Mersin, Tarsus ve Bölgedeki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?

:

:

:

M. Can Bulut yazdı, "Bu nasıl bir iştir?"

Güncel
Tarih: 31 Mart 2020 Salı 15:06
M. Can Bulut yazdı, "Bu nasıl bir iştir?"
Yazı Boyutu:
Metni küçült
Metni büyüt
Koronavirüs salgının ilk kez görüldüğü tarih Aralık ayının son günleriydi. Çin’de görülen bu hastalık dalga dalga tüm dünyaya dağıldı.
 
Acımasız bir şekilde can almaya devam eden virüs hastalığı ilk kez 11 Mart 2020 tarihinde ülkemizde de görüldü. Demek oluyor ki Çin’de görüldükten tam 70 gün sonra hastalık Türkiye’de görüldü. Hastalığın 70 gün sonra ülkemizde görülmesi büyük bir şanstı!
 
Büyük bir şanstı ama ne var ki bu şansı hiç de iyi kullanamadık; kullanamadığımızda gözler önünde duruyor.
 
Tüm dünyayı etkisi altına almış 10 binlerce insanın ölümüne, milyonlarca insanın da rahatsızlığına sebep olan bu salgın hastalığına karşı direnebilmek önce bilgiye, sonra da ekonomik güce ve dürüstlüğe bağlıdır. Bilgi seviyesi düşük olan, ekonomik gücü de tükenmiş olan ülkelerin salgın hastalık karşısında insan kayıpları fazla oluyor. Bugün yaşandığı gibi.
 
Bir tek Allah’ın kulu çıkıp da “AKP zihniyeti, içinde bulunduğumuz virüs salgını günlerini iyi yönetiyor” diyemez diye düşünüyorum!
 
Yapılan yanlışlıklara baktığımızda neler görüyoruz neler. İnsanlarımız Umreye gitmesin dendi, ancak dinleyen olmadı. Maçlar tatil edilsin dendi taksit taksit durduruldu. Sokağa çıkma yasağı konsun dendi, kim ne biliyorsa onu yapsın dendi.
 
Türkiye hakikaten mucizeler ülkesi. Olması mümkün görülmeyen ne varsa onu görmek mümkün oluyor ülkemizde… Bir Sağlık Bakanımız var ayrı bir alem. 25 profesörden oluşan Bilim Kurulu’nun saatler süren toplantısından sonra aldığı kararları kastederek “Bilim Kurulu’nun aldığı tavsiye kararlarını Cumhurbaşkanımıza sunduk, O ne derse onu yapacağız” diyebiliyor.
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İmam Hatip mezunu olduğunu sanırım unutan bay Sağlık Bakanı kendisinin ve Bilim Kurulunu oluşturan kişilerin hekim olduklarını da unutmuşa benziyor! Böyle bir mantıkla ülke yönetilemez, koronavirüs salgını da önlenemez!
 
Hele bir Diyanet İşleri Bakanımız var ki, gerçekten yoruma açık!  Türkiye’de camilerde namaz kılınmasının yasaklandığı böylesine tehlikeli bir dönemde adam Beştepe Camiinde topladığı 25 kişiyle birlikte Cuma namazı kılabiliyor. Nerede kaldı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin koyduğu yasak?
 
Hani bir laf vardır ya “Hoca kaçırırsa, cemaat şey yapar” diye. Tıpkı onun gibi.
 
Ya Kızılay başkanına ve O’nun teşkilatına ne demeli?
 
Hergün onlarca insanımızı kaybettiğimiz böyle bir süreçte Kızılay’ın başındaki kişiden çıt çıkmıyor. Adam sanki ay’da yaşıyor gibi. Yardımcılarıyla birlikte kallevi maaş alan Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık’a diyorum ki,
Bay Kınık, bu davranışınla Türkiye’nin senin gibi bir Kızılay başkanına ihtiyacı yoktur, olamazda. O koltukları boşuna işgal etmeyin.
 
Kaybettiğimiz canlarımızı sadece koronavirüs salgınından değil, birazda bilinçsizlikten kaybettiğimizi hepimizin bilmesi gerekir:

 
Bu haber toplam 508 defa okunmuştur.
Etiketler:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Henüz yorum eklenmemiştir.
Tarsus Akdeniz ©1994 - Tüm Hakları Saklıdır, Kaynak Gösterilmeden İçerik kopyalanamaz.
Oluşturma süresi(ms): -1