Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

“Belediye başkanlığını devraldığımda İstanbul’da öyle ağaç mağaç yoktu”

14 Haziran 2021 Pazartesi 09:34
Ahmet Akın
Yazının başlığı AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın 5 Haziran Çevre Gününde söylediği sözler. Elbette, kendisi de çok iyi biliyor yeşil bir İstanbul devraldığını ve 25 yılda beton kent haline getirdiklerini. Hani bir zamanlar “bizden önce evlerde buzdolabı yoktu” dediği gibi. Bunlara benzer onlarca yanlış ve yalan haber yaptılar. Yalan haber yapmak siyasi stratejilerinin bir parçası.
 
AKP’nin yalan üzerine kurulu siyasi stratejisinin ilk örneklerini gösteren kişi Hitler’in Propaganda Bakanı Goebbels olmuştur. “Yalan söyle, söylediğin yalana inanmazlarsa daha büyük bir yalan söyle” sözü çok meşhurdur. Alman halkı, Berlin’de Rus tanklarını görene kadar savaşı Almanya’nın kazandığını zannediyordu. Tutucu AKP seçmeninin Erdoğan’ı dünya lideri gördüğü gibi.
 
AKP, yalan üzerine dayalı politikasını şundan dolayı sürdürüyor. Yazılı ve görsel medyanın yüzde 95’ini ele geçirmiş durumda. Gazetelerin manşetleri ya da televizyonlardaki haberler tek bir merkezde hazırlanıyor. AKP tabanı sadece yandaş medyayı izliyor ve okuyor. Haberin doğrusunun ne olduğunu bilmiyor. Çünkü, karşı görüşler haberlerde yer almıyor. Ancak, sosyal medyanın giderek gücünü artırması AKP’nin bu hesabını bozuyor. Özellikle gençler her şeyin farkında ve bilincinde. Ondan dolayı AKP&MHP koalisyonundan bir an önce kurtulma isteği gençlerde çok fazla. Değişim arzusu ile yanıp tutuşuyorlar.
 
Gerçekliğin bizi hiç ummadığımız şeylerle karşılaştırmak gibi rahatsız edici alışkanlığı vardır. İkna ve şiddet hakikati yok edebilir ama yerini alamazlar. Siyaset bilimcisi Hannah Arendt’in dediği gibi; “Adalet yerini bulsun, gerekirse Dünya yıkılsın.” Totaliter rejimler baskı altına alamayacakları güçten korkar ve nefret eder. Totaliter rejimler için ideal kişi, gerçekle hayal ürünü arasındaki ve doğruyla yanlış arasındaki farkı önemsemeyen kişidir.
 
En tehlikelisi olan örgütlü yalan genel bir manipülasyon (yönlendirme) içerdiği için olguları yok eder ve bir imaj yaratır. Aynı zamanda şiddet barındırır. Olgular, rasyonel gerçeklere göre daha kırılgandır; çünkü hatırlanmaya ve tanıklığa gereksinim duyarlar. Totaliter rejimler, örgütlü yalanı kullanarak, olguların bu kırılgan oluşundan yararlanır.
 
Siyasette yalan söylemenin çarpıcı bir örneğini AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın 27 Mayıs’ın yıldönümünde yaptığı konuşmada yaşadık Erdoğan diyor ki; "Buraya gelirken dışarıda Meclis binasını kuşatmış bir tabur asker gördüm. Başlarında genç bir binbaşı vardı. Sizler, benden korkuyorsunuz ama dışarıya getirdiğiniz askerleri kumanda eden binbaşıdan da korkuyorsunuz. Korktuğunuzu, ona güvenmediğinizi ispat etmek için size şöyle bir teklifim var. Çağırın binbaşıyı, beni alıp götürmesini söyleyin. Bakalım emrinize itaat edecek mi? Size bunun aksi bir teklifim de var. Binbaşıyı ben çağırayım ve Meclis'i feshettireyim. Bunu ister misiniz? İhtilal olacak ve siz bundan kurtulamayacaksınız." Böyle bir sözün söylenmediğini ve meclis tutanaklarında yer almadığını Erdoğan da çok iyi biliyor. O kadar çaresizler ki söylenmemiş sözleri söylenmiş gibi göstermeye gereksinim duyuyorlar.
 
ahmetakinmersin@gmail.com
www.ahmetakin.com.tr

 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Amerika Birleşik Devleti’nde Tarım Teknolojisinin Önemi28 Ocak 2022 Cuma 18:31
  • 2025 Yılında Küresel Ekonomiyi Dönüştürecek 10 Teknoloji21 Ocak 2022 Cuma 18:00
  • Amerika Birleşik Devletleri’ne Ekonomik Bakış15 Ocak 2022 Cumartesi 10:48
  • Mersin’de turizmin gözyaşları dinmiyor8 Ocak 2022 Cumartesi 10:06
  • Şehirlerin Rekabet Gücü Geliştikçe Refah Artacaktır31 Aralık 2021 Cuma 14:15
  • İhraç edilecek malın ambara teslim edilmesi durumunda faturanın ne zaman düzenleneceği25 Aralık 2021 Cumartesi 13:16
  • Mükellefin Ölümü Halinde, İşe Aralıksız Devam Eden Mirasçıların Mükellefiyet Tesisi Ve Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnası20 Aralık 2021 Pazartesi 16:45
  • Belediyelerde Alternatif Hizmet Sunma Yöntemleri Geliştirilmelidir13 Aralık 2021 Pazartesi 09:26
  • TÜRMOB Edilgen Tavrından Kurtulmalı3 Aralık 2021 Cuma 11:01
  • Almanya’da Mukim Şirkete Ödenen Kar Payının Vergilendirilmesi1 Aralık 2021 Çarşamba 08:27
  • Serbest Bölgede Ar-Ge İndirimi Uygulamaları22 Kasım 2021 Pazartesi 14:23
  • Finansal Kiralama Yoluyla Yurt Dışındaki Firmadan Alınan Makinaların Katma Değer Vergisi Karşısındaki Durumu16 Kasım 2021 Salı 09:37
  • İş Ortaklıklarında Birden Fazla Takvim Yılına Sirayet Eden İnşaat Ve Onarma İşlerinde Vergilendirme6 Kasım 2021 Cumartesi 16:16
  • CHP, sağlam adımlarla iktidara doğru yürüyor29 Ekim 2021 Cuma 13:16
  • Sonunda TÜSİAD’da Ekonomideki Çöküşü Fark Etti (!)28 Ekim 2021 Perşembe 15:40
  • O kadar mühendis var teknolojide neden geriyiz?11 Ekim 2021 Pazartesi 09:17
  • Muz seralarının çoğalması iyi mi kötü mü?2 Ekim 2021 Cumartesi 10:18
  • Mersin’in Kır Çiçekleri Büyükşehir Belediyesi Eliyle Yeşeriyor26 Eylül 2021 Pazar 14:50
  • Stoklardaki emtianın imha edilmesi11 Eylül 2021 Cumartesi 11:44
  • Konkordato sürecindeki borçludan olan alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılıp ayrılmayacağı6 Eylül 2021 Pazartesi 09:47
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1