Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Atatürkçü Düşünce Derneği

29 Ekim 2019 Salı 09:07
Nevzat  KUMDERELİ
Sevgili okuyucular, her geçen gün adım adım Cumhuriyet düşmanları Cumhuriyet değerlerini yok etmekle meşguller.
 
Biliyorlar ki; Cumhuriyet değerlerinin saf dışı edilmesi, Türkiye’nin şeyhler, şıhlar ve müritlerin cirit attığı bir ülke olması demek olacaktır.
 
Herkesin gözü önünde cereyan eden olaylara bakıldığında, yozlaşan ve suç yuvalarına dönüşen tarikat yuvalarında ehliyetsiz din adamlarınca, şeyhlik, dervişlik, müritlik, falcılık,  büyücülük, üfürükçülük ve gelecekten haber verme gibi ilimden bilimden uzak, akıl ve mantığın reddettiği hurefelik ‘’İslamiyet-Müslümanlık veya Din’’ öğretisi adı altında karşımıza çıkmaktadır.
 
Türkiye’de bu gün 30 un üzerinde tarikat ve 300 den fazla alt gurupları ve yan kolları vardır. Taraftarlarının ise 3 milyon ila 8 milyon arasında olduğundan bahsedilmektedir. Bu tarikatların ana gayesi bellidir!  Hedefleri Cumhuriyeti yıkmaktır!
 
+++
Bu tarikatların devleti ele geçirmeye çalışmaları bilinen bir gerçektir. Örneğin: Nakşibendiliğin bir kolu olan Menzil tarikatının devlet kurumlarında yuvalanmaya çalışması duyarlı kesimlerde endişe yaratmaktadır.
 
Çok yakın bir zaman öncesinde ‘’ Fetö’’ nün Türkiye’ye nasıl zarar verdiği, devlet kurumlarında yuvalanan Fetöcülerin neler yaptığını hepimiz gördük.
 
Fakat maalesef en fazla endişe duyacak olan yönetim kadrosunun bu oluşumları görmezden gelmesi ve göz yumması, anlaşılmaz ve açıklanamaz bir garabettir!
 
Ülkesini seven tüm yazar ve çizerler mütemadiyen dile getiriyorlar. Menzil müritlerinin Emniyet ve Sağlık Bakanlığındaki kadrolaşma çalışmalarına dikkat çekiyorlar.
Bir tarikat veya cemaatin, neden devletin kurumlarında yuvalanırlar ve neden kurumları ele geçirmeye çalışırlar? Allah için yapılan ibadet devlet kuramlarında mı yapılır?  Devletin en önemli kurumlarında ibadet için mi yuvalanmaktasınız?  Bu ve benzeri yüzlerce sorunun yanıtını iktidar ve yönetim kadroları vermiyor.
 
Ama biliyoruz ki bu tarikatların yapmak istedikleri, Cumhuriyetin kurumlarını bir bir ele geçirip, yavaş yavaş mevcudiyetlerine son vermektir.
+++
 
Bu gün; ülkemizin en derin sorunlarından biri olan merdiven altı kayıt dışı ekonomik üretimde olduğu gibi; kayıt dışı din eğitimi verilen sözde tekke ve kurslarda kayıt dışıdır ve sayıları binlerle ifade edilmektedir. Ve maalesef bu kayıt dışı tekke ve kursları denetlemekten aciz bir Diyanet yönetimi vardır.
 
Daha geçtiğimiz hafta 29 Ekim dolaysısıyla Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan ve camilerde okunan Cuma Hutbesinde Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten bahsedilmemesi bu acizlik ve denetimsizliğin kanıtıdır.  
Denetlenmeyen, bu kurs-tekke ve benzeri tarikat yuvalarında olan iğrenç tecavüz vakaları ne yazık ki; günlük yaşantımızın bir parçası olmuştur. Bu konuda İsmail Saymaz’ın ‘’Şehvetiye Tarikatı’’ kitabına bir göz atarsanız sapkınlığın hangi boyutlarda olduğun görürsünüz.
 
