli olumsuzluklarla anılmasını neden olaylar engellenemiyor.
Bu ciddi şekilde araştırılması gereken bir konu. Oturumlar yapılmalı, uzman kişilerin görüş ve önerileri alınmalıdır. Kentin adı artık olumsuzluklarla anılmamalıdır.


























