2002 yılından bu yana kesintisiz iktidarda olan AKP, her dönem farklı yol haritaları ve agresif seçim hamleleri gerçekleştirdi!2007 genel seçim sürecinde CHP öncülüğünde muhalif kanadın Cumhuriyet Mitingleri ile milyonlarla alanı doldurduğu zamanda, iktidar kanadı yaz sıcağında dezavantajlı bölgelerde kömür ve erzak dağıttı. Elektriği olmayan köylere dahi buzdolabı gönderip, bir taraftan da Avrupa Birliği’ne gireceğiz, söylemleri ve “halkçı, ilerici” imajıyla oyları lehine çevirmesini bildi.
2011 genel seçimleri ise “ileri demokrasi, geleceğe dair büyük hedefler, 2023 vizyonu” gibi halka umut vaat eden sloganlarla ilerledi ve iktidarda kalınması bilindi!
Ekonomik verilerin iyi gitmediği, iktidara yakın yeni bir sermaye kesiminin yaratıldığı, toplumsal ayrışmanın gücü kaybetmemek için araç olarak kullanıldığı süreçte, buna isyan eden geniş halk kesimlerinin katılımı ile 2013 Haziran eylemlerine şahitlik ettik.
Dünyada örneği olmayan bu demokratik halk hareketi, iktidarın şapkasını önüne koymasına, önlem almasına ve yeni hamleler yapmasına neden oldu. Muhalefete yönelik daha sert tedbirler alınmaya başlandı!
2015… Açılım süreci ve devamında hendek operasyonları.
7 Haziran 2015 günü yapılan genel seçimlerde, AKP, ilk defa parlamentoda çoğunluğu kaybetti. Muhalif kanat olası kurulacak bir koalisyon hükümetinde güvenoyunu alabilecek çoğunluğa ulaştı. MHP lideri Bahçeli, şu an yan yana durduğu Kürt siyasetiyle aynı hükümette yer alamayacağını söyleyip ülkeyi tekrar seçimlere götüren isim oldu. Suruç’ta ve Türkiye’nin dört bir yanında patlayan bombaların sesi ve tozu altında 2015 Kasım ayında yapılan genel seçimlerde AKP yeniden çoğunluğu elde ederek, yoluna devam etti.
Bu tarihten sonra rakip veya düşman, ne dışarıda, ne de farklı bir siyasal oluşumda arandı! 2016 yılına gelindiğinde devletin tüm organlarına sızan ve 15 Temmuz günü kalkışma da bulunan FETÖ unsurlarına yönelik arkası kesilmeyen operasyonlar gerçekleştirildi. Olağanüstü hal ilanı ile koca ülke yönetilmeye başlanırken, 2017 yılında referandumla yarı başkanlık sistemine geçildi. Güç artık bir kişide toplandı.
Türkiye’de %50+1 sistemi ile siyasal kutuplaşma resmileşmiş oldu. Muhalefettekiler terörist ilan edildi, yetmedi vatan hainliği ile suçlandılar!
2018 genel seçimlerinde 360 sayfalık beyanname ile halkın tüm kesimlerine umut dağıtan AKP iktidarı, muhalefetin başkanlık seçimlerine ayrı adaylarla girmesini fırsat bildi ve “Atı alan Üsküdar’ı geçtiği” söylemlerinin gölgesinde %50+1’i buldu.
2019 yerel seçimlerinde on yıllar sonra birlikte hareket eden CHP ve diğer muhalif partiler, 11 Büyükşehir Belediyesi ve çok sayıda il ve ilçe belediyesini kazandı. ‘Birlikte hareket edilirse kazanılır’ inancı ile 2023 genel seçimlerine gidilirken, aday konusunda yaşanan tartışmalar, 6’lı masanın üstünde veya altında oluşan ayrışma ve kopmalar… İktidarın yine muhalefete yönelik terör söylemleri ile bu seçimlerde gitti!
**
AKP, elbette iktidarda kalmak istiyor. Bir taraftan tabanını tutmak, bir taraftan da muhalefeti dizayn etmek için sürekli girişimlerde bulunuyor.
Ekonomik göstergelerin bir türlü düzeltilememesi, 24 yıllık yıpranmışlık, yerel yönetimlerin önemli bir bölümünü elinde bulunduran bir ana muhalefet partisi gerçeği var.
Önümüzdeki genel seçimlerin kolay olmayacağı ortada. Bu nedenle 30 Ekim 2024 günü İstanbul Esenyurt Belediyesi’nin CHP’den seçilen başkanı Prof. Dr. Ahmet Özer’in tutuklanması ve ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve daha birçok CHP’li başkanın tutuklanıp görevlerinden uzaklaştırılmalarına şahitlik ettik. İktidar kanadı, bu süreçte CHP’yi deyim yerindeyse düşman olarak görmekte(!), yok edilmesi gereken bir olgu olarak algılamakta!
Mutlak butlan davası, gözaltılar, belediye başkanlarının veya bürokratlarının tutuklanması, sistematik olarak yürütülen aşamalardır. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul ve yurdun dört bir tarafında mitinglerle son bir yıldır vatandaşlarla buluşuyor! Fakat miting bitimi söylemler, tepkiler miting alanında kalıyor!
Geç de olsa CHP genel merkezi 4 Mayıs itibariyle sandık görevlileri, üyeleri ve çeşitli kademelerde ki yöneticileriyle sahaya inme, kapı kapı vatandaşlarla buluşma kararı aldı!
İktidar kanadının amacının bir tarafta İmralı görüşmeleri ile DEM kanadını tutma, bir taraftan da operasyon ve davalarla CHP’yi tutma hamlesine karşı, yurttaşlarla birebir buluşulması gerektiği denkleminin geç de olsa farkına varıldı!
CHP’nin ve diğer muhalif partilerin; ekonomik düzenden ve hukuksuz kararların alınmasıyla rahatsızlık duyan vatandaşlara, etkili şekilde ulaşıp ulaşamayacaklarını göreceğiz!
Unutmamak gerekir, her iki taraf için zaman daralıyor, gün gün sandığa yaklaşılıyor!



