+++
Şunu da belirtmeden geçmek istemiyorum. Siyasi arenada ‘’sağdan sola’’  at koşturanların çoğu, bu tarikat müritlerinden alacakları oy hesabıyla sırtlarını sıvazlamaktadırlar. Sırtlarını sıvazlamayan birçok politikacıysa bu zararlı asalakları görmezden gelmektedir.
 
Ne yazık ki; tarikat, cemaat olaylarına doğru bir perspektifle ve objektif bir değerlendirmeyle bakıldığında durumumuz ağlamaklı bir trajedi oyunu gibidir…
+++
İyi ki Varsın; Atatürkçü Düşünce Derneği
 
Bilindiği gibi 29 Ekim 1923 de Yeni Türkiye’nin yönetim şekli olan Cumhuriyetin temeli atıldı. Allah’tan temel çok sağlam atılmış ki; tüm saldırılara rağmen bu güne kadar dimdik ayakta kalmayı başardı. Umarım bundan sonrada dünya durdukça ayakta kalmaya devam eder…
 
Bir kısım yobazlar tarafından ‘’Kimsesizlerin Kimsesi’’ olan Cumhuriyeti yıkma girişim taaa o günlerden başlamış ve bu günlere kadar gelmiştir. Halende devam etmektedir.
 
İşte bu ‘’delalet ve hıyanet’’ içinde bulunan düşmanlara karşı 19 Mayıs 1989 yılandan beri örgütlü bir mücadele yürüten ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE DERNEĞİNİN başarısı, umutlarımızı yeşertiyor ve yüreğimize su serpiyor.
 
Tüm baskılara rağmen ülke sathında Cumhuriyet düşmanlarına karşı sürekli müteyakkız olan Atatürkçü Düşünce Derneğinin başarılarını takdirle izliyoruz.
Dolaysıyla; bu mücadelenin bir parçasını oluşturan Atatürkçü Düşünce Derneğinin Tarsus Şube Başkanı Sayın Gökhan Arkan ve yönetim kurulunu tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyor ve İyi ki Varsınız Diyorum!

 
Bu yazı toplam 616 defa okunmuştur.
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Sayın Erdoğan’ın Tarihi Yenilgisi(!)7 Temmuz 2020 Salı 08:42
  • Kemal Kılıçdaroğlu kurultayda çekilir mi?3 Temmuz 2020 Cuma 08:54
  • Mizahı bile yutkunarak yapıyoruz30 Haziran 2020 Salı 08:56
  • Kılıçdaroğlu’nun Diploması Sahteymiş!26 Haziran 2020 Cuma 15:13
  • “Piloğlu Çiftliği” bulunsun22 Haziran 2020 Pazartesi 16:59
  • Türkiye felç olmuş!19 Haziran 2020 Cuma 08:54
  • Bekçileri Ötekileştirmeyin!15 Haziran 2020 Pazartesi 19:35
  • Ölsem CHP’ye Oy Vermem! 12 Haziran 2020 Cuma 09:19
  • Kapitalizmin Tanrısı Paradır(!)9 Haziran 2020 Salı 17:30
  • Akılları Uçkurlarında!5 Haziran 2020 Cuma 08:51
  • Irkçılık “Nefes Alamıyorum”2 Haziran 2020 Salı 17:31
  • Güle Güle Abbas Efendi29 Mayıs 2020 Cuma 16:54
  • Bayram Riyakârlığı 24 Mayıs 2020 Pazar 13:25
  • Doğu Perinçek?23 Mayıs 2020 Cumartesi 13:02
  • “’İsyan” Sevap Bile Kazanılmaz Oldu!18 Mayıs 2020 Pazartesi 08:47
  • Veysel’e kulak verin! 15 Mayıs 2020 Cuma 15:14
  • Hitler Belgeseli11 Mayıs 2020 Pazartesi 12:24
  • Cumhuriyetçilere Çağrımdır!8 Mayıs 2020 Cuma 13:48
  • Gramofon Türküsü5 Mayıs 2020 Salı 11:56
  • 1 Mayıs’ın ardından3 Mayıs 2020 Pazar 15:55
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1