-TARSUS DEMOKRATİK SİVİL İNİSİYATİFİ’NDEN ALEVİLERİ HEDEF ALAN NEFRET SÖYLEMİNE KARŞI SUÇ DUYURUSU
Tarsus Demokratik Sivil İnisiyatifi, Alevi yurttaşları ve Arap Alevi toplumunu hedef alan açıklamalara karşı Tarsus Adliye Sarayı önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.
Sivil toplum kuruluşları, Meclis Üyesi Ali Uyan, muhtarlar ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı açıklamada, yaşam hakkı, eşit yurttaşlık, toplumsal barış ve kardeşlik vurgusu yapıldı. Kemal Öztürk ve Altan Tan’ın kamuoyuna yansıyan sözlerine tepki gösterilirken, Şamil Tayyar tarafından gündeme getirilen iddiaların da dayanağının açıklanması istendi.
ARAS: “BİRİMİZE YÖNELEN NEFRET, HEPİMİZİN MESELESİDİR”
Basın açıklamasını okuyan Av. Ferda Aras, herhangi bir inancın, mezhebin veya siyasi görüşün değil, insanın, yaşam hakkının ve toplumsal barışın tarafı olduklarını belirtti.
Kemal Öztürk’ün Nusayriler hakkında kullandığı ifadelerin kabul edilemez olduğunu vurgulayan Aras, Altan Tan’ın Alevileri kategorilere ayıran ve kimin “makbul Alevi” sayılacağına ilişkin sınırlar çizen yaklaşımına da tepki gösterdi.
ARAS: “BİZ AYNI MEMLEKETİN ÇOCUKLARIYIZ”
Ferda Aras, bazı Alevi derneklerini yabancı istihbarat faaliyetleriyle ilişkilendiren iddialara ilişkin ise somut bilgi ve belgelerin kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini belirterek, “Biz birbirimizin komşusuyuz. Biz birbirimizin ailesiyiz .Biz aynı memleketin çocuklarıyız. Türkiye, ayrıştırıcı ve nefret yüklü söylemlerin nelere yol açabileceğini geçmişte çok ağır bedeller ödeyerek öğrenmiştir. Maraş'ın acısını unutmadık.
Çorum'u unutmadık. Madımak'ı unutmadık.
Unutmadığımız için de bugün kullanılan dili “birkaç talihsiz söz” diyerek geçiştiremeyiz.
Çünkü söz bazen yaralar.Söz bazen ayrıştırır.Söz, bir insanı hiç tanımadığı başka bir insandan yalnızca kimliği nedeniyle nefret etmeye alıştırabilir.” dedi.
AV. ARAS “YALNIZCA ALEVİ YURTTAŞLARIMIZIN MESELESİ OLARAK GÖRMÜYORUZ”
Yapılan bu söylemlere karşı susmayacaklarını vurgulayan Av. Aras, “Nefret dili normalleştirildiğinde, bir süre sonra nefretin yerini şiddetin almayacağının hiçbir güvencesi yoktur. İşte biz tam da bunun için susmuyoruz. Bugün Aleviler hedef olabilir. Yarın Sünniler olabilir. Bir başka gün Türkler, Kürtler, Araplar, Hristiyanlar, Yahudiler, inananlar ya da inanmayanlar olabilir.Çünkü nefretin adresi değişir; fakat geride bıraktığı acı değişmez.Bu nedenle Alevilere yöneltilen bu dili yalnızca Alevi yurttaşlarımızın meselesi olarak görmüyoruz.” ifadelerini kullandı.
YARGI MAKAMLARINA VE RTÜK’E ÇAĞRI
Hukukun, yurttaşların kimliği ve inancı hedef alındığında sessiz kalamayacağını belirten Aras, televizyon ekranlarının hiçbir inancın, mezhebin veya kimliğin hedef gösterildiği alanlara dönüştürülemeyeceğini söyledi. Aras, ilgili açıklamaların hukuki açıdan değerlendirilmesi için yargı makamlarını, yayınların incelenmesi için de RTÜK’ü göreve çağırdı.
SUÇ DUYURUSUNDA BULUNULDU
Basın açıklamasının ardından Kemal Öztürk ve Altan Tan hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Şamil Tayyar’ın kamuoyuna taşıdığı iddiaların dayanağının ortaya konulması ve hukuki boyutunun yetkili makamlarca değerlendirilmesi de talep edildi.




























