Dr. Yusuf Artar – Yeminli Mali Müşavir
Bir şehir değiştiğinde, o değişim bazen bütün ülkenin dikkatini çeker.
Mersin’de son yıllarda ortaya çıkan belediyecilik anlayışı da tam olarak böyle bir değişimin hikâyesini anlatıyor.
Bazı şehirler sadece yaşanılan yerler değildir; aynı zamanda bir yönetim anlayışının ve bir değişim hikâyesinin ortaya çıktığı sahnelerdir.
Son yıllarda Mersin’de esnafa, öğrenciye ya da bir emekliye kulak verdiğinizde sıkça duyduğunuz bir cümle var:
“Büyükşehir çalışıyor.”
Bir şehirde bu cümle herkesin ortak ifadesi haline gelmişse, orada belediyecilik görünür hale gelmiş demektir.
Bu algının arkasında ise sloganlardan çok somut projeler ve günlük hayata dokunan uygulamalar var.
İşte Mersin’de öne çıkan 10 somut başlık.
1. Halk Kart: Sosyal Destekte Yeni Model
Sosyal destek politikalarının en görünür örneklerinden biri.
Şubat ayı ödemelerinde 7 binden fazla vatandaşın hesabına yaklaşık 9,5 milyon TL destek yatırıldı.
Kartların mahalle esnafında kullanılabilmesi sayesinde sosyal destek aynı zamanda yerel ekonomiyi de hareketlendiriyor. Böylece yardım yalnızca ihtiyaç sahiplerine değil, küçük esnafa da nefes aldıran bir mekanizmaya dönüşüyor.
2. Gençlere Yatırım: Öğrenim Destekleri
Mersin bir üniversite kenti.
Bu nedenle öğrencilere verilen destekler şehirde önemli karşılık buluyor.
Son dönemde 8 binden fazla öğrenciye yaklaşık 17 milyon TL öğrenim yardımı yapıldı.
Artan yaşam maliyetleri düşünüldüğünde bu destek gençler için önemli bir katkı sağlıyor.
3. Mahalle Mutfakları: Dayanışmanın Somut Hali
Ekonomik dalgalanmaların yoğun hissedildiği dönemde en çok konuşulan projelerden biri.
Bugün 57 noktada hizmet veriliyor ve 3,5 milyondan fazla kişi bu hizmetten yararlandı.
Uygun fiyatlı yemek sunan bu model özellikle emekliler, öğrenciler ve dar gelirli vatandaşlar için önemli bir sosyal dayanışma ağı oluşturuyor.
4. Toplu Taşımada Yeni Dönem
Şehirde toplu taşıma filosu çevreci otobüslerle yenileniyor.
Amaç daha konforlu ulaşım, daha modern bir toplu taşıma sistemi ve daha düşük karbon salımı.
5. Metro: Şehrin Geleceğini Değiştirecek Proje
Şehrin en büyük altyapı yatırımlarından biri.
Planlanan ilk etap 13,4 kilometre uzunluk ve 11 istasyondan oluşuyor.
Tamamlandığında günlük 260 bin yolcu kapasitesine ulaşması hedefleniyor.
6. Trafiğe Nefes Aldıran Yatırımlar
Özellikle D-400 hattında yoğunlaşan trafik sorununu azaltmak amacıyla katlı kavşaklar, alternatif yollar ve yeni bulvar projeleri hayata geçiriliyor.
Bu yatırımlar şehir içi ulaşımı daha akıcı hale getirmeyi amaçlıyor.
7. Tarımda Üreticiyi Güçlendiren Destekler
Mersin aynı zamanda güçlü bir tarım kentidir.
Narenciye, muz ve sebze üretiminin yoğun olduğu bölgelerde verilen üretici destekleri özellikle kırsal ilçelerde önemli karşılık buluyor.
8. Bilim ve Eğitimle Geleceğe Yatırım
Bilim merkezleri ve eğitim atölyeleri aracılığıyla gençlere yönelik programlar yürütülüyor.
Robotik kodlama eğitimleri, bilim atölyeleri ve teknoloji programları gençlerin bilim ve teknolojiyle daha erken yaşta tanışmasını hedefliyor.
9. Sosyal Yaşamı Güçlendiren Projeler
Şehirde sosyal yaşamı destekleyen farklı projeler yürütülüyor.
Emekli evleri, refakatçi evleri ve sosyal destek merkezleri gibi uygulamalar özellikle dezavantajlı grupların şehir yaşamına daha güçlü katılımını amaçlıyor.
10. Belediyeciliğin Görünmeyen Gücü: Mali Disiplin
Yerel yönetimlerde çoğu zaman gözden kaçan ama kritik bir alan.
Borçların azaltılması ve bütçenin kontrollü yönetimi belediyelerin uzun vadeli yatırım kapasitesini doğrudan etkiliyor.
Bir belediye başkanını sevdiren şey çoğu zaman sloganlar değildir.
Bir emekli uygun fiyatlı bir öğün yemek bulabiliyorsa,
bir öğrenci aldığı destekle eğitimine devam edebiliyorsa,
bir çiftçi üretmeye devam edebiliyorsa,
bir şehir sabah trafiğinde biraz daha rahat nefes alabiliyorsa…
orada siyaset geri çekilir, belediyecilik konuşulmaya başlar.
Mersin’de son yıllarda ortaya çıkan tabloya bakıldığında şehirde öne çıkan belediyecilik anlayışının temelinde de tam olarak bu var.
Tarih bunun birçok örneğini gösteriyor. Yerel yönetimlerde ortaya çıkan bazı modeller zamanla yalnızca o şehrin değil, bütün bir ülkenin gündemine taşınabiliyor. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’nun uyguladığı sosyal belediyecilik politikalarının Türkiye genelinde konuşulmaya başlaması ya da Ankara’da Mansur Yavaş’ın şeffaf yönetim anlayışının ülke çapında tartışılması bunun yakın örneklerinden bazıları. Dünyada da benzer örnekler var; Brezilya’nın Curitiba kentinde geliştirilen toplu taşıma ve sürdürülebilir şehircilik modeli bugün birçok büyük şehir için referans kabul ediliyor.
Belki de bu yüzden mesele artık yalnızca Mersin’le sınırlı görünmüyor.
Çünkü bazı belediye başkanları şehirlerini yönetir.
Bazıları ise yaptıklarıyla şehirlerinin sınırlarını aşan bir yönetim anlayışı ortaya koyar.
Bugün bakıldığında Mersin’de yürütülen belediyecilik anlayışıyla birlikte bir isim de giderek daha geniş bir alanda konuşuluyor:
Vahap Seçer.
Bazen bir şehirde kurulan güven, bir ülkenin geleceğinde konuşulan bir hikâyeye dönüşür.
Bazen bir şehrin hikâyesi büyür… ve o hikâye bir ülkenin geleceğinde yerini alır.
Dr. Yusuf Artar
































