Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Zafer Partisi Tarsus İlçe Başkanı Mete Can Süren: “Üreticinin Elindeki Araçlar Kısıtlanmamalı”

Siyaset
Tarih: 21 Şubat 2026 Cumartesi 14:33
Zafer Partisi Tarsus İlçe Başkanı Mete Can Süren: “Üreticinin Elindeki Araçlar Kısıtlanmamalı”
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Zafer Partisi Tarsus İlçe Başkanı Mete Can Süren, son dönemde tarımsal üretimde uygulamaya konulan bazı politikalarla ilgili yazılı bir açıklama yaparak, üreticinin sahadaki gerçekleri dikkate alınmadan alınan kararların ciddi riskler barındırdığını ifade etti.
 
Başkan Süren, özellikle “tam bağımlı sıfır kurallar” yaklaşımı çerçevesinde pilot bölgelerde denenen uygulamaların, üreticiyle yeterli istişare yapılmadan hayata geçirildiğini ve beklenen başarıyı sağlamadığını belirtti. Tarım sektörünün masa başında değil; toprağın, iklimin ve üreticinin koşulları dikkate alınarak yönetilmesi gerektiğini vurgulayan Süren, katı ve ani kısıtlamaların verim kaybına yol açabileceğini söyledi.
 
“Üreticinin Elindeki Araçlar Kısıtlanmamalı”
 
Zirai ilaç bayileri, üreticiler ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmelerde; mantar ilaçları, kırmızı örümcek ilaçları ve ot ilaçları gibi temel girdilere getirilecek sert sınırlamaların ürün sağlığını ve verimi ciddi biçimde riske atacağının ifade edildiğini aktaran Süren, “Çiftçimizin üretim yapabilmesi, hastalık ve zararlılarla etkin mücadele edebilmesine bağlıdır. Üreticinin elindeki araçları tamamen kısıtlamak, onu hastalıkla baş başa bırakmak anlamına gelir” dedi.
 
Bu durumun yalnızca verim kaybına değil, aynı zamanda ekonomik kayıplara ve tarımsal sürdürülebilirliğin zedelenmesine yol açacağını belirten Süren, Türkiye’de uygulanacak politikaların üreticinin ekonomik şartları ve bölgesel farklılıklar dikkate alınarak şekillendirilmesi gerektiğini kaydetti.
 
“Karar Süreçlerine Yerel Aktörler Dahil Edilmeli”
 
Özellikle Tarsus gibi yüksek üretim potansiyeline sahip bölgelerde; Ziraat Odaları, Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlükleri, zirai ilaç bayileri ve üretici temsilcilerinin karar süreçlerine aktif biçimde dahil edilmesi gerektiğini vurgulayan Süren, tarım politikalarının tepeden inme değil, istişareyle belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
 
Avrupa ülkelerinde bazı kimyasal maddelere yönelik kısıtlamaların güçlü destek mekanizmaları ve geçiş süreçleriyle birlikte uygulandığını hatırlatan Süren, Türkiye’de de alternatif biyolojik ve entegre mücadele yöntemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini; ancak bu süreçte çiftçiye maddi ve teknik destek sağlanmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
 
“Gıda Güvenliği Sosyal Adalet Meselesidir”
 
Tarım politikalarının mevcut haliyle sürdürülmesinin yalnızca üreticiyi değil, doğrudan tüketiciyi de etkilediğini belirten Süren, artan girdi maliyetlerinin küçük ve orta ölçekli üreticiyi üretimden çekilmeye zorladığını söyledi. Bunun ise pazardaki arzı daraltarak temel gıda fiyatlarını yükselttiğine dikkat çekti.
 
“Eğer üretimi önceleyen, çiftçiyi koruyan ve planlı bir tarım politikası hayata geçirilmezse; yarın fakirin sofrasındaki soğan da, ekmek de risk altına girecektir” diyen Süren, gıda güvenliğinin bir tercih değil, sosyal adaletin ve toplumsal huzurun temel şartı olduğunu vurguladı.
 
Açıklamasının sonunda Süren, “Güçlü tarım, güçlü Türkiye demektir. Çiftçimizin emeğini korumak, sofralarımızın güvenliğini korumaktır. Tarım, günübirlik kararlarla değil; uzun vadeli, bilimsel ve sürdürülebilir politikalarla yönetilmelidir” ifadelerini kullandı.

 
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Akdeniz Gazetesi ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1