Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

M. Can Bulut yazdı, “Kanal mı? Sağlık mı?”

Güncel
Tarih: 28 Mart 2020 Cumartesi 17:28
M. Can Bulut yazdı, “Kanal mı? Sağlık mı?”
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Tüm dünya ülkeleri koronavirüs salgınıyla mücadele ederken, insanlık alemi bu hastalığı en az kayıpla atlatmaya çalışırken Türkiye’nin ne ile uğraştığı görüldü sanırım. AKP’nin ve onun önde gidenlerinin tek aşkı olan Kanal İstanbul yeniden gündeme taşındı ve ilk köprü ihalesi görücüye çıkartıldı.
 
Tüm dünyada hayatın durma noktasına geldiği, ülkelerin bu tehlikeyi en az kayıpla kapatabilmek için çırpındıkları böyle bir dönemde Türkiye’de ise Kanal İstanbul Projesi’nin peşinden koşuluyor olması gerçekten çok hazin bir tablo olsa gerek.
 
Mart ayının 17’sinde sadece ve sadece koronavirüsten ölen insan sayımız  bir iken bugün bu sayının 92’e çıktığını unuturcasına Kanal İstanbul’un peşine takılan AKP’li yöneticilerin tutum ve davranışlarını anlamak, anlayabilmek mümkün değildir.
 
Her türlü tehlikeye göğüs geren sağlık çalışanlarımızın “şu yok, bu yok” çığlıklarına göz kapayarak Kanal İstanbul’un peşine takılanlara diyorum ki;
Beyler, konu insan sağlığı konusudur. Her geçen gün hem ölü sayımız, hem de vaka sayımız hızla artıyor. Bir tek insan hayatı, bin tane Kanal İstanbul Projesinden çok daha değerlidir. Siz her akşam ölen insanlarımızın sayılarını açıklamaktan öte bir şey bilmez misiniz?
 
Bir tek kişinin yanı sıra O’nu çevreleyen 20-25 kişinin Türkiye’den büyük olması mümkün değildir; olamazda. Dünya koronavirüs nedeniyle kararmış vaziyette. Ama maalesef ki, Türkiye’nin üzerindeki karanlık çok daha koyu karanlıktır! Ölen insanlarımızın sayısı yüzlerle, binlerle ifade edilmeden evvel bilim ve insanlık neyi gerektiriyor ise onu mutlaka yapalım. Yapalım ki 83 milyonluk ülkeye nefes aldıralım. Sağlığa vereceğimiz önemi gösterelim. Yoksa yarınlar geç olabilir.
 
DİYANET İŞLERİ BAŞKANI BAY ALİ ERBAŞ
 
Şu anda ülkemizde işgal edilmekte olan önemli makamlardan bir çoğunun dolu olduğunu söyleyebilmemiz pek mümkün değil.
 
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesinin 3-4 bakanlık bütçesine eşit olduğunu hep biliyoruz sanırım. Başkanlığını da bay Ali Erbaş’ın yaptığını da.
 
Koronavirüs hastalığı nedeniyle yasak olduğu halde Diyanet İşleri Başkanı olan zat geride kalan Cuma günü Ankara Beştepe Camiinde Cuma hutbesi verdi. Ali Erbaş, verdiği hutbede aynen şu cümleyi kurdu:
 
“Tüm dünyayı saran koronavirüs gibi salgın bir hastalığa karşı tüm dünya acze düşmüş vaziyette. Teslim olmuş vaziyette.
 
Ali Erbaş hazretlerinin kurduğu cümle aynen öyle…
 
Oysa koronavirüsün Türkiye’de görüldüğü ilk günlerde orta yere çıkan Tayyip Erdoğan “bol bol dua edelim” demişti.
 
Türkiye’de duanın başı olan Ali Erbaş, Tayyip Erdoğan’ın söyleminden haberdar olmamıştır sanırım! Ya da dünyayı saran kornavirüsün öyle dua ile falan geçiştirilemeyeceğini söyleyemiyor.
 
İlimden ve bilimden uzaklaşan yöneticilerin yarın ne yapacakları belli olmuyor. Gerçekten belli olmuyor.

 
Bu haber toplam 419 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1