Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Sağcılık Öldürür Solculuk Güldürür

(29-04-2009 Tarsus Akdeniz Haber Arşivi) ERDOĞAN GÖKÇE--Bunu şöyle de
Tarih: 29 Nisan 2013 Pazartesi 19:29
Sağcılık Öldürür Solculuk Güldürür
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt


 










(29-04-2009 Tarsus Akdeniz Haber Arşivi) ERDOĞAN GÖKÇE--Bunu şöyle de söyleyebiliriz: Gericilik öldürür, ilericilik/devrimcilik diriltir. Çünkü gericilik yıkıcı, devrimcilik yapıcıdır. Tabii gerçek solcularla sahte solcuları birbirinden ayırt etmek şart. Çünkü sahte solculuk, aynı zamanda sağcılık demektir. Sağcılığın sahtesi yoktur. Solculuğa önyargılı yaklaşanlar, birazcık sağduyulu ve mantıklı olarak olaya bakmalılar. Uygarlığın, bağımsızlığın, özgürlüğün, demokrasinin ve medeniyetin gelişmesine hangi insanların önderlik ettiğini düşünürlerse, bazı saplantılardan ve yanılgılardan kurtulmuş olurlar.



        Belli başlı sağcı ve solcu liderlerin neler yaptıklarına baktığımızda, bazı gerçekler daha net görülür. Dünyada devlet  kuran (dikkat edin, kurdurulan değil) liderlerin hemen hepsi solcu, ulusalcı, devrimci ve bağımsızlıktan yana olan insanlardır. Böylesi insanlar sayesinde o ülkeye bağımsızlık, demokrasi, özgürlük ve ekonomik refah gelmiştir. Amerika, Fransa, İngiltere, Almanya, Rusya, Hindistan, Türkiye, Çin, Vietnam, Kuzey Kore, KKTC... bu konuda en bariz örneklerdir.



      Ülkelerini yıkan, pazarlayan, bağımlı hale getiren  faşist diktatörlüğe götüren ve savaşa sürükleyenler  ise hep sağcı ve işbirlikçi lidercikler  olmuştur. Buna örnek olarak da Osmanlı’nın son dönemi, Hitler, Mussolini, Franko, Pinoşe, 12 Eylül dönemi ve onun eseri olan bugünkü iktidarı vb sayabiliriz. Güney Amerika’daki sağcı iktidarlar, ülkelerini, ABD’nin arka bahçesi durumuna getirdiler. Kendi milletlerini ezdirdiler, ülkelerini  soydurdular. Son birkaç yıldır iktidara gelen solcu/devrimci liderler sayesinde durum değişti. Güney Amerika  milletleri özgürleşmeye, devletleri bağımsızlaşmaya ve ekonomileri düzelmeye başladı. Sağ iktidarlar emperyalizmin azgınlaşmasına yardımcı olurken, sol iktidarlar emperyalizmi frenleyen bir güç haline geldiler. Amerika ölüyor, Asya diriliyor.



        Emperyalizm sağcıdır, hedefinde de sol ülkeler ve sol liderler vardır. Ortadoğu’ya ve ülkemize saldıran emperyalist(sağcı) Batı, iki devrimci öndere (Hz. Muhammet ve Mustafa Kemal’e)  sürekli saldırıyorlar.Hz. Muhammet, bir uygarlık kurcusudur ve bölgenin dini önderidir. Atatürk de ilk milli devlet kurucusudur ve bölgenin siyasi önderidir. Bu nedenle her iki lider de emperyalist  Batının hedef aldığı ilk şahsiyetlerdir.  Bu saldırılar ideolojiktir. Çünkü bu ülkelere ve toplumlara saldıranlar, ilk önce  bu toplumların kurtarıcı önderlerine saldırmak zorundalar.



