Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Akademik Enflasyon

25 Nisan 2022 Pazartesi 14:34
Ahmet Akın
“Aposto” yazarlarından Abdullah Esin Türkiye’deki üniversitelerin hantal ve edilgen yapısını çok güzel yazmış:
 
Türkiye’de 131 devlet ve 78 vakıf olmak üzere toplamda 209 üniversite, 170 bin 561 akademisyen ve 8 milyonun üzerinde lisans öğrencisi bulunuyor. Eurostat verilerine göre, Almanya ve Fransa’da her 1000 kişiden 40’ı üniversite öğrencisiyken Türkiye’de bu sayı 95’i buluyor. AB ortalamasının 38 olduğu göz önünde bulundurulduğunda Türkiye’deki öğrenci sayısının fazlalığı daha net göze çarpıyor.
 
Türkiye’deki yüksek öğretim sistemine rakamlarla bakıldığında “akademik enflasyon” tablosu da ortaya çıkıyor.  2019 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Türkiye’deki 196 üniversite rektöründen 68’inin hiç uluslararası yayını olmadığı, 71 rektörün de makalelerine hiç atıf yapılmadığı belirlenmiş durumda. Öte yandan, 2019 verilerine göre 78 üniversitedeki 273 bölümde profesör, doçent veya doktor unvanına sahip bir öğretim üyesi bulunmuyor.
 
Yüksek Öğretim Kurulu’nun (YÖK) 14 Şubat 2022’de düzenlediği “Doktora Öğretiminin İyileştirilmesi Çalıştayı”nın sonuç bildirgesinde yer alan bir madde Türkiye’deki akademinin niteliğine dair tartışmaları tekrar gündeme getirdi. Söz konusu raporda yer alan “Doktora tezine alternatif olarak üç adet özgün araştırma makalesinin doktora tezi olarak kabul edilmesi” kararının ne anlama geldiğini ve ne gibi sonuçları olacağını Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler bölümünden Prof. Dr. Mine Eder’e sorduk:
 
Kalite sorunu:
Eder, doktora tezi yerine makale yayınlama sisteminin başta ABD olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinde kullanılan bir sistem olduğunu belirtiyor ancak bu sistemin başarılı olmasının temel koşulunun bağımsız bir kalite kontrol mekanizması kurmak olduğunu da ekliyor. “Bir kalite kontrol mekanizması kurmadan böyle bir sistem doktora öğreniminde kalite sorunu ortaya çıkarır. Uluslararası nitelikte bir yayın mekanizmasının yoksunluğu da makale enflasyonu yaratır. Zaten Türkiye’de yüksek öğretimin asıl sorunu da kalite kontrolü sorunudur.” diye ekliyor.
 
Mine Eder’e göre bu karar, kontrolsüzce artan üniversite ve öğrenci sayısının ortaya çıkardığı akademisyen açığını kısa zamanda kapatmak üzere açılan bir yol. YÖK’ün doktora sürecini hızlandırarak yeni kurulan üniversitelere bir an önce hoca bulmak istediğini belirten Eder, alan ayrımı yapılmadan böyle bir karar alınmasının indirgemeci bir yaklaşım olduğunu söyleyerek YÖK’ün en büyük probleminin her alanda standardizasyon olduğunu dile getiriyor.
İnsan sermayesi problemine de değinen Prof. Dr. Mine Eder “Ülkedeki insan sermayesi probleminin bu şekilde çözülebileceğini düşünmek büyük bir hata. Binalar yapıp öğrenci getiriyorsunuz ancak insan sermayesi ve araştırma kültürü olmayınca ortaya üniversite mezunu genç işsizler çıkıyor.” diyerek üniversite eğitiminde nicelikten ziyade niteliğe odaklanılması gerektiğine dikkat çekiyor.
 
