Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Bekçileri Ötekileştirmeyin!

15 Haziran 2020 Pazartesi 19:35
Nevzat  KUMDERELİ
Sevgili okuyucular, eğri oturup doğru konuşalım. Bekçiler konusunda ileri geri laf edenlerin, belki tamamı; hayatının hiçbir döneminde bir bekçiyle bayramlaşmamış, bir bekçinin elini sıkmamış veya kucaklaşmamıştır.
 
Emniyet Bekçiliği nedir ne değildir bilmezler. Sadece kendi ideolojik penceresinden duyduğu seslerle, eleştiri bombardımanına tutmaktadırlar.
+++
Önce biraz empati gerekmez mi? Kendinizi o bekçilerin yerine koyun. Masala 25 yaşında bir gençsiniz. İşiniz gücünüz yok. Aileniz gariban. Evlenecek, ev, bark kuracaksınız. Sevdalınızla oturup hayaller kuruyorsunuz ama iş yok, para yok! Bu genç adam bekçilik işini bulmuş. Şimdi sen kalkmış, bu adamı eleştiri dinamitiyle paramparça ediyorsun.
 
+++
Neymiş efendim! AKP nin milis gücüymüş! Yok, AKP teşkilatından torpilli geliyormuş… Falan filan ‘’geç bunları kardeşim geç!’’ Sen bu gencin neler çektiğini biliyor musun? Üç kuruş harçlık için anasının babasının eline baktığından haberli misin? Gönül verdiği kıza bir fincan kahve ısmarlayamamanın acısıyla yanıp tutuştuğunu hissede biliyor musun?  
 
Neymiş efendim! Bu işi bulurken, kırk kişinin elini öpmüş. Elini öptüğü kişilerde AKP lilermiş… Ne yapsaydı? El öpmese miydi? İşsiz mi kalsaydı? Sözüm ona ‘’sen iktidarda olsaydın’’ da bu gençleri sen istihdam etseydin? Diyene nasıl yanıt vereceksin? 
+++
Bana göre; burada eleştirilecek bekçiler değildir. Bu gün Türkiye’de üst düzeyde siyaset yapan ve AKP’den kurtulamayanlardır. Bu bağlamda bekçileri çekiştirmek yanlıştır, hatta yanlışın kaymaklısıdır!

Yapmayın! Elinizi vicdanınızdan çekmeyin! Bekçileri itibarsızlaştırıp, toplum giyotininin önüne atmayın! Bekçilerde bizim evlatlarımızdır unutmayın!
+++
Emniyette şöyle bir söz vardır. ‘’ Bekçiler emniyetin azı dişidir. Onlar olmazsa polisin dişi kesmez.’’ Burada alaycı bir sezgi var ama gerçek payı da vardır.
 
Bekçiler, o memleketin yerlisi olduğu için yeni atanmış bir polisten çok daha verimlidirler. O bölgeye atanan bir polis o yörenin veya bölgenin insanını tanıyıncaya kadar en az 1 yıl geçiyor. Tam öğrenmeye başlamışken hooop başak bir yere tayin ediliyor. Hadi tekrar sil baştan… Ama bekçiler yıllarca o bölgede kaldıkları için özellikle suçluların yakalanmasında polise büyük yardımcıdırlar.

+++
Şöyle düşünün; gece saat 02.00 de iki şahıs karanlıktan çıktı. Bekçiler yakaladı. Kimlik sormayacak mı? Üst araması yapmayacak mı? Elinde, belinde silah varsa veya arabasının bagajında hırsızlık mallar olduğundan şüphelendiği eşyalara el koymayacak mı?
Empati yapmaya devam edelim. Gece devriye sırasında bir evden imdat çığlığı geldiğinde silahını çekip kapıya dayanmayacak mı? Bir kadın veya erkek şiddet görürken müdahale etmeyecek mi? Bu gibi soruları uzatabiliriz...

+++
Ayrıca; Polis Vazife ve Salahiyet Kanunun 16. maddesi polise silah kullanma yetkisi vermektedir. Bekçilere de bu kapsamda aynı yetkinin verilmesi doğrudur. Silahlı bir katille karşılaştığında elbette silahını çekecek ve gerekli müdahaleyi yapacaktır. Zaten bu PSV kanunundaki yetkileri bilen bilir. Abartmaya gerek yok ‘’ Nefsi Müdafaadır.’’

+++
Bekçilerin eğitimi eksiktir. Bu eleştiriyi kabul ediyorum ama istenirse emniyette sürekli ‘’meslek içi eğitim’’ verilmektedir. Eğitim açıkları bu yolla kapatılabilir düşüncesindeyim.
+++
Bekçilerin tek taraflı eleştirilmesi hakkaniyetli değildir. Bu dönemde iş sahibi olmaları tamamen konjonktürel bir gelişmedir. Rüzgâr başka yönden esse idi, iktidarda başka parti olsaydı, şimdi başka şeyler konuşuyor olacaktık. 

Adaletli olunmalı ve bekçilere hoş görüyle yaklaşılmalıdır. Daha nitelikli, daha vasıflı ve daha kalifiye hale gelmeleri için öneriler sunulmalıdır. Bu gün yapıldığı gibi bekçiler ötekileştirilmemeli ve karşı tarafın insafına bırakılmamalıdır. Özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesi için TBMM çatısı altında mücadele edilmelidir.

 
Bu yazı toplam 783 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Satılık Porsche!7 Ağustos 2020 Cuma 09:09
  • CHP’nin Kurultay Beyannamesi28 Temmuz 2020 Salı 08:56
  • Camide Açım Feryadı ve Ayasofya 24 Temmuz 2020 Cuma 16:49
  • M. Can Bulut’un TİY. Çığlığı!21 Temmuz 2020 Salı 09:20
  • Ayasofya bahane hedef Cumhuriyet!13 Temmuz 2020 Pazartesi 09:34
  • Garanti Başkanlık Sistemi…10 Temmuz 2020 Cuma 12:41
  • Sayın Erdoğan’ın Tarihi Yenilgisi(!)7 Temmuz 2020 Salı 08:42
  • Kemal Kılıçdaroğlu kurultayda çekilir mi?3 Temmuz 2020 Cuma 08:54
  • Mizahı bile yutkunarak yapıyoruz30 Haziran 2020 Salı 08:56
  • Kılıçdaroğlu’nun Diploması Sahteymiş!26 Haziran 2020 Cuma 15:13
  • “Piloğlu Çiftliği” bulunsun22 Haziran 2020 Pazartesi 16:59
  • Türkiye felç olmuş!19 Haziran 2020 Cuma 08:54
  • Bekçileri Ötekileştirmeyin!15 Haziran 2020 Pazartesi 19:35
  • Ölsem CHP’ye Oy Vermem! 12 Haziran 2020 Cuma 09:19
  • Kapitalizmin Tanrısı Paradır(!)9 Haziran 2020 Salı 17:30
  • Akılları Uçkurlarında!5 Haziran 2020 Cuma 08:51
  • Irkçılık “Nefes Alamıyorum”2 Haziran 2020 Salı 17:31
  • Güle Güle Abbas Efendi29 Mayıs 2020 Cuma 16:54
  • Bayram Riyakârlığı 24 Mayıs 2020 Pazar 13:25
  • Doğu Perinçek?23 Mayıs 2020 Cumartesi 13:02
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1