Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

Tarsus Eğitim-Sen: ”Laiklik ve bilim karşıtı müfredatı reddediyoruz!

Eğitim
Tarih: 11 Haziran 2024 Salı 19:08
Tarsus Eğitim-Sen: ”Laiklik ve bilim karşıtı müfredatı reddediyoruz!
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
EĞİTİM-SEN Tarsus Şubesi tarafından, MEB tarafından müfredat değişikliğini bir kez daha tepki gösterildi.
 
Yarenlik Alanında düzenlenen basın açıklaması ve eyleme, sendika üye ve yöneticilerinin yanı sıra bazı STK temsilcileri katıldı.
 
Burada katılımcılar adına basın açıklamasını okuyan Eğitim-Sen Tarsus Şube Başkanı Bülent Keser, “Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), geçtiğimiz yıllar içinde defalarca değiştirilen, eğitim müfredatında bir kez daha kapsamlı değişiklikler yapmış ve taslak programları yayınlamıştır. 2024/2025 eğitim öğretim yılından itibaren okul öncesi, 1., 5. ve 9. sınıflarda uygulanmaya başlanacak olan müfredat gibi önemli bir konuda yapılan hazırlıkların eğitim alanında örgütlü sendikalar ve kamuoyundan uzak şekilde gerçekleştirilmiştir” dedi.
 
Eğitim-Sen Tarsus Şube Başkanı Bülent Keser, açıklamasını şu şekilde sürdürdü:
“Eğitimin ihtiyacı Cumhur İttifakının ihtiyacı değildir. Yapay zekanın, uzay yolculukları çağının; internet-bilgisayar-bilişim diye özetleyeceğimiz bu çağın ihtiyacı hiç değildir. 21.yüzyılda eğitimde uygulanacak eğitim programı bu önerilen program olamaz.
Öyleyse bu iktidar ne yapıyor?
Çağın dışına düşmüş, benimsenmeyen ve bir türlü başarılı olamadığı kendi kültürel ve ideolojik hegemonyasını oluşturmak istiyor.
Bilmiyorlar ki tarihin tekerleği geriye dönmez.
Bilimin, teknolojinin, iletişimin bu denli geliştiği bir dönemde zannediyorlar ki dindar nesil yetiştirecekler… Dinin bile içerik olarak farklılaştığı, millet denilen şeyin dünya vatandaşlığına döndüğü günümüzde Sünni Türk, milli ve manevi değerlerine sahip gençlik yetiştirmek istiyorlar.
 
Milli ve manevi değer ne demek mesela? İnsanlık artık bir milliyet, vicdan bir din olarak yorumlanır ve kabul edilirken, hiçbir Müslüman neredeyse kendi ülkesinde yaşamak istemez ve göç yollarında ölürken hangi dinden, hangi Müslümanlıktan bahsediyorlar anlaşılması mümkün değil.
Ulusal sınırların anlamının kalmadığı, dünya vatandaşlığına giden bu çağda AKP-MHP koalisyonu, bu halka ve bu halkın çocuklarına sizi uyutmak için masal anlatacağız diyorlar. İmam Hatip mezunlarının, kendi çocuklarını örnek göstererek, nerelerde okuduğunu övgüyle söylüyorlar. Halbuki kendi çocuklarının Cumhurbaşkanı çocuğu olmak dışında bir vasfı yok.
 
Dünyada eğitim büyük bir devinim ve atılım gerçekleştirirken, bizim ülkemiz bir Bakan ve ekibinin, Saray ve şürekasının anlamayacağı ‘ben yaptım oldu bittiyi kabul edemez. Bugün resmi olarak kabul etse bile gerçekte bu müfredat uygulanamaz ve kabul edilemez.
 
Eğitim müfredatı, öğrencilere yaşamı bir bütün olarak kavramayı hedefleyen, çocuk ve gençlerin çok yönlü gelişimlerine hizmet edecek öğrenme yaşantılarını içeren laik ve bilimsel bir içerikte olmalı, çokdillilik temellinde anadili eğitimini esas alan yeni ve demokratik bir müfredat hazırlanmalıdır.
Hazırlanan müfredat gerici dinci olduğu gibi toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiren, kadınların bakım emeğini yok sayan ve gelenekçi aile yapısını kutsallaştıran bir müfredatı tanımıyoruz. Kız çocuklarımızı eşit, bilimsel ve karma bir eğitim ile okullarımızda yetiştirmek hepimizin görevidir.
 
