Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Varal: “Kıdem tazminatı işçinin hakkıdır ve öyle kalacak!”

Güncel
Tarih: 30 Haziran 2020 Salı 15:05
Varal: “Kıdem tazminatı işçinin hakkıdır ve öyle kalacak!”
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
CUMHURİYET Halk Partisi (CHP) Tarsus İlçe Başkanı Av. Ozan Varal, gündemde olan kıdem tazminatıyla ilgili olarak açıklamada bulunarak, “Kıdem tazminatı işçinin hakkıdır ve öyle kalacak!” ifadelerini kullandı.
 
“Dünyamız, küresel kapitalizmin yaşadığı çıkmazların canlı hayatını tehdit eden işleyişi sonucu ortaya çıkan pandemi nedeniyle olağanüstü günler geçirmekte.  Bu süreç haksızlıkların ayan beyan ortaya çıkmasına neden oluyor” ifadelerini kullanan CHP Tarsus İlçe Başkanı Av. Ozan Varal, konuya ilişkin olarak yaptığı açıklamada şunlara değindi:
“Salgınla beraber yaşadığı finans ve yönetememe krizini gizleyemez hale gelen ülke iktidarları, yüzyılı aşkın süredir attıkları globalleşme yalanın üstünü örtemez hale geldi.
Pandemi ile sınırlar kapandı. Toplumlar kabuğuna çekildi.
Dünyanın dört yanında salgına rağmen ve hatta salgınla paralel olarak ortaya çıkan kitlesel eylemler tüm yükün toplumun hor görülen, ötelenen kesimlerinin üzerine yıkıldığının ve bu baskının sürdürülemez olduğunun kanıtı.
 
Peki ülkemizde, emperyalizme göbekten bağlı, emek düşmanı politikaları ile AKP hükümeti nasıl bir dahiyane çözümle krizden çıkmayı ummaktadır…?
Cevap, son dönemde sıkça dillendirilmeye başlanan ve meclis gündemine getirilmesi an meselesi olan kıdem tazminatına dair düzenleme söylemleridir.
Koronavirüsle mücadele önlemleri üstünden oluşturulan baskı ve belirsizliğin sağladığı ortamı kullanan Erdoğan-AKP iktidarının son olarak kıdem tazminatı konusunda “İşveren ve işçi sendikaları olarak bir araya gelerek, beni ve hükümeti de karıştırmadan çözün. Yoksa biz çözeceğiz” demesi dahi Hükümet ve Meclis‘in, emekçinin kıdem tazminatının gaspına ilişkin süreci hızlı bir biçimde ilerlettiğini göstermiştir.
 
Kıdem tazminatı, işçinin işsiz kaldığında, emekli olduğunda, işten çıkartıldığında eline geçen, işçinin ailesi ile nefes almasını sağlayan bir ilaçtır.
Kıdem tazminatı keyfi ve kötü niyetle işçiyi işten çıkarma isteğinin önündeki en büyük engeldir. Kıdem tazminatını işçinin çocuklarının hakkıdır.
 
İktidarın işçinin kıdem tazminatı hakkını elinden zorla almak istemesinin nedeni “işçiyi bırakın ses çıkarmayı “gık” diyemez hale sokmak, emekçinin zulme karşı elinde tuttuğu en önemli temel haklardan birini almak niyetidir.
Kıdem tazminatı işçiyi emekçi kılan, alnı terli, elleri nasırlı bütün işçilerin hakkıdır.
İşçilerin “Gücümüz birliğimizdir” diyerek, bütün farklılıklarını bir kenarda tutarak, haklarını beraber arayarak, yekvücut - tek yumruk olarak her türlü kötü niyetli iktidarın karşısında dik durmanın adıdır.
 
Bizler daha iyi bir dünyanın yalnızca kişisel ya da dar bir çevrenin çıkarlarının korunmasıyla mümkün olmadığını görecek bir açıklıkla hayata bakmayı, hizmet ve politika üretmeyi şiar edinmiş halkçı, emekten ve demokrasiden yana bir siyasi geleneğinin temsilcisi olarak, işçilerimizin bu haklı davada yanında olduğumuzu ilan ediyoruz.
Kıdem tazminatı temel bir insan hakkıdır.
 
Kıdem tazminatının gasp edilmesi; küresel kapitalizm ve AKP’nin vahşi para politikalarının, rant beklentilerinin pansumanı olamaz.
Emekçiler AKP iktidarı boyunca daha fazla yoksullaştı, güvencesizliğe terk edildi.
Emekçiler, ‘geçinemiyoruz’ feryatları ile yaşamlarına son vermeye, aileleri ile birlikte toplu bir şekilde intihar etmeye başladı.
AKP döneminde emekçilere saldırının boyutları özellikle OHAL sürecinde daha da artarken, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile çalışanların hakları iyiden iyiye hedef tahtasına oturtulmuştur.
 
AKP döneminde en az 22 bin işçi, işyerlerinde çalışırken göz göre göre iş kazaları ölüme terk edildi.
Erkek, kadın ve çocuk en az 22 bin işçi, AKP’nin daha fazla rant ve kâr hırsının bedelini canlarıyla ödedi.
 
AKP, artık iktidarının son günlerinde daha fazla emekçinin hakları ile oyun oynamayı, emekçileri daha fazla açlığa yoksulluğa güvencesizliğe mahkum etmeyi bırakmalıdır.
Gelecek güzel günler, ancak ve ancak işçilerin, emekçilerin, ezilenlerin, kadınların, gençlerin öncelendiği halkçı, üretime dayalı, hak hukuk adalet ve demokrasi temelli bir yönetim anlayışıyla, yani CHP iktidarıyla mümkün olacaktır.”

 
Bu haber toplam 952 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1