Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

M. Can Bulut, yine sert bir yazıyı kaleme aldı

Talimatla Köşe Yazmak
Tarih: 13 Eylül 2019 Cuma 10:07
Güncelleme: 13 Eylül 2019 Cuma 10:10
M. Can Bulut, yine sert bir yazıyı kaleme aldı
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Gazetecilik gerçekten zor ama güzel bir meslek. Çok daha zevkli meslekler elbette vardır. Ama gazetecilik mesleğini sadece gazetecilik anlayışı ile yaptığımızda tadına doyum olmuyor.
 
Böylesine değerli olan gazetecilik mesleğini ayaklar altına seren anlayışlar elbette ki mevcuttur. Tarihin hiçbir döneminde böylesi zihniyetlerin olmaması mümkün olmamıştır, olmayacaktır da… 
 
Ben, 40 yılı aşan bir süredir mesleği icra etmeye çalışıyorum. Dün yıl dönümü olan ve Cumhuriyet tarihinin kara lekelerinden 12 Eylül darbesinin yapıldığı 1980 yılında, gazetecilik için bir okul niteliğinde olan Cumhuriyet Gazetesi Adana Bölge'de dahi görev almış ve bugünlere gelmiş biriyim...
 
Bugünde kurduğum ve başyazarı olduğum Akdeniz Gazetesi'nde bu köşeden gururla ve onurla yazılarımı yazmaktayım.
 
*          *          *
Gerçek gazetecinin görevi, hiçbir kişi veya kuruma bağlı, bağımlı olmaksızın hakikatleri aramaktır. Elde edilen bulguları sansürsüzce, halka aktarmaktır. Bu süreçte hiçbir talimat almamak, hiçbir talimat ya da baskıya boyun eğmeksizin hakikat arayışını sürdürmektir.
 
Bunun dışındakilere gazeteci falan denilemez. Onlar olsa olsa yalaka olur, yalancı olur… Hepsi o kadar!..     
 
Bilinçsiz ve ard niyetli insanlar elbette ki gazetecilik mesleğiyle sınırlı değil. Tüm meslek gruplarında çok iyi niyetli, yapıcı insanlarda mevcut, toplum anlayışından uzak insanlarda. Somut örnek vermem gerekirse beyni dururken, göbeğinden konuşan insanlar dahi mevcut, yaşadığımız toplumumuzda da var.
 
Bu tür kişilikler konuşurlar ama niçin konuştuklarının, neyi anlatmaya çalıştıklarının dahi farkında olmazlar. Sadece konuşmuş olmak için konuşurlar. Hepsi bundan ibaret!..     
 
Birde somut örnek vereyim…    
 
Bir toplantıdan sonra bir makamda 8-10 kişilik bir grup sohbet ederken vatandaşın biri Akdeniz Gazetesi'ni göstererek "bu köşe yazılarını birileri yazdırıyor" der. Misafir konumunda olanlardan biri "O kişiyi iyi tanıyor musun? O kişi hiç kimseden emir ve talimat almaz: kendi hür iradesiyle hareket eder" cevabını verir.   
Şapka olacağını (!) anlayan kişi "neyse neyse der" ve olayın kapanması için çaba harcar.  
 
*          *          *
 
Mehmet Can Bulut olarak, şahsımın bir yerlerden aldığım telkinlerle veyahut talimatlarla köşe yazdığımı ifade etmeye çalışan zavallıya diyorum ki, sen gerçekten hiçbir şey bilmiyorsun.
 
Hiçbirşey bilmiyorsun ama çok şey biliyor gibi davranıyorsun.
 
Yaptığın ayıptır…
 
Ortaya attığın iddia ise hem ayıptır hem de günahtır. Uzun meslek hayatım boyunca bana hiçbir kişi ne emir verdi, ne de telkinde bulunabildi. Öyle bir şey olması da mümkün değildir.
 
Bu gibi bir davranış her şeyden önce kendime hakaret olur, saygısızlık olur. Kendi kendine saygısızlık yapacak kadar da akıldan uzak değilim. Ancak birileri olabilir.   
 
Köşe yazmak emek ister, vicdan ister, sabır ister ve en önemlisi dürüstlük ister.    O zat-a diyorum ki, bu halk sana iftira veya dedikodu üretmen için değil, hizmet üretmen için görev verdi.   
 
Muhteremin kim olduğu anlaşılmıştır sanırım.


M. Can BULUT
Bu haber toplam 554 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1