Türkiye, gündemin çok hızlı değiştiği bir ülke…Ekonomik sorunlar, adalet üzerindeki tartışmalar, arkası kesilmeyen asayiş olayları ve tabi ki siyasi gelişmeler.
En baba gündem maddesinin dahi 3 gün konuşulduğu ülkemizde, son bir aydır gündemden düşmeyen konu Cumhuriyet Halk Partisi’ne ‘mutlak butlan’ kararı neticesinde atama ile yeniden Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık koltuğuna oturması konusu geliyor!
Son yerel seçimlerde aldığı oy oranı ile birinci parti konumuna gelen ve önümüzdeki süreçte yapılacak genel seçimlerde olası iktidar adayı olan CHP’de, 21 Mayıs 2026 günü gelen bir haberle deyim yerinde ise kıyamet koptu!
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs 2026 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayı'na yönelik açılan iptal davasında, kurultay seçimlerini ve alınan tüm kararları baştan itibaren geçersiz sayan "mutlak butlan" kararı verdi.
Ardından 24 Mayıs’ta genel merkeze polis müdahalesi ile ortaya çıkan görüntüler ve 103 yıllık partide bugün itibariyle oluşan iki başlılık!
Kemal Kılıçdaroğlu’nun “arınma” vurgusunu sürekli ön planda tutarak ardı ardına verdiği ihraç kararları ile örgüt üzerinde kurmaya çalıştığı hakimiyet zeminine karşılık, Özgür Özel “direnme ve sonuna kadar partide kalma” çabasıyla ilerliyor.
İkilem dolu bu süreçte, parti tabanında da kızgınlığın yarattığı ruh halinin yanı sıra doğal olarak geleceğe dair umutsuz bir bakış açısı da oluşmuş vaziyette. AK Parti’nin kesintisiz iktidarında CHP ana muhalefette kaldı. Ama son seçimlerde alınan sonuçlar, genel seçimlerinde kazanılması noktasında ciddi umut ışığı oluşturdu. Burada şunu unutmamak gerekir; CHP sadece kendi tabanının değil, tüm toplumsal muhalefet yelpazesinin lokomotifi durumunda(ydı!)
CHP, birilerinin istediği şekilde karpuz gibi bölünmüş görüntü veriyor!
İşin dikkat çeken bir tarafı da, mutlak butlan davası aylarca gündemde kalmasına rağmen, maalesef ki CHP yönetiminin bu konuyla ilgili çıkacak olası kararlara karşı alacağı yol haritası konusunda fazla hazırlık yapmadığı da görülüyor.
“Bir çıkış yolu var mı? Bundan sonra ne olacak?” sorusu, sadece CHP’lilerin değil, az da olsa siyaseti takip eden herkesin kafasını karıştırıyor.
Elbette bir çözüm yolu vardır, bulunacaktır. Fakat, bir ayda CHP’de ortaya çıkan bu gelişmeler, ne parti içerisinde bütünsel bir yapının kısa sürede tesis edilmesine olanak sağlamayacağı gibi, toplumsal hafızadan da kolay kolay silinmeyeceğe benziyor.
Zaten silinmesin ve ekonomik sorunlar konuşulmasın diye de merkez medya dön dön CHP’de yaşananları ekranlara taşıyor!



























