Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Tarsus Emek ve Demokrasi Platformu’ndan Dünya Barış Günü Açıklaması

Güncel
Tarih: 1 Eylül 2026 Salı 19:50
Tarsus Emek ve Demokrasi Platformu’ndan Dünya Barış Günü Açıklaması
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Tarsus Emek ve Demokrasi Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla basın açıklaması yaptı. Platform adına açıklamayı okuyan Eğitim Sen Tarsus Şube Başkanı Kamber Geçer, savaşların, çatışmaların, silahlanmanın ve yoksulluğun dünya halklarının yaşamını tehdit etmeye devam ettiğini söyledi.
 
Tarsus Emek ve Demokrasi Platformu, Dünya Barış Günü’nde Yarenlik Alanı’nda açıklama gerçekleştirdi.  Nazi Almanyası’nın 1 Eylül 1939’da Polonya’yı işgaliyle başlayan İkinci Dünya Savaşı’nın üzerinden 87 yıl geçtiğini hatırlatan Başkan Geçer, savaşta dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 3’üne karşılık gelen en az 70 milyon insanın yaşamını yitirdiğini belirtti.
 
Geçer, “1 Eylül Dünya Barış Günü’nü ne yazık ki bir kez daha savaşların, çatışmaların, silahlanmanın ve yoksulluğun gölgesinde karşılıyoruz. Dünyanın dört bir yanında halkların yaşamı savaşlarla kuşatılıyor.” dedi.
 
“MİLYONLARCA İNSAN ÖLDÜRÜLÜYOR VE YERİNDEN EDİLİYOR”
 
Dünyanın farklı coğrafyalarında devam eden savaşların siviller üzerindeki ağır sonuçlarına dikkat çeken Geçer, “Gazze’den Ukrayna’ya, Lübnan’dan İran’a, Orta Doğu’dan dünyanın farklı coğrafyalarına kadar milyonlarca insan öldürülüyor, yaralanıyor ve yaşadığı topraklardan koparılıyor. Kentler, hastaneler ve okullar yıkılıyor; çocukların gelecekleri ellerinden alınıyor.” diye ifade etti.
 
 
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında okulların ve altyapının hedef alınmasına da değinen Geçer, bu saldırıların asgari savaş hukukunun dahi ortadan kaldırıldığını gösterdiğini ifade etti.
 
Geçer, “Savaş suçu niteliğindeki saldırılarla doğrudan günlük yaşam hedef alınmaktadır” diye konuştu.
 
“SAVAŞIN EN AĞIR YÜKÜNÜ KADINLAR VE ÇOCUKLAR TAŞIYOR”
 
Savaşların en ağır sonuçlarından kadınların, çocukların ve gençlerin etkilendiğini belirten Geçer, şöyle devam etti: “Savaşların yaşandığı coğrafyalarda insanlığın ortak kazanımları yok edilmektedir. Tecavüz, cinsel şiddet, işkence, talan, mülklere el koyma ve doğa katliamları savaş ve işgal ortamlarında yaygınlaşmaktadır.”
 
 
Savaşın kadınlar açısından yalnızca yaşam hakkına yönelik bir tehdit olmadığını vurgulayan Geçer, “Savaş, erkek egemen şiddetin, cinsel saldırıların, yoksulluğun, güvencesizliğin ve bakım yükünün ağırlaşması anlamına da gelmektedir. Kadınların kazanılmış hakları ve örgütlü yaşamları da doğrudan hedef alınmaktadır.” şekilde ifade etti.
 
“GÖÇMENLER IRKÇILIĞIN HEDEFİ HÂLİNE GETİRİLİYOR”
 
Zorla yerinden edilmeler sonucunda milyonlarca insanın göç yollarında büyük acılar yaşadığını ifade eden Geçer, başta kadınlar ve çocuklar olmak üzere göçmenlerin sığındıkları ülkelerde insanlık dışı koşullarda yaşamaya ve ucuz iş gücü olarak çalışmaya zorlandığını söyledi.
 
Geçer, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:“Siyasi iktidarlar, emperyalist ve rant odaklı politikaların yol açtığı emekçi yoksulluğunun sorumluluğunu göçmenlere yüklemeye çalışmaktadır. Irkçılık ve milliyetçilik tekrar tekrar üretilirken toplumsal ve sınıfsal eşitsizlikler görmezden gelinmektedir.”

 
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Akdeniz Gazetesi ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1