“Değer” denilen şey insanlığın ve çağın ortak değeri ise hayat bulur. Yoksa bugün iktidar olma vasfını bile yitirmiş bu İttifakın “değer” diye yutturmaya çalıştıkları, dini sosa bulanmış bir değerler manzumesi olamaz. Kaldı ki “değer” dersle verilecek bir uygulama da değildir. Yalandan başka şey bilmeyen, yolsuzluktan, kendi konfor ve çıkarlarını düşünmekten başka bir şey yapmayan; halkı yoksulluk ve sefalete sürükleyen dolayısıyla adını andıkları tüm değerleri ayaklar altına alan bu iktidarın “değer, milli-manevi değer” diye haykırdıkları yalanlarına kimse inanmaz.
 
Bu iktidar giderayak çocuklarımızın ve gençlerimizin ruh sağlığıyla oynuyor. Kendi cinsiyetçi, tekçi, ötekileştirici anlayışlarını körpecik beyinlere vermek; çağıyla uyuşmayan, teknoloji ve bilimden uzak, medeni insanlık dünyasından çıkacak bir geleceğin peşine düşmüş durumdalar. Biz kabul etmiyoruz siz de etmeyin. Kendi çocuklarını Amerika’da, Avrupa’da en iyi koşullarda okutmak isteyenler bize Orta Çağı gösteriyorlar.
Eğitim müfredatı olmaktan çok uzak olan ve tek adam rejiminin yaratmaya çalıştığı dini esaslara dayalı toplum modelini temel alan, laiklik ve bilim karşıtı yeni müfredatı reddediyoruz. Eğitim ve bilim emekçileri başta olmak üzere, öğrencilerimiz, velilerimiz ve tüm kamuoyu ile birlikte bilime ve laik eğitime açıkça meydan okumak anlamına gelen müfredat değişikliklerine karşı birlikte mücadelemizi sürdüreceğiz. 
Tüm siyasi partileri, demokratik ve sivil toplum örgütlerini bu gerici-ırkçı iktidarın ihtiyacı doğrultusunda yapılmak istenen müfredat ve ders programlarına karşı çıkmaya çağırıyoruz.
 
Bu müfredatı; 100 yıl öncesinin hayalini 100 yıl sonrasının hedefi olarak planladığı için
Bu müfredatı; ülkenin ve çocukların geleceğini mevcut iktidarın kendi ikbaline kurban ettiği için
Bu müfredatı; LAİK, BİLİMSEL, DEMOKRATİK EĞİTİME, KARŞI olduğu için reddediyoruz!Başkan Avcı: “TMO açıkladığı fiyatlar hüsran yarattı”
 
Tarsus Ziraat Odası Başkanı Veyis Avcı, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 2024 yılı için açıkladığı buğday ve arpa fiyatlarının çiftçiler için hüsran yarattığını söyledi.
 
Başkan Veyis Avcı, “Çiftçilerimizin Ziraat Bankası’ndan kullandığı sübvansiyonlu kredilerin faiz oranı  % 7 den  % 27 ye çıkmıştır. Tarımsal girdiler geçen sezona göre % 60 artmıştır, mazot 2023 hasat dönemine göre % 110 artmıştır. Tarım işçi yevmiyesi % 60 artmıştır, Devlet Su İşleri bile, 2024 yılı için % 67 sulama ücretlerine zam yapmıştır.
 
TMO’nun 2024 yılı için buğday da % 19’luk zammı arpa da ise %11’lik zammı çiftçimizi büyük zarara uğratmıştır. 14 Mayıs 2024 Dünya Çiftçiler Günü’nde Ankara’da TOBB toplantı salonunda Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımıyla TZOB Genel Başkanımız Sayın Şemsi Bayraktar’ın konuşmasında altını çizerek buğday maliyetinin 10 TL’nin üstünde olduğunu söylemiş ve çiftçimizin Sayın Cumhurbaşkanımızdan iyi bir fiyat beklediğini söylemiştir.
 
Ne yazık ki TMO çiftçilerimize destekleme dahil toplam 11 TL’yi reva görmüştür. 2023 yılı buğday fiyatı destekleme dahil 9,25 TL iken 2024 yılı için açıklanan 11 TL buğday fiyatı zam oranı % 19 artışa denk gelmektedir. Bu Ziraat Bankasının faizini bile karşılamamaktadır. Diğer girdiler ve çiftçilerimizin emeği alın teri hiçe sayılmıştır.
 
Bu fiyatları kabul etmemiz çiftçilerimiz adına kabul edilemez olumlu karşılamamız mümkün değildir.  Bu şekilde çiftçimizin ayakta kalma şansı kalmamıştır. Bu süreçte bu fiyatları açıklayan ve buna karar verenlerin bunu bir daha gözden geçirmelerini ve bu yanlış fiyat politikasından geri dönmelerini çiftçimizin alın teri ve emeğinin karşılığını vermelerini talep ederiz…”

 
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1