         Devrimcileri en iyi devrimciler anlar.Hz. Muhammet, yaşadığı dönemin en büyük devrimcisidir.  Bu nedenle Hz. Muhammet’i en iyi anlayanların başında Marks, Einstein, Atatürk, Lenin vb  gelmektedir. Tarikat liderlerinin Hz. Muhammet’i “sever” ve “savunur” gözükmeleri bir kandırmacadır. Hatta son zamanlarda Hz. Muhammet’e saldırmaya ve Hz. Muhammet adını dualardan çıkarmaya başladılar. Nitekim ABD’nin kucağına oturarak hem Müslüman ülkelerin işgaline destek vermek ve hem de Müslüman geçinmek tam bir ikiyüzlülüktür, sahtekarlıktır. Hz. Muhammet’i ve Müslümanlığı gerçekten savunanlar Çanakkale Savaşı’nda ve Kurtuluş Savaşı’nda Haçlı ordularına karşı savaşırken, sahte Müslümanlar ve din tüccarları ise İngilizlerle işbirliği yapıp kendi vatanlarına, milletlerine ve dinlerine saldırıyorlardı. O geleneğin devamı olan hainler, bugün de ABD ile işbirliği yapıyorlar.



      Evet, Sağcılık öldürür,  Solculuk ise diriltir. 1930’larda dünyanın en hızlı kalkınan iki ülkesinden bir olan Türkiye, bugün İşsizlik sırasında dünyada birinci, demokrasi bakımından son sıralarda, ekonomik bakımdan çökmüş, eğitim bakımından en gerilerde  kalmış... Varlık içinde yokluk çeken milletimizi namerde muhtaç duruma getirenler sağcı iktidarlardır. ABD kucağında oturmayı ve AB kapısında onursuzlaşmayı savunanların kimler olduğu belli değil mi?



      Ülkeyi bu hale getiren işbirlikçi sağ iktidarla hep halkımızı kandırdılar. Dini, milli ve insani değerlerimizi sürekli kullanarak ve istismar ederek milleti yönlendirdiler. Sahte Müslümanlık, sahte Atatürkçülük, sahte milliyetçilik... ve şimdi de sahte demokratlıkla milleti bir kez daha kandırmaya çalışıyorlar. Bu söylemlerle ve hizmetlerle ülkemizi düşmana teslim etme noktasına gelenler,  “Darbe yapacaklardı” yalanıyla milletimize yeni bir Amerikancı darbe ortamı yaşatıyorlar. Bağımsızlığımızı, Cumhuriyet’imizi, bizleri insan yapan Kemalist Devrimler’i  bir bir ortadan kaldırıyorlar. Amerika’nın asker “Bizim oğlanlar”ın yerini şimdi  “Bizim görevliler” dediği sivil  ve tarikatçı kesimler aldı. Ulusalcılık terör kapsamına sokuldu, Türkiye’ye sahip çıkan hemen herkes “Ergenekoncu” diyerek, aynen işgal yıllarındaki gibi gözaltına alınmaya ve tutuklanmaya başladı. Ama dolandırıcılara, vatanı pazarlayanlara vb dokunan yok! Deniz Feneri Dolandırıcılığı unutuldu.  Önce, Almanya’dan istedik; yakında gelecek “dediler. Aradan 5.5 ay geçmesine rağmen gelmedi. CHP görevli göndertip elden getirttikten sonra,  ancak getirtebildi. Sonra, “Almanca’dan Türkçe’ye çevrilmesi için tercüme edilmesi gerekiyor, 1 ay içinde tercümesi yapılır” dediler. Hani nerde!... PKK, Barzani, Kıbrıs derken... şimdi de Ermenistan meselesi başımıza bela edildi.



     Karşı devrim, bir yandan  halkı korkutarak, yıldırarak susturarak gelmeye çalışırken, diğer yandan da kendisine destek verecek güçleri besleyerek, koruyarak  ayakta durmaya çalışıyor. Türkiye adeta öldürülmek isteniyor.                                                                                



        Sağcıların öldürmesine ve solcuların diriltmesine en önemli örneklerden biri de  Osmanlı İmparatorluğu’dur. Sağcı/işbirlikçi yöneticiler, koca imparatorluğu “hasta adam” durumuna getirdiler. Öldürülen(!) Osmanlı’nın yerine yeni bir devleti dirilten de Devrimci lider Atatürk olmuştur. Atatürk’ün  kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni bugün yine “hasta adam” durumuna düşürenler, 1945’den bu güne başa geçen sağ iktidarlar olmuştur.




 “Hasta” duruma  düşürülen  Türkiye Cumhuriyeti’ni, yine solcular/devrimciler kurtaracaktır. Millet, öldüren sağdan vazgeçip, dirilten sola destek vermek zorundadır. Başka türlü kurtuluş yoktur.



Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1