Türkiye’de akademinin temel sorunlarından biri olan özerkliğe de dikkat çeken Mine Eder, “Kaliteli insan sermayesi bir gecede oluşturulmuyor. Kalite, akademik özerklik ve bağımsız araştırma ortamının kurulması ile yaratılır, sürekli kalite parametrelerini değiştirerek akademide kalite artırılamaz.”diyerek kaliteli bir yüksek öğretim sisteminin nasıl inşa edileceğine dair geleceğe ışık tutuyor.
 
Türkiye’de üniversite öncesi eğitimdeki başarısızlık üniversitelerin kalitesine de yansıyor. Tabii siyasal iktidarın bakış açısı da etkili oluyor. Çağdaş eğitimden uzaklaştıkça sorunlar da artıyor.
 
ahmetakinmersin@gmail.com

 
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın diğer makaleleri
  • Şirket Aktifinde Kayıtlı Bulunan Taşınmaz Satışının Vergilendirilmesi26 Kasım 2022 Cumartesi 09:01
  • 2023-2024’de izlenecek 6 reklam trendi19 Kasım 2022 Cumartesi 11:44
  • Eğitim Ülkelerin Geleceğini Belirleyen En Önemli Faktördür8 Kasım 2022 Salı 09:32
  • Yurt Dışından Gelen Hizmet Faturalarının Vergilendirilmesi2 Kasım 2022 Çarşamba 18:07
  • TÜRMOB’un yapacağı en önemli şey mesleğe bakış açısını yenilemek olmalıdır7 Ekim 2022 Cuma 16:28
  • Türkiye, Vergi Sistemsizliği İçinde Savrulup Duruyor3 Ekim 2022 Pazartesi 16:45
  • Yurt Dışından Alınan Hizmetlerin Kurumlar Vergisi ve Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması Karşısındaki Durumu20 Eylül 2022 Salı 13:59
  • Konaklama Sektörünü Şekillendiren 10 Eğilim12 Eylül 2022 Pazartesi 14:15
  • Küresel Ekonomiyi Dönüştürecek 10 Teknoloji3 Eylül 2022 Cumartesi 15:03
  • 2022 ve sonrası için 7 seyahat sektörü eğilimi27 Ağustos 2022 Cumartesi 13:06
  • Amerika Birleşik Devletlerinde İnşaat Sektörüne Genel Bakış20 Ağustos 2022 Cumartesi 15:08
  • Tasfiye halindeki şirketin sermaye hesabının ortaklara dağıtılması durumunda tevkifat uygulaması13 Ağustos 2022 Cumartesi 12:40
  • Sermaye Artırımının Ortakların Alacaklarından Karşılanması Halinde Kurum Kazancında İndirim Konusu Yapılıp Yapılmayacağı6 Ağustos 2022 Cumartesi 13:46
  • Dövize Endeksli Satışlarda Katma Değer Vergisi İle Kurumlar Vergisi Uygulaması30 Temmuz 2022 Cumartesi 13:00
  • Dünya gıda fiyatları neden yükseliyor ve ne zaman düşecek?23 Temmuz 2022 Cumartesi 14:12
  • Finansal Kiralama Yoluyla Yurt Dışındaki Firmadan Alınan Makinalar İçin Yapılan Ödemelerde Stopaj19 Temmuz 2022 Salı 10:06
  • Finansal Kiralama Yoluyla Yurt Dışındaki Firmadan Alınan Makinalar İçin Yapılan Ödemelerde Stopaj8 Temmuz 2022 Cuma 12:58
  • Sosyal medyada aktif olarak nasıl kazanılır?4 Temmuz 2022 Pazartesi 13:41
  • Başarılı Girişimcilerin İyi Alışkanlıkları21 Haziran 2022 Salı 08:29
  • Mersin Girişimci Kadın Kooperatifleri Buluşması Sonuç Bildirgesi 14 Haziran 2022 Salı 10:57
  • Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
    Oluşturma süresi(ms): -1