Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Bu Ses Sahibinin Sesi Değilse Kimin Sesi?

12 Ocak 2018 Cuma 08:56
Nevzat  KUMDERELİ
Sevgili okuyucular, milli ve yerlilik adına söylemediğini bırakmayanlar ve hemen her gün hamasi nutuk atanların çelişkilerine parmak basmak amacıyla aşağıya önemli bir alıntı aktarıyorum.
 
Bu alıntının imtiyaz sahibi;15 Temmuz darbe girişiminin ardından Cumhurbaşkanlığı başdanışmanlığı görevine getirilen ve Uluslararası Savunma Danışmanlık, İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (SADAT) Yönetim Kurulu Başkanı Emekli Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi.
 
Bu ‘’Sadat’’ isimli oluşumun saray adına bir kısım gençlere silahlı eğitim verdiği hakkında vahim iddiaları var. Ama bu gün o iddialara değinmeyeceğim. Sadece bu değerli saray danışmanı paşamızın düşüncelerine değinerek bu düşüncelerin halk tarafından öğrenilmesine katkı yapmak istiyorum.
 
Bakınız; saray danışmanı paşamız ne diyor:
 
-Devletin kurumlarında ve uluslararası ilişkilerde resmi dil Türkçe olmalı. Ancak Kürtlerin ve diğer etnik grupların kendi dillerini konuşma, geliştirme ve kendi dilinde eğitim yapma imkânı anayasa ile koruma altına alınmalıdır. Kürtçe dilinin geliştirilmesi, devletin kültür programlarında yer almalıdır. Devletin resmi okullarında isteyen Kürt vatandaşlarımıza kendi dilinde eğitim hakkı sağlanmalı, ikinci dil olarak da Türkçe öğretilmelidir. Türkçe eğitim yapan devlet okullarında da ikinci dil olarak Kürtçe dili tedrisata dâhil edilmelidir. 
 
-Cumhurbaşkanlığı forsuna bir yıldız daha eklenmelidir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin Türklerden sonraki en Vasfi etnik grubu Kürtlerdir. Cumhurbaşkanlığı forsunda tarihte kurulmuş 16 Türk devletinin simgesi bulunmaktadır. Eyyubi Hanedanlığı Devleti, Kürtler kadar Sünni Müslümanların da iftiharla ve hayırla yad ettiği bir devlettir. Eyyubi Hanedanlığı Devleti’nin simgesinin 16 Türk Devleti’nin simgesiyle birlikte Cumhurbaşkanlığı forsuna 17. yıldız olarak dâhil edilmesi Kürtlerin Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı aidiyet duygusunu artıracağı gibi, bu vatandaşların dışarıdan tahrik edilmelerinin de önüne geçilecektir.
 
Tanrıverdi Paşamız,  bu düşüncelerini Ocak 2015'teki "Çözüm sürecinin ulaştığı aşamada ASDER-ASSAM raporu" sunumunda açıklıyor.
Konumuz alıntıda ki düşüncelerin doğruluğu yanlışlığı değil. Demokrasi ve özgürlükleri savunan birisi olarak ‘’Şiddet içermedikçe her türlü düşüncenin serbestçe açıklanmasında şahsen hiçbir sakınca görmem.’’ Fakat saray taraftarlarının riyakârlıklarını, dışarıda açıkladıkları milliyetçi söylem ve düşüncelerle saray içinde konuşulan milliyetçi söylem ve düşüncelerin zıtlığına dikkat çekmek istediğimden böyle bir alıntı yolunu seçtim.
Özellikle de ‘’Sarayın Stepnesi’’ olan bir anlayışı içine sindirenler bu söylem hakkında ne düşünüyor çok merak ediyor ve soruyorum: Allah Billah Aşkına, Bu Ses Sahibinin Sesi Değilse Kimin Sesi?

 
Bu yazı toplam 441